Yûnus Suresi 22-26. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
22. |
هُوَ:
O'dur 
|
الَّذِي:

|
يُسَيِّرُكُمْ:
sizi gezdiren 
|
فِي:

|
الْبَرِّ:
karada 
|
وَالْبَحْرِ:
ve denizde 
|
حَتَّىٰ:
hatta 
|
إِذَا:
zaman 
|
كُنْتُمْ:
olduğunuz 
|
فِي:

|
الْفُلْكِ:
gemide 
|
وَجَرَيْنَ:
ve yürüttüğü (zaman) 
|
بِهِمْ:
bununla 
|
بِرِيحٍ:
bir rüzgârın 
|
طَيِّبَةٍ:
tatlı 
|
وَفَرِحُوا:
ve neşelendikleri sırada 
|
بِهَا:
onların bununla 
|
جَاءَتْهَا:
birden çıkıp 
|
رِيحٌ:
bir fırtına 
|
عَاصِفٌ:
sert 
|
وَجَاءَهُمُ:
ve geldiğinde 
|
الْمَوْجُ:
dalgalar 
|
مِنْ:

|
كُلِّ:
her 
|
مَكَانٍ:
yönden 
|
وَظَنُّوا:
ve kanaat getirdiklerinde 
|
أَنَّهُمْ:
muhakkak onlar 
|
أُحِيطَ:
kuşatıldıklarına 
|
بِهِمْ:
kendilerinin 
|
دَعَوُا:
dua etmeye başlarlar 
|
اللَّهَ:
Allah'a 
|
مُخْلِصِينَ:
has kılarak 
|
لَهُ:
O'na 
|
الدِّينَ:
dini 
|
لَئِنْ:
eğer 
|
أَنْجَيْتَنَا:
bizi kurtarırsan 
|
مِنْ:

|
هَٰذِهِ:
bundan 
|
لَنَكُونَنَّ:
elbette olacağız 
|
مِنَ:
-den 
|
الشَّاكِرِينَ:
şükredenler- 
|
23. |
فَلَمَّا:
ne zaman ki 
|
أَنْجَاهُمْ:
kurtarır onları 
|
إِذَا:
hemen 
|
هُمْ:
onlar 
|
يَبْغُونَ:
taşkınlık etmeye başlarlar 
|
فِي:

|
الْأَرْضِ:
yeryüzünde 
|
بِغَيْرِ:

|
الْحَقِّ:
haksız yere 
|
يَا :
EY/HEY/AH 
|
أَيُّهَا:
SİZ! 
|
النَّاسُ:
insanlar 
|
إِنَّمَا:
gerçekte 
|
بَغْيُكُمْ:
taşkınlığınız 
|
عَلَىٰ:
aleyhinize olan 
|
أَنْفُسِكُمْ:
kendinizin 
|
مَتَاعَ:
geçici zevkleridir 
|
الْحَيَاةِ:
hayatının 
|
الدُّنْيَا:
dünya 
|
ثُمَّ:
sonra 
|
إِلَيْنَا:
bizedir 
|
مَرْجِعُكُمْ:
dönüşünüz 
|
فَنُنَبِّئُكُمْ:
ve size bildiririz 
|
بِمَا:
şeyi 
|
كُنْتُمْ:
olduğunuz 
|
تَعْمَلُونَ:
yapıyor 
|
24. |
إِنَّمَا:
ancak 
|
مَثَلُ:
örneği 
|
الْحَيَاةِ:
hayatının 
|
الدُّنْيَا:
dünya 
|
كَمَاءٍ:
suya benzer 
|
أَنْزَلْنَاهُ:
indirdiğimiz 
|
مِنَ:

|
السَّمَاءِ:
gökten 
|
فَاخْتَلَطَ:
birbirine karıştığı 
|
بِهِ:
onunla 
|
نَبَاتُ:
bitkilerinin 
|
الْأَرْضِ:
yeryüzü 
|
مِمَّا:
öyle ki 
|
يَأْكُلُ:
yer 
|
النَّاسُ:
insanlar 
|
وَالْأَنْعَامُ:
ve hayvanlar 
|
حَتَّىٰ:
sonuçta 
|
إِذَا:
sırada 
|
أَخَذَتِ:
alıp 
|
الْأَرْضُ:
yeryüzü 
|
زُخْرُفَهَا:
güzelliğini 
|
وَازَّيَّنَتْ:
ve süslendiği 
|
وَظَنَّ:
ve sandıkları 
|
أَهْلُهَا:
sahiplerinin 
|
أَنَّهُمْ:
gerçekten 
|
قَادِرُونَ:
kadir olduklarını 
|
عَلَيْهَا:
bunlara 
|
أَتَاهَا:
gelir 
|
أَمْرُنَا:
emrimiz 
|
لَيْلًا:
gece 
|
أَوْ:
veya 
|
نَهَارًا:
gündüz 
|
فَجَعَلْنَاهَا:
böylece onları çeviririz 
|
حَصِيدًا:
biçilmiş hale 
|
كَأَنْ:
gibi 
|
لَمْ:

|
تَغْنَ:
hiç yokmuş 
|
بِالْأَمْسِ:
bir gün önce 
|
كَذَٰلِكَ:
işte böyle 
|
نُفَصِّلُ:
ayrıntılı olarak açıklıyoruz 
|
الْايَاتِ:
ayetlerimizi 
|
لِقَوْمٍ:
topluluk için 
|
يَتَفَكَّرُونَ:
düşünen 
|
25. |
وَاللَّهُ:
Allah 
|
يَدْعُو:
çağırır 
|
إِلَىٰ:

|
دَارِ:
yurduna 
|
السَّلَامِ:
esenlik 
|
وَيَهْدِي:
ve iletir 
|
مَنْ:
kimseyi 
|
يَشَاءُ:
dilediği 
|
إِلَىٰ:

|
صِرَاطٍ:
yola 
|
مُسْتَقِيمٍ:
doğru 
|
26. |
لِلَّذِينَ:
kimselere vardır 
|
أَحْسَنُوا:
iyilik eden(lere) 
|
الْحُسْنَىٰ:
daha iyisi 
|
وَزِيَادَةٌ:
ve fazlası 
|
وَلَا:

|
يَرْهَقُ:
bürümez 
|
وُجُوهَهُمْ:
onların yüzlerini 
|
قَتَرٌ:
karalık 
|
وَلَا:

|
ذِلَّةٌ:
ve aşağılık 
|
أُولَٰئِكَ:
işte bunlar 
|
أَصْحَابُ:
ehlidirler 
|
الْجَنَّةِ:
cennet 
|
هُمْ:
onlar 
|
فِيهَا:
orada 
|
خَالِدُونَ:
sürekli kalıcıdırlar 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Yûnus Suresi 22-26. Ayetler) — kuranmeali.eu/10/22
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.