Kehf Suresi 21-26. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
21. |وَكَذَٰلِكَ: ve böylece | أَعْثَرْنَا: buldurduk | عَلَيْهِمْ: onları | لِيَعْلَمُوا: bilsinler diye | أَنَّ: şüphesiz | وَعْدَ: va'dinin | اللَّهِ: Allah'ın | حَقٌّ: gerçek olduğunu | وَأَنَّ: ve şüphesiz | السَّاعَةَ: saatin(geleceğinde) | لَا: asla olmadığını | رَيْبَ: şüphe | فِيهَا: onda | إِذْ: o sırada | يَتَنَازَعُونَ: tartışıyorlardı | بَيْنَهُمْ: kendi aralarında | أَمْرَهُمْ: onların durumlarını | فَقَالُوا: dediler | ابْنُوا: bina edin | عَلَيْهِمْ: onların üstüne | بُنْيَانًا: bir bina | رَبُّهُمْ: Rableri | أَعْلَمُ: daha iyi bilir | بِهِمْ: onları | قَالَ: dediler ki | الَّذِينَ: | غَلَبُوا: gâlip gelenler | عَلَىٰ: | أَمْرِهِمْ: onların işine | لَنَتَّخِذَنَّ: mutlaka yapacağız | عَلَيْهِمْ: onların üstüne | مَسْجِدًا: bir mescid |
22. |سَيَقُولُونَ: diyecekler | ثَلَاثَةٌ: onlar üçtür | رَابِعُهُمْ: dördüncüleri | كَلْبُهُمْ: köpekleridir | وَيَقُولُونَ: ve diyecekler | خَمْسَةٌ: beştir | سَادِسُهُمْ: altıncıları | كَلْبُهُمْ: köpekleridir | رَجْمًا: taş atar gibi | بِالْغَيْبِ: görülmeyene | وَيَقُولُونَ: ve diyecekler | سَبْعَةٌ: yedidir | وَثَامِنُهُمْ: sekizincileri | كَلْبُهُمْ: köpekleridir | قُلْ: de ki | رَبِّي: Rabbim | أَعْلَمُ: daha iyi bilir | بِعِدَّتِهِمْ: onların sayısını | مَا: yoktur | يَعْلَمُهُمْ: onları bilen | إِلَّا: dışında | قَلِيلٌ: azı | فَلَا: | تُمَارِ: münakaşaya girme | فِيهِمْ: onlar hakkında | إِلَّا: dışında | مِرَاءً: tartışma | ظَاهِرًا: sathi | وَلَا: ve | تَسْتَفْتِ: bir şey sorma | فِيهِمْ: onlar hakkında | مِنْهُمْ: bunlardan | أَحَدًا: hiçbirine |
23. |وَلَا: ve | تَقُولَنَّ: deme | لِشَيْءٍ: hiçbir şey için | إِنِّي: mutlaka | فَاعِلٌ: yapacağım | ذَٰلِكَ: bunu | غَدًا: yarın |
24. |إِلَّا: ancak | أَنْ: | يَشَاءَ: dilerse | اللَّهُ: Allah | وَاذْكُرْ: ve an (hatırla) | رَبَّكَ: Rabbini | إِذَا: zaman | نَسِيتَ: unuttuğun | وَقُلْ: ve de ki | عَسَىٰ: umarım | أَنْ: | يَهْدِيَنِ: beni ulaştırmasını | رَبِّي: Rabbimin | لِأَقْرَبَ: daha yakın | مِنْ: | هَٰذَا: bundan | رَشَدًا: bir doğruya |
25. |وَلَبِثُوا: ve kaldılar | فِي: | كَهْفِهِمْ: mağaralarında | ثَلَاثَ: üç | مِائَةٍ: yüz | سِنِينَ: yıl | وَازْدَادُوا: ve ilave ettiler | تِسْعًا: dokuz (yıl) |
26. |قُلِ: de ki | اللَّهُ: Allah | أَعْلَمُ: daha iyi bilir | بِمَا: ne kadar | لَبِثُوا: kaldıklarını | لَهُ: O'nundur | غَيْبُ: gaybı | السَّمَاوَاتِ: göklerin | وَالْأَرْضِ: ve yerin | أَبْصِرْ: ne güzel görendir | بِهِ: onu | وَأَسْمِعْ: ne güzel işitendir | مَا: yoktur | لَهُمْ: onların | مِنْ: | دُونِهِ: O'ndan başka | مِنْ: hiçbir | وَلِيٍّ: yardımcısı | وَلَا: ve | يُشْرِكُ: O ortak etmez | فِي: | حُكْمِهِ: kendi hükmüne | أَحَدًا: kimseyi |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Kehf Suresi 21-26. Ayetler) — kuranmeali.eu/18/21
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.