A’râf Suresi 154-157. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
154. |وَلَمَّا: ve ne zaman ki | سَكَتَ: dinince | عَنْ: | مُوسَى: Musa'nın | الْغَضَبُ: öfkesi | أَخَذَ: aldı | الْأَلْوَاحَ: levhaları | وَفِي: ve vardı | نُسْخَتِهَا: onlardaki yazıda | هُدًى: yol gösterme | وَرَحْمَةٌ: ve rahmet | لِلَّذِينَ: için | هُمْ: onlar | لِرَبِّهِمْ: Rablerinden | يَرْهَبُونَ: korkanlar |
155. |وَاخْتَارَ: ve seçti | مُوسَىٰ: Musa | قَوْمَهُ: kavminden | سَبْعِينَ: yetmiş | رَجُلًا: adam | لِمِيقَاتِنَا: bizimle buluşma vakti için | فَلَمَّا: ne zaman ki | أَخَذَتْهُمُ: onları yakalayınca | الرَّجْفَةُ: sarsıntı | قَالَ: (Musa) dedi ki | رَبِّ: Rabbim | لَوْ: şayet | شِئْتَ: dileseydin | أَهْلَكْتَهُمْ: bunları da helak ederdin | مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | وَإِيَّايَ: ve beni de | أَتُهْلِكُنَا: bizi helak mı edeceksin? | بِمَا: ötürü | فَعَلَ: yaptıklarından | السُّفَهَاءُ: bazı beyinsizlerin | مِنَّا: içimizden | إِنْ: | هِيَ: bu (iş) | إِلَّا: başka bir şey değildir | فِتْنَتُكَ: senin imtihanından | تُضِلُّ: şaşırtırsın | بِهَا: onunla | مَنْ: | تَشَاءُ: dilediğini | وَتَهْدِي: ve yol gösterirsin | مَنْ: | تَشَاءُ: dilediğine | أَنْتَ: sen | وَلِيُّنَا: bizim velimizsin | فَاغْفِرْ: bağışla | لَنَا: bizi | وَارْحَمْنَا: ve bize acı | وَأَنْتَ: ve sen | خَيْرُ: en iyisisin | الْغَافِرِينَ: bağışlayanların |
156. |وَاكْتُبْ: ve yaz | لَنَا: bize | فِي: | هَٰذِهِ: bu | الدُّنْيَا: dünyada | حَسَنَةً: iyilik | وَفِي: ve | الْاخِرَةِ: ahirette | إِنَّا: biz | هُدْنَا: yöneldik | إِلَيْكَ: sana | قَالَ: (Alah) buyurdu ki | عَذَابِي: azabıma | أُصِيبُ: uğratırım | بِهِ: onu | مَنْ: kimseyi | أَشَاءُ: dilediğim | وَرَحْمَتِي: ve rahmetim ise | وَسِعَتْ: kaplamıştır | كُلَّ: her | شَيْءٍ: şeyi | فَسَأَكْتُبُهَا: onu yazacağım | لِلَّذِينَ: kimselere | يَتَّقُونَ: korunanlara | وَيُؤْتُونَ: ve verenlere | الزَّكَاةَ: zekatı | وَالَّذِينَ: ve kimselere | هُمْ: onlar | بِايَاتِنَا: ayetlerimize | يُؤْمِنُونَ: inanıyorlar |
157. |الَّذِينَ: onlar ki | يَتَّبِعُونَ: uyarlar | الرَّسُولَ: o Elçi'ye | النَّبِيَّ: o Peygamber'e | الْأُمِّيَّ: ümmi | الَّذِي: | يَجِدُونَهُ: buldukları | مَكْتُوبًا: yazılı | عِنْدَهُمْ: yanlarında | فِي: | التَّوْرَاةِ: Tevrat | وَالْإِنْجِيلِ: ve İncil'de | يَأْمُرُهُمْ: kendilerine emreden | بِالْمَعْرُوفِ: iyiliği | وَيَنْهَاهُمْ: ve kendilerini meneden | عَنِ: -ten | الْمُنْكَرِ: kötülük- | وَيُحِلُّ: ve helal kılan | لَهُمُ: onlara | الطَّيِّبَاتِ: güzel şeyleri | وَيُحَرِّمُ: ve haram kılan | عَلَيْهِمُ: onlara | الْخَبَائِثَ: çirkin şeyleri | وَيَضَعُ: ve kaldırıp atan | عَنْهُمْ: onlardan | إِصْرَهُمْ: ağırlıkları | وَالْأَغْلَالَ: ve prangaları | الَّتِي: öyle ki | كَانَتْ: idiler | عَلَيْهِمْ: onların üzerinde | فَالَّذِينَ: artık onlar | امَنُوا: inananlar | بِهِ: O'na | وَعَزَّرُوهُ: ve O'na saygı gösterenler | وَنَصَرُوهُ: ve O'na yardım edenler | وَاتَّبَعُوا: ve uyanlar | النُّورَ: nura | الَّذِي: | أُنْزِلَ: indirilen | مَعَهُ: O'nunla beraber | أُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlar | الْمُفْلِحُونَ: felaha erenlerdir |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; A’râf Suresi 154-157. Ayetler) — kuranmeali.eu/7/154
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.