Dediler ki, 'Ey İki Nesle Sahip Olan (Zül Karneyn), Yecuc ve Mecuc yeryüzünde kötülük işliyorlar. Bizimle onların arasında bir engel koyman için sana bir vergi ödeyebilir miyiz?'(18:94)
Dedi ki, 'Rabbimin bana verdikleri daha iyidir. Bana gücünüzle yardım edin de sizinle onların arasına bir duvar kurayım.'(18:95)
'Bana demir kütleleri getirin.' Her iki barikatın arasını doldurunca, 'Üfleyin!,' dedi. Onu bir ateş haline sokunca da, 'Getirin, üstüne erimiş bakır dökeyim,' dedi.(18:96)
Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.(18:97)
'Bu, Rabbimden bir rahmettir,' dedi. 'Rabbimin belirlediği an gelince onu paramparça eder. Rabbimin sözü gerçektir.'(18:98)
O gün onları bırakırız. Dalgalar halinde birbirlerine girerler. Boruya üflenir; hepsini bir araya toplarız.(18:99)