Enfâl Suresi 11-17. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
11. |
إِذْ:
O zaman 
|
يُغَشِّيكُمُ:
sizi bürüyordu 
|
النُّعَاسَ:
hafif bir uyku 
|
أَمَنَةً:
bir güven olmak üzere 
|
مِنْهُ:
O'ndan (Allah'tan) 
|
وَيُنَزِّلُ:
ve indiriyordu 
|
عَلَيْكُمْ:
üzerinize 
|
مِنَ:
-ten 
|
السَّمَاءِ:
gök- 
|
مَاءً:
bir su 
|
لِيُطَهِّرَكُمْ:
sizi temizlemek için 
|
بِهِ:
onunla 
|
وَيُذْهِبَ:
ve gidermek için 
|
عَنْكُمْ:
sizden 
|
رِجْزَ:
pisliğini 
|
الشَّيْطَانِ:
şeytanın 
|
وَلِيَرْبِطَ:
ve (birbirine) bağlamak için 
|
عَلَىٰ:
üzerini 
|
قُلُوبِكُمْ:
kalblerinizin 
|
وَيُثَبِّتَ:
ve pekiştirmek için 
|
بِهِ:
onunla 
|
الْأَقْدَامَ:
ayakları(nızı) 
|
12. |
إِذْ:
hani 
|
يُوحِي:
vahyediyordu 
|
رَبُّكَ:
Rabbin 
|
إِلَى:

|
الْمَلَائِكَةِ:
meleklere 
|
أَنِّي:
şüphesiz ben 
|
مَعَكُمْ:
sizinle beraberim 
|
فَثَبِّتُوا:
siz pekiştirin 
|
الَّذِينَ:
kimseleri 
|
امَنُوا:
inananları 
|
سَأُلْقِي:
ben salacağım 
|
فِي:
içine 
|
قُلُوبِ:
yüreklerine 
|
الَّذِينَ:
kimselerin 
|
كَفَرُوا:
inkar edenlerin 
|
الرُّعْبَ:
korku 
|
فَاضْرِبُوا:
vurun 
|
فَوْقَ:
üstüne 
|
الْأَعْنَاقِ:
boyunların(ın) 
|
وَاضْرِبُوا:
ve vurun 
|
مِنْهُمْ:
onların 
|
كُلَّ:
her 
|
بَنَانٍ:
parmağına 
|
13. |
ذَٰلِكَ:
böyle (olacak) 
|
بِأَنَّهُمْ:
çünkü onlar 
|
شَاقُّوا:
karşı geldiler 
|
اللَّهَ:
Allah'a 
|
وَرَسُولَهُ:
ve Elçisine 
|
وَمَنْ:
kim 
|
يُشَاقِقِ:
karşı gelirse 
|
اللَّهَ:
Allah'a 
|
وَرَسُولَهُ:
ve Elçisine 
|
فَإِنَّ:
muhakkak ki 
|
اللَّهَ:
Allah'ın 
|
شَدِيدُ:
çetin olur 
|
الْعِقَابِ:
cezası 
|
14. |
ذَٰلِكُمْ:
işte siz 
|
فَذُوقُوهُ:
şimdi tadın onu 
|
وَأَنَّ:
ve şüphesiz 
|
لِلْكَافِرِينَ:
kafirler için vardır 
|
عَذَابَ:
azabı 
|
النَّارِ:
ateş 
|
15. |
يَا :
EY/HEY/AH 
|
أَيُّهَا:
SİZ! 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
امَنُوا:
inanan(lar) 
|
إِذَا:
ne zaman ki 
|
لَقِيتُمُ:
karşılaşırsanız 
|
الَّذِينَ:
kimselerle 
|
كَفَرُوا:
inkar edenlerle 
|
زَحْفًا:
toplu halde 
|
فَلَا:
asla 
|
تُوَلُّوهُمُ:
onlara döndürmeyin 
|
الْأَدْبَارَ:
arkalar(ınız)ı 
|
16. |
وَمَنْ:
ve kim 
|
يُوَلِّهِمْ:
döner(kaçar)sa 
|
يَوْمَئِذٍ:
o gün 
|
دُبُرَهُ:
arkasını 
|
إِلَّا:
dışında 
|
مُتَحَرِّفًا:
bir tarafa çekilmek 
|
لِقِتَالٍ:
savaşmak için 
|
أَوْ:
ya da 
|
مُتَحَيِّزًا:
katılmak 
|
إِلَىٰ:

|
فِئَةٍ:
(başka) bir birliğe 
|
فَقَدْ:
muhakkak 
|
بَاءَ:
uğrar 
|
بِغَضَبٍ:
bir gazaba 
|
مِنَ:
-tan 
|
اللَّهِ:
Allah- 
|
وَمَأْوَاهُ:
ve onun yeri 
|
جَهَنَّمُ:
cehennemdir 
|
وَبِئْسَ:
ve o ne kötü 
|
الْمَصِيرُ:
varılacak bir yerdir 
|
17. |
فَلَمْ:

|
تَقْتُلُوهُمْ:
onları siz öldürmediniz 
|
وَلَٰكِنَّ:
fakat 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
قَتَلَهُمْ:
onları öldürdü 
|
وَمَا:

|
رَمَيْتَ:
sen atmadın 
|
إِذْ:
zaman 
|
رَمَيْتَ:
attığın 
|
وَلَٰكِنَّ:
fakat 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
رَمَىٰ:
attı 
|
وَلِيُبْلِيَ:
sınamak için 
|
الْمُؤْمِنِينَ:
Mü'minleri 
|
مِنْهُ:
kendinden 
|
بَلَاءً:
bir imtihanla 
|
حَسَنًا:
güzel 
|
إِنَّ:
doğrusu 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
سَمِيعٌ:
işitendir 
|
عَلِيمٌ:
bilendir 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Enfâl Suresi 11-17. Ayetler) — kuranmeali.eu/8/11
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.