Tevbe Suresi 97-101. Ayet — Süleyman Ateş Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
97. Bedevi Araplar, küfür ve iki yüzlülükçe daha yaman ve Allâh'ın, Elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamağa daha müsâittirler. Allâh bilendir, hüküm ve hikmet sâhibidir.
98. Bedevi Araplardan kimi var ki, verdiğini angarya sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini gözetler. Kötü belâ onların başına gelsin. Allâh işitendir, bilendir.
99. Bedevi Araplardan kimi de var ki Allah'a ve âhiret gününe inanır, verdiğini Allah'a yakın dereceler kazanmağa ve Elçinin du'âlarını almağa vesile sayar. Gerçekten o (verdikleri) kendileri için yakın dereceler(e vesile)dir. Allâh onları rahmetinin içine sokacaktır. Muhakkak ki Allâh bağışlayandır, esirgeyendir.
100. Muhâcirlerden ve Ensârdan (İslâm'a girmekte) ilk öne geçenler ile bunlara güzelce tabi olanlar... Allâh onlardan râzı olmuştur, onlar da O'ndan râzı olmuşlardır. (Allâh) onlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.
101. Çevrenizdeki bedevi Araplardan ve Medine halkından iki yüzlülüğe iyice alışmış münâfıklar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki kere azâb edeceğiz, sonra da onlar, büyük azâba itileceklerdir.
(Süleyman Ateş Meali; Tevbe Suresi 97-101. Ayetler) — kuranmeali.eu/9/97
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.