Tevbe Suresi 42-47. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
42. |
لَوْ:
eğer 
|
كَانَ:
olsaydı 
|
عَرَضًا:
bir menfaat 
|
قَرِيبًا:
yakın 
|
وَسَفَرًا:
ve bir yolculuk 
|
قَاصِدًا:
orta 
|
لَاتَّبَعُوكَ:
elbette sana tabi olurlardı 
|
وَلَٰكِنْ:
fakat 
|
بَعُدَتْ:
uzak geldi 
|
عَلَيْهِمُ:
kendilerine 
|
الشُّقَّةُ:
aşılacak mesafe 
|
وَسَيَحْلِفُونَ:
bir de yemin edecekler 
|
بِاللَّهِ:
Allah'a 
|
لَوِ:
eğer (diye) 
|
اسْتَطَعْنَا:
gücümüz yetseydi 
|
لَخَرَجْنَا:
çıkardık 
|
مَعَكُمْ:
sizinle beraber 
|
يُهْلِكُونَ:
mahvediyorlar 
|
أَنْفُسَهُمْ:
kendilerini 
|
وَاللَّهُ:
ve Allah 
|
يَعْلَمُ:
biliyor 
|
إِنَّهُمْ:
onların 
|
لَكَاذِبُونَ:
yalancı olduklarını 
|
43. |
عَفَا:
affetsin 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
عَنْكَ:
seni 
|
لِمَ:
niçin 
|
أَذِنْتَ:
izin verdin 
|
لَهُمْ:
onlara 
|
حَتَّىٰ:
kadar 
|
يَتَبَيَّنَ:
iyice belli olana 
|
لَكَ:
sana 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
صَدَقُوا:
doğru söyleyen(ler) 
|
وَتَعْلَمَ:
ve öğreninceye 
|
الْكَاذِبِينَ:
yalan söyleyenler 
|
44. |
لَا:

|
يَسْتَأْذِنُكَ:
senden izin istemezler 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
يُؤْمِنُونَ:
inanan(lar) 
|
بِاللَّهِ:
Allah'a 
|
وَالْيَوْمِ:
ve gününe 
|
الْاخِرِ:
ahiret 
|
أَنْ:

|
يُجَاهِدُوا:
cihadetmek için 
|
بِأَمْوَالِهِمْ:
mallariyle 
|
وَأَنْفُسِهِمْ:
ve canlariyle 
|
وَاللَّهُ:
ve Allah 
|
عَلِيمٌ:
bilir 
|
بِالْمُتَّقِينَ:
korunanları 
|
45. |
إِنَّمَا:
ancak 
|
يَسْتَأْذِنُكَ:
senden izin isterler 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
لَا:

|
يُؤْمِنُونَ:
inanmayan 
|
بِاللَّهِ:
Allah'a 
|
وَالْيَوْمِ:
ve gününe 
|
الْاخِرِ:
ahiret 
|
وَارْتَابَتْ:
ve kuşkuya düşen 
|
قُلُوبُهُمْ:
kalbleri 
|
فَهُمْ:
kendileri 
|
فِي:
içinde 
|
رَيْبِهِمْ:
şüpheleri 
|
يَتَرَدَّدُونَ:
bocalayıp duranlar 
|
46. |
وَلَوْ:
ve eğer 
|
أَرَادُوا:
isteselerdi 
|
الْخُرُوجَ:
çıkmak 
|
لَأَعَدُّوا:
yaparladı 
|
لَهُ:
onun için 
|
عُدَّةً:
bir hazırlık 
|
وَلَٰكِنْ:
fakat 
|
كَرِهَ:
hoşlanmadı 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
انْبِعَاثَهُمْ:
davranışlarından 
|
فَثَبَّطَهُمْ:
ve onları durdurdu 
|
وَقِيلَ:
ve denildi 
|
اقْعُدُوا:
oturun 
|
مَعَ:
beraber 
|
الْقَاعِدِينَ:
oturanlarla 
|
47. |
لَوْ:
eğer 
|
خَرَجُوا:
çıkmış olsalardı 
|
فِيكُمْ:
sizin içinizde 
|
مَا:

|
زَادُوكُمْ:
size bir katkıları olmazdı 
|
إِلَّا:
başka 
|
خَبَالًا:
bozgunculuktan 
|
وَلَأَوْضَعُوا:
ve hemen sokulurlardı 
|
خِلَالَكُمْ:
aranıza 
|
يَبْغُونَكُمُ:
sizi düşürmek için 
|
الْفِتْنَةَ:
fitneye 
|
وَفِيكُمْ:
ve içinizde de vardı 
|
سَمَّاعُونَ:
kulak verenler 
|
لَهُمْ:
onlara 
|
وَاللَّهُ:
Allah 
|
عَلِيمٌ:
bilir 
|
بِالظَّالِمِينَ:
zalimleri 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Tevbe Suresi 42-47. Ayetler) — kuranmeali.eu/9/42
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.