Kehf Suresi 21-27. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
21. |
وَكَذَٰلِكَ:
ve böylece 
|
أَعْثَرْنَا:
buldurduk 
|
عَلَيْهِمْ:
onları 
|
لِيَعْلَمُوا:
bilsinler diye 
|
أَنَّ:
şüphesiz 
|
وَعْدَ:
va'dinin 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
حَقٌّ:
gerçek olduğunu 
|
وَأَنَّ:
ve şüphesiz 
|
السَّاعَةَ:
saatin(geleceğinde) 
|
لَا:
asla olmadığını 
|
رَيْبَ:
şüphe 
|
فِيهَا:
onda 
|
إِذْ:
o sırada 
|
يَتَنَازَعُونَ:
tartışıyorlardı 
|
بَيْنَهُمْ:
kendi aralarında 
|
أَمْرَهُمْ:
onların durumlarını 
|
فَقَالُوا:
dediler 
|
ابْنُوا:
bina edin 
|
عَلَيْهِمْ:
onların üstüne 
|
بُنْيَانًا:
bir bina 
|
رَبُّهُمْ:
Rableri 
|
أَعْلَمُ:
daha iyi bilir 
|
بِهِمْ:
onları 
|
قَالَ:
dediler ki 
|
الَّذِينَ:

|
غَلَبُوا:
gâlip gelenler 
|
عَلَىٰ:

|
أَمْرِهِمْ:
onların işine 
|
لَنَتَّخِذَنَّ:
mutlaka yapacağız 
|
عَلَيْهِمْ:
onların üstüne 
|
مَسْجِدًا:
bir mescid 
|
22. |
سَيَقُولُونَ:
diyecekler 
|
ثَلَاثَةٌ:
onlar üçtür 
|
رَابِعُهُمْ:
dördüncüleri 
|
كَلْبُهُمْ:
köpekleridir 
|
وَيَقُولُونَ:
ve diyecekler 
|
خَمْسَةٌ:
beştir 
|
سَادِسُهُمْ:
altıncıları 
|
كَلْبُهُمْ:
köpekleridir 
|
رَجْمًا:
taş atar gibi 
|
بِالْغَيْبِ:
görülmeyene 
|
وَيَقُولُونَ:
ve diyecekler 
|
سَبْعَةٌ:
yedidir 
|
وَثَامِنُهُمْ:
sekizincileri 
|
كَلْبُهُمْ:
köpekleridir 
|
قُلْ:
de ki 
|
رَبِّي:
Rabbim 
|
أَعْلَمُ:
daha iyi bilir 
|
بِعِدَّتِهِمْ:
onların sayısını 
|
مَا:
yoktur 
|
يَعْلَمُهُمْ:
onları bilen 
|
إِلَّا:
dışında 
|
قَلِيلٌ:
azı 
|
فَلَا:

|
تُمَارِ:
münakaşaya girme 
|
فِيهِمْ:
onlar hakkında 
|
إِلَّا:
dışında 
|
مِرَاءً:
tartışma 
|
ظَاهِرًا:
sathi 
|
وَلَا:
ve 
|
تَسْتَفْتِ:
bir şey sorma 
|
فِيهِمْ:
onlar hakkında 
|
مِنْهُمْ:
bunlardan 
|
أَحَدًا:
hiçbirine 
|
23. |
وَلَا:
ve 
|
تَقُولَنَّ:
deme 
|
لِشَيْءٍ:
hiçbir şey için 
|
إِنِّي:
mutlaka 
|
فَاعِلٌ:
yapacağım 
|
ذَٰلِكَ:
bunu 
|
غَدًا:
yarın 
|
24. |
إِلَّا:
ancak 
|
أَنْ:

|
يَشَاءَ:
dilerse 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
وَاذْكُرْ:
ve an (hatırla) 
|
رَبَّكَ:
Rabbini 
|
إِذَا:
zaman 
|
نَسِيتَ:
unuttuğun 
|
وَقُلْ:
ve de ki 
|
عَسَىٰ:
umarım 
|
أَنْ:

|
يَهْدِيَنِ:
beni ulaştırmasını 
|
رَبِّي:
Rabbimin 
|
لِأَقْرَبَ:
daha yakın 
|
مِنْ:

|
هَٰذَا:
bundan 
|
رَشَدًا:
bir doğruya 
|
25. |
وَلَبِثُوا:
ve kaldılar 
|
فِي:

|
كَهْفِهِمْ:
mağaralarında 
|
ثَلَاثَ:
üç 
|
مِائَةٍ:
yüz 
|
سِنِينَ:
yıl 
|
وَازْدَادُوا:
ve ilave ettiler 
|
تِسْعًا:
dokuz (yıl) 
|
26. |
قُلِ:
de ki 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
أَعْلَمُ:
daha iyi bilir 
|
بِمَا:
ne kadar 
|
لَبِثُوا:
kaldıklarını 
|
لَهُ:
O'nundur 
|
غَيْبُ:
gaybı 
|
السَّمَاوَاتِ:
göklerin 
|
وَالْأَرْضِ:
ve yerin 
|
أَبْصِرْ:
ne güzel görendir 
|
بِهِ:
onu 
|
وَأَسْمِعْ:
ne güzel işitendir 
|
مَا:
yoktur 
|
لَهُمْ:
onların 
|
مِنْ:

|
دُونِهِ:
O'ndan başka 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
وَلِيٍّ:
yardımcısı 
|
وَلَا:
ve 
|
يُشْرِكُ:
O ortak etmez 
|
فِي:

|
حُكْمِهِ:
kendi hükmüne 
|
أَحَدًا:
kimseyi 
|
27. |
وَاتْلُ:
oku 
|
مَا:
şeyi 
|
أُوحِيَ:
vahyedilen 
|
إِلَيْكَ:
sana 
|
مِنْ:

|
كِتَابِ:
Kitabı'ndan 
|
رَبِّكَ:
Rabbinin 
|
لَا:
yoktur 
|
مُبَدِّلَ:
değiştirecek 
|
لِكَلِمَاتِهِ:
O'nun sözlerini 
|
وَلَنْ:
ve 
|
تَجِدَ:
bulamazsın 
|
مِنْ:

|
دُونِهِ:
O'ndan başka 
|
مُلْتَحَدًا:
sığınılacak bir kimse 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Kehf Suresi 21-27. Ayetler) — kuranmeali.eu/18/21
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.