Yûnus Suresi 65-84. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
65. |ve lā: | yeHzunke: seni üzmesin | ḳavluhum: onların sözleri | inne: şüphesiz | l-ǐzzete: yücelik | lillahi: Allah'ındır | cemīǎn: tamamen | huve: O | s-semīǔ: duyandır | l-ǎlīmu: bilendir |
66. |elā: iyi bilin ki | inne: şüphesiz | lillahi: Allah'ındır | men: kim varsa | fī: | s-semāvāti: göklerde | ve men: ve kim varsa | fī: | l-erDi: yerde | ve mā: ve | yettebiǔ: uymuyorlar | elleƶīne: kimseler | yed'ǔne: tapınan(lar) | min: | dūni: başkalarına | llahi: Allah'tan | şurakā'e: ortak koştuklarına | in: ancak | yettebiǔne: onlar uyuyorlar | illā: sadece | Z-Zenne: zanna | ve in: ve | hum: onlar | illā: sadece | yeḣruSūne: saçmalıyorlar |
67. |huve: O'dur | lleƶī: o ki | ceǎle: yaratan | lekumu: sizin için | l-leyle: geceyi | liteskunū: dinlenmeniz için | fīhi: onda | ve nnehāra: ve gündüzü | mubSiran: aydınlatıcı olarak | inne: şüphesiz | fī: | ƶālike: bunda | lāyātin: ayetler vardır | liḳavmin: bir topluluk için | yesmeǔne: duyan |
68. |ḳālū: dediler | tteḣaƶe: edindi | llahu: Allah | veleden: çocuk | subHānehu: O bundan münezzehtir | huve: O | l-ğaniyyu: hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır | lehu: O'nundur | mā: ne varsa | fī: | s-semāvāti: göklerde | ve mā: ve ne varsa | fī: | l-erDi: yerde | in: yoktur | ǐndekum: sizin | min: hiçbir | sulTānin: deliliniz | bihāƶā: bu konuda | eteḳūlūne: söylüyor musunuz? | ǎlā: hakkında | llahi: Allah | mā: şeyi | lā: | teǎ'lemūne: bilmediğiniz |
69. |ḳul: de ki | inne: şüphesiz | elleƶīne: kimseler | yefterūne: uyduran(lar) | ǎlā: hakkında | llahi: Allah | l-keƶibe: yalan | lā: | yufliHūne: kurtuluşa eremezler |
70. |metāǔn: bir geçim sürerler | fī: | d-dunyā: dünyada | ṧumme: sonra | ileynā: bizedir | merciǔhum: dönüşleri | ṧumme: sonra | nuƶīḳuhumu: tattırırız | l-ǎƶābe: azabı | ş-şedīde: şiddetli | bimā: dolayı | kānū: olmalarından | yekfurūne: inkâr ediyor(lar) |
71. |vetlu: oku | ǎleyhim: onlara | nebee: kıssasını | nūHin: Nuh'un | iƶ: hani | ḳāle: şöyle söylemişti | liḳavmihi: kavmine | yā : EY/HEY/AH | ḳavmi: kavmim | in: eğer | kāne: ise | kebura: ağır | ǎleykum: size | meḳāmī: aranızda durmam | ve teƶkīrī: ve size hatırlatmam | biāyāti: ayetlerini | llahi: Allah'ın | feǎlā: bilin ki | llahi: Allah'a | tevekkeltu: güvendim | feecmiǔ: siz de toplanın | emrakum: işiniz hakkında | ve şurakā'ekum: ortaklarınızla | ṧumme: sonra | lā: | yekun: olmasın | emrukum: işiniz | ǎleykum: kendi aranızda | ğummeten: bir dert | ṧumme: sonra | ḳDū: uygulayın | ileyye: bana karşı | ve lā: ve | tunZirūni: bana mühlet vermeyin |
72. |fein: eğer | tevelleytum: yüz çevirirseniz | femā: | seeltukum: sizden istemiş değilim | min: hiç bir | ecrin: ücret | in: | ecriye: benim ecrim | illā: ancak | ǎlā: aittir | llahi: Allah'a | ve umirtu: ve ben emrolundum | en: | ekūne: olmakla | mine: -dan | l-muslimīne: Müslümanlar- |
73. |fekeƶƶebūhu: yine de onu yalanladılar | fenecceynāhu: ancak biz onu kurtardık | ve men: ve olanları | meǎhu: onunla beraber | fī: | l-fulki: gemide | ve ceǎlnāhum: ve onları yaptık | ḣalāife: halifeler | ve eğraḳnā: ve suda boğduk | elleƶīne: kimseleri | keƶƶebū: yalanlayan(ları) | biāyātinā: ayetlerimizi | fenZur: bir bak | keyfe: nasıl | kāne: olduğuna | ǎāḳibetu: sonlarının | l-munƶerīne: uyarılanların |
74. |ṧumme: sonra | beǎṧnā: gönderdik | min: | beǎ'dihi: onun ardından | rusulen: peygamberleri | ilā: | ḳavmihim: kavimlerine | fe cā'ūhum: getirdiler | bil-beyyināti: açık belgeler | femā: ancak | kānū: onlar | liyu'minū: inanmadılar | bimā: şeylere | keƶƶebū: yalanladıkları | bihi: onu | min: | ḳablu: daha önce | keƶālike: işte böyle | neTbeǔ: mühürleriz | ǎlā: üzerini | ḳulūbi: kalpleri | l-muǎ'tedīne: aşırı gidenlerin |
75. |ṧumme: sonra | beǎṧnā: gönderdik | min: | beǎ'dihim: onların ardından | mūsā: Musa'yı | ve hārūne: ve Harun'u | ilā: | fir'ǎvne: Firavuna | ve meleihi: ve onun ileri gelenlerine | biāyātinā: ayetlerimizle | festekberū: ancak onlar büyüklendiler | ve kānū: ve oldular | ḳavmen: bir topluluk | mucrimīne: suçlu |
76. |felemmā: ne zaman ki | cā'ehumu: onlara gelince | l-Haḳḳu: gerçek | min: | ǐndinā: katımızdan | ḳālū: dediler | inne: şüphesiz | hāƶā: bu | lesiHrun: bir sihirdir | mubīnun: apaçık |
77. |ḳāle: dedi | mūsā: Musa | eteḳūlūne: böyle mi diyorsunuz? | lilHaḳḳi: gerçek | lemmā: zaman | cā'ekum: size geldiği | esiHrun: sihir midir? | hāƶā: bu | velā: ve | yufliHu: kurtuluşa ermezler | s-sāHirūne: sihirbazlar |
78. |ḳālū: dediler | eci'tenā: mi geldiniz? | litelfitenā: bizi çevirmek için | ǎmmā: (yol)dan | vecednā: bulduğumuz | ǎleyhi: üzerinde | ābā'enā: atalarımızı | ve tekūne: ve olması | lekumā: ikiniz için | l-kibriyā'u: büyüklüğün | fī: | l-erDi: yeryüzünde | ve mā: (fakat) değiliz | neHnu: biz | lekumā: size | bimu'minīne: iman edecek |
79. |ve ḳāle: ve dedi ki | fir'ǎvnu: Firavun | 'tūnī: bana getirin | bikulli: bütün | sāHirin: sihirbazları | ǎlīmin: bilgin |
80. |felemmā: ne zaman ki | cā'e: gelince | s-seHaratu: Sihirbazlar | ḳāle: dedi | lehum: onlara | mūsā: Musa | elḳū: atın | mā: şeyleri | entum: siz | mulḳūne: atacağınız |
81. |felemmā: zaman | elḳav: attıkları | ḳāle: dedi ki | mūsā: Musa | mā: şeyler | ci'tum: sizin getirdiğiniz | bihi: (onunla) | s-siHru: sihirdir | inne: şüphesiz | llahe: Allah | seyubTiluhu: onu boşa çıkaracaktır | inne: şüphesiz | llahe: Allah | lā: | yuSliHu: düzeltmez | ǎmele: işlerini | l-mufsidīne: bozguncuların |
82. |ve yuHiḳḳu: ortaya çıkarır | llahu: Allah | l-Haḳḳa: hakkı | bikelimātihi: sözleriyle | velev: şayet | kerihe: hoşlanmasalar da | l-mucrimūne: suçlular |
83. |femā: olmadı | āmene: iman eden | limūsā: Musa'ya | illā: başka | ƶurriyyetun: bir genç takımdan | min: -nden | ḳavmihi: kavmi- | ǎlā: | ḣavfin: korkusuyla | min: -dan | fir'ǎvne: Firavun- | ve meleihim: ve adamlarının | en: | yeftinehum: kötülük etmeleri | ve inne: ve şüphesiz | fir'ǎvne: Firavun | leǎālin: iyice büyüklenmişti | fī: | l-erDi: yeryüzünde | ve innehu: ve şüphesiz o | lemine: kimselerdendi | l-musrifīne: çok aşırı giden |
84. |ve ḳāle: ve dedi ki | mūsā: Musa | yā : EY/HEY/AH | ḳavmi: kavmim | in: eğer | kuntum: siz | āmentum: iman ettiyseniz | billahi: Allah'a | feǎleyhi: O'na | tevekkelū: güvenin | in: eğer | kuntum: siz | muslimīne: teslim olduysanız |
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Yûnus Suresi 65-84. Ayetler) — kuranmeali.eu/10/65
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.