Enfâl Suresi 39-44. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
39. |وَقَاتِلُوهُمْ: ve onlarla savaşın | حَتَّىٰ: kadar | لَا: | تَكُونَ: kalmayıncaya | فِتْنَةٌ: fitne | وَيَكُونَ: ve oluncaya (kadar) | الدِّينُ: din | كُلُّهُ: tamamen | لِلَّهِ: Allah'ın | فَإِنِ: eğer | انْتَهَوْا: son verirlerse | فَإِنَّ: muhakkak ki | اللَّهَ: Allah | بِمَا: ne | يَعْمَلُونَ: yaptıklarını | بَصِيرٌ: görmektedir |
40. |وَإِنْ: eğer | تَوَلَّوْا: dönerlerse | فَاعْلَمُوا: bilin ki | أَنَّ: muhakkak | اللَّهَ: Allah | مَوْلَاكُمْ: sizin sahibinizdir | نِعْمَ: O, ne güzel | الْمَوْلَىٰ: sahip | وَنِعْمَ: ve ne güzel | النَّصِيرُ: yardımcıdır |
41. |وَاعْلَمُوا: bilin ki | أَنَّمَا: | غَنِمْتُمْ: aldığınız ganimetlerin | مِنْ: | شَيْءٍ: herbirinin | فَأَنَّ: muhakkak | لِلَّهِ: Allah'a aittir | خُمُسَهُ: beşte biri | وَلِلرَّسُولِ: ve Elçisine | وَلِذِي: | الْقُرْبَىٰ: ve akrabalara | وَالْيَتَامَىٰ: ve yetimlere | وَالْمَسَاكِينِ: ve yoksullara | وَابْنِ: | السَّبِيلِ: ve yolcu(lar)a | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | امَنْتُمْ: inanmış | بِاللَّهِ: Allah'a | وَمَا: ve | أَنْزَلْنَا: indirdiğimize | عَلَىٰ: | عَبْدِنَا: kulumuza | يَوْمَ: gününde | الْفُرْقَانِ: ayrılma | يَوْمَ: günde | الْتَقَى: karşılaştığı | الْجَمْعَانِ: o iki topluluğun | وَاللَّهُ: Allah | عَلَىٰ: üzerine | كُلِّ: her | شَيْءٍ: şey | قَدِيرٌ: kadirdir |
42. |إِذْ: o vakit | أَنْتُمْ: siz | بِالْعُدْوَةِ: vadinin | الدُّنْيَا: yakın kenarında idiniz | وَهُمْ: ve onlar da | بِالْعُدْوَةِ: vadinin | الْقُصْوَىٰ: uzak kenarında idiler | وَالرَّكْبُ: ve kervan da | أَسْفَلَ: daha aşağıda idi | مِنْكُمْ: sizden | وَلَوْ: ve eğer | تَوَاعَدْتُمْ: sözleşmiş olsaydınız dahi | لَاخْتَلَفْتُمْ: buluşamazdınız | فِي: | الْمِيعَادِ: sözleştiğiniz vakitte | وَلَٰكِنْ: fakat bu | لِيَقْضِيَ: yerine getirmesi içindir | اللَّهُ: Allah'ın | أَمْرًا: bir işi | كَانَ: | مَفْعُولًا: yapılması gereken | لِيَهْلِكَ: helak olsun diye | مَنْ: kimse | هَلَكَ: helak olan | عَنْ: | بَيِّنَةٍ: açık delille | وَيَحْيَىٰ: ve yaşasın diye | مَنْ: kimse (de) | حَيَّ: yaşayan | عَنْ: | بَيِّنَةٍ: açık delille | وَإِنَّ: çünkü | اللَّهَ: Allah | لَسَمِيعٌ: işitendir | عَلِيمٌ: bilendir |
43. |إِذْ: hani | يُرِيكَهُمُ: sana onları gösteriyordu | اللَّهُ: Allah | فِي: | مَنَامِكَ: uykunda | قَلِيلًا: az | وَلَوْ: ve eğer | أَرَاكَهُمْ: sana onları gösterseydi | كَثِيرًا: çok | لَفَشِلْتُمْ: çekinirdiniz | وَلَتَنَازَعْتُمْ: ve çekişirdiniz | فِي: | الْأَمْرِ: (savaş) iş(in)de | وَلَٰكِنَّ: fakat | اللَّهَ: Allah | سَلَّمَ: kurtardı | إِنَّهُ: doğrusu O | عَلِيمٌ: bilir | بِذَاتِ: özünü | الصُّدُورِ: göğüslerin |
44. |وَإِذْ: ta ki | يُرِيكُمُوهُمْ: onları gösteriyor | إِذِ: zaman | الْتَقَيْتُمْ: karşılaştığınız | فِي: | أَعْيُنِكُمْ: sizin gözlerinize | قَلِيلًا: az | وَيُقَلِّلُكُمْ: ve sizi de azaltıyordu | فِي: | أَعْيُنِهِمْ: onların gözlerinde | لِيَقْضِيَ: yerine getirmesi için | اللَّهُ: Allah'ın | أَمْرًا: bir işi | كَانَ: | مَفْعُولًا: yapılması gereken | وَإِلَى: ve | اللَّهِ: Allah'a | تُرْجَعُ: döndürülecektir | الْأُمُورُ: (bütün) işler |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Enfâl Suresi 39-44. Ayetler) — kuranmeali.eu/8/39
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.