Tevbe Suresi 117-121. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
117. |
لَقَدْ:
andolsun 
|
تَابَ:
affetti 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
عَلَى:

|
النَّبِيِّ:
Peygamberi 
|
وَالْمُهَاجِرِينَ:
ve Muhacirleri 
|
وَالْأَنْصَارِ:
ve Ensarı 
|
الَّذِينَ:

|
اتَّبَعُوهُ:
ona uyan 
|
فِي:

|
سَاعَةِ:
sa'atinde 
|
الْعُسْرَةِ:
güçlük 
|
مِنْ:

|
بَعْدِ:
O zaman 
|
مَا:
iken 
|
كَادَ:
neredeyse 
|
يَزِيغُ:
kaymağa yüz tutmuş 
|
قُلُوبُ:
kalbleri 
|
فَرِيقٍ:
bir kısmının 
|
مِنْهُمْ:
içlerinden 
|
ثُمَّ:
yine de 
|
تَابَ:
tevbesini kabul etti 
|
عَلَيْهِمْ:
onların 
|
إِنَّهُ:
çünkü O 
|
بِهِمْ:
onlara karşı 
|
رَءُوفٌ:
çok şefkatli 
|
رَحِيمٌ:
çok merhametlidir 
|
118. |
وَعَلَى:
ve 
|
الثَّلَاثَةِ:
üçünün (kişinin) 
|
الَّذِينَ:

|
خُلِّفُوا:
geri bırakılan 
|
حَتَّىٰ:
hatta 
|
إِذَا:

|
ضَاقَتْ:
dar gelmişti 
|
عَلَيْهِمُ:
başlarına 
|
الْأَرْضُ:
dünya 
|
بِمَا:
rağmen 
|
رَحُبَتْ:
genişliğine 
|
وَضَاقَتْ:
ve sıkıldıkça sıkılmış 
|
عَلَيْهِمْ:
onların 
|
أَنْفُسُهُمْ:
canları 
|
وَظَنُّوا:
ve anlamışlardı 
|
أَنْ:

|
لَا:
olmadığını 
|
مَلْجَأَ:
bir çare 
|
مِنَ:
-tan 
|
اللَّهِ:
Allah- 
|
إِلَّا:
başka 
|
إِلَيْهِ:
yine kendisinden 
|
ثُمَّ:
sonra 
|
تَابَ:
tevbesini kabul buyurdu 
|
عَلَيْهِمْ:
onların 
|
لِيَتُوبُوا:
tevbe etsinler 
|
إِنَّ:
çünkü 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
هُوَ:
O 
|
التَّوَّابُ:
tevbeyi çok kabul eden 
|
الرَّحِيمُ:
çok esirgeyendir 
|
119. |
يَا :
EY/HEY/AH 
|
أَيُّهَا:
SİZ! 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
امَنُوا:
inanan(lar) 
|
اتَّقُوا:
korkun 
|
اللَّهَ:
Allah'tan 
|
وَكُونُوا:
ve olun 
|
مَعَ:
beraber 
|
الصَّادِقِينَ:
doğrularla 
|
120. |
مَا:

|
كَانَ:
onlara yakışmaz 
|
لِأَهْلِ:
halkının 
|
الْمَدِينَةِ:
Medine 
|
وَمَنْ:
ve kimselerin 
|
حَوْلَهُمْ:
onların çevresinden 
|
مِنَ:
-dan 
|
الْأَعْرَابِ:
bedevi Araplar- 
|
أَنْ:

|
يَتَخَلَّفُوا:
geri kalmaları 
|
عَنْ:
-nden 
|
رَسُولِ:
Elçisi- 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
وَلَا:
ve 
|
يَرْغَبُوا:
kaygısına düşmeleri 
|
بِأَنْفُسِهِمْ:
kendi canlarının 
|
عَنْ:

|
نَفْسِهِ:
onun canından önce 
|
ذَٰلِكَ:
böyledir 
|
بِأَنَّهُمْ:
çünkü 
|
لَا:
yoktur ki 
|
يُصِيبُهُمْ:
onların çekmeleri 
|
ظَمَأٌ:
bir susuzluk 
|
وَلَا:
ve yoktur ki 
|
نَصَبٌ:
bir yorgunluk 
|
وَلَا:
ve yoktur 
|
مَخْمَصَةٌ:
yoksunluk 
|
فِي:

|
سَبِيلِ:
yolunda 
|
اللَّهِ:
Allah 
|
وَلَا:
ve yoktur ki 
|
يَطَئُونَ:
ayak basmaları 
|
مَوْطِئًا:
bir yere 
|
يَغِيظُ:
öfkelendirecek 
|
الْكُفَّارَ:
kâfirleri 
|
وَلَا:
ve yoktur ki 
|
يَنَالُونَ:
sağlamaları 
|
مِنْ:

|
عَدُوٍّ:
düşman karşısında 
|
نَيْلًا:
bir başarı 
|
إِلَّا:
mutlaka 
|
كُتِبَ:
yazıl(masın) 
|
لَهُمْ:
kendileri için 
|
بِهِ:
onunla 
|
عَمَلٌ:
bir amel 
|
صَالِحٌ:
salih 
|
إِنَّ:
şüphesiz 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
لَا:
zayi etmez 
|
يُضِيعُ:
ecirlerini 
|
أَجْرَ:
iyilik edenlerin 
|
الْمُحْسِنِينَ:
harcamaları 
|
121. |
وَلَا:
ve yoktur ki 
|
يُنْفِقُونَ:
sarfettikeri 
|
نَفَقَةً:
bir masraf 
|
صَغِيرَةً:
küçük 
|
وَلَا:
ve 
|
كَبِيرَةً:
büyük 
|
وَلَا:
ve yoktur ki 
|
يَقْطَعُونَ:
bir geçmeleri 
|
وَادِيًا:
vadiyi 
|
إِلَّا:
mutlaka 
|
كُتِبَ:
yazı(lmasın) 
|
لَهُمْ:
onların lehine 
|
لِيَجْزِيَهُمُ:
onları mükafatlandırması için 
|
اللَّهُ:
Allah'ın 
|
أَحْسَنَ:
en güzeliyle 
|
مَا:
şeylerin 
|
كَانُوا:
oldukları 
|
يَعْمَلُونَ:
yapıyorlar 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Tevbe Suresi 117-121. Ayetler) — kuranmeali.eu/9/117
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.