Bakara Suresi 202-209. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
202. |
أُولَٰئِكَ:
işte 
|
لَهُمْ:
onlara vardır 
|
نَصِيبٌ:
bir pay 
|
مِمَّا:

|
كَسَبُوا:
kazandıklarından 
|
وَاللَّهُ:
Allah 
|
سَرِيعُ:
çabuk görendir 
|
الْحِسَابِ:
hesabı 
|
203. |
وَاذْكُرُوا:
ve anın 
|
اللَّهَ:
Allah'ı 
|
فِي:

|
أَيَّامٍ:
günlerde 
|
مَعْدُودَاتٍ:
sayılı 
|
فَمَنْ:
kim 
|
تَعَجَّلَ:
acele ederse 
|
فِي:

|
يَوْمَيْنِ:
iki gün içinde 
|
فَلَا:
yoktur 
|
إِثْمَ:
günah 
|
عَلَيْهِ:
ona 
|
وَمَنْ:
ve kim 
|
تَأَخَّرَ:
geri kalırsa 
|
فَلَا:
yoktur 
|
إِثْمَ:
günah 
|
عَلَيْهِ:
ona da 
|
لِمَنِ:
kimse için 
|
اتَّقَىٰ:
sakınan 
|
وَاتَّقُوا:
korkun 
|
اللَّهَ:
Allah'tan 
|
وَاعْلَمُوا:
ve bilin ki 
|
أَنَّكُمْ:
şüphesiz siz 
|
إِلَيْهِ:
O'nun huzuruna 
|
تُحْشَرُونَ:
toplanacaksınız 
|
204. |
وَمِنَ:

|
النَّاسِ:
insanlardan 
|
مَنْ:
kiminin 
|
يُعْجِبُكَ:
senin hoşuna gider 
|
قَوْلُهُ:
sözü 
|
فِي:
dair 
|
الْحَيَاةِ:
hayatına 
|
الدُّنْيَا:
dünya 
|
وَيُشْهِدُ:
ve şahid tutar 
|
اللَّهَ:
Allah'ı 
|
عَلَىٰ:

|
مَا:
olana 
|
فِي:

|
قَلْبِهِ:
kalbinde 
|
وَهُوَ:
oysa o 
|
أَلَدُّ:
en azılısıdır 
|
الْخِصَامِ:
hasımların 
|
205. |
وَإِذَا:
zaman 
|
تَوَلَّىٰ:
döndüğü 
|
سَعَىٰ:
çalışır 
|
فِي:

|
الْأَرْضِ:
yeryüzünde 
|
لِيُفْسِدَ:
bozgunculuğa 
|
فِيهَا:
orada 
|
وَيُهْلِكَ:
ve yok etmeğe 
|
الْحَرْثَ:
ekin 
|
وَالنَّسْلَ:
ve nesli 
|
وَاللَّهُ:
Allah 
|
لَا:

|
يُحِبُّ:
sevmez 
|
الْفَسَادَ:
bozgunculuğu 
|
206. |
وَإِذَا:
ve zaman 
|
قِيلَ:
dendiği 
|
لَهُ:
ona 
|
اتَّقِ:
kork 
|
اللَّهَ:
Allah'tan 
|
أَخَذَتْهُ:
kendisini sürükler 
|
الْعِزَّةُ:
gururu 
|
بِالْإِثْمِ:
günaha 
|
فَحَسْبُهُ:
artık ona yeter 
|
جَهَنَّمُ:
cehennem 
|
وَلَبِئْسَ:
ve ne kötü 
|
الْمِهَادُ:
bir yataktır o 
|
207. |
وَمِنَ:

|
النَّاسِ:
insanlardan 
|
مَنْ:
öylesi var ki 
|
يَشْرِي:
satar 
|
نَفْسَهُ:
kendisini 
|
ابْتِغَاءَ:
aramak için 
|
مَرْضَاتِ:
rızasını 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
وَاللَّهُ:
Allah da 
|
رَءُوفٌ:
çok şefkatlidir 
|
بِالْعِبَادِ:
kullar(ın)a 
|
208. |
يَا:
EY/HEY/AH 
|
أَيُّهَا:
SİZ! 
|
الَّذِينَ:
kimeler 
|
امَنُوا:
iman eden(ler) 
|
ادْخُلُوا:
girin 
|
فِي:

|
السِّلْمِ:
islama (veya barışa) 
|
كَافَّةً:
hepiniz birlikte 
|
وَلَا:

|
تَتَّبِعُوا:
izlemeyin 
|
خُطُوَاتِ:
adımlarını 
|
الشَّيْطَانِ:
şeytanın 
|
إِنَّهُ:
çünkü o 
|
لَكُمْ:
size 
|
عَدُوٌّ:
düşmandır 
|
مُبِينٌ:
apaçık 
|
209. |
فَإِنْ:
eğer 
|
زَلَلْتُمْ:
kayarsanız 
|
مِنْ:

|
بَعْدِ:
sonra 
|
مَا:

|
جَاءَتْكُمُ:
size geldikten 
|
الْبَيِّنَاتُ:
açık deliller 
|
فَاعْلَمُوا:
bilin ki 
|
أَنَّ:
şüphesiz 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
عَزِيزٌ:
daima üstündür 
|
حَكِيمٌ:
hüküm ve hikmet sahibidir 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Bakara Suresi 202-209. Ayetler) — kuranmeali.eu/2/202
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.