A’râf Suresi 48-53. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
48. |
ve nādā:
ve seslendiler 
|
eSHābu:
halkı 
|
l-eǎ'rāfi:
A'raf 
|
ricālen:
birtakım adamlara 
|
yeǎ'rifūnehum:
tanıdıkları 
|
bisīmāhum:
yüzlerinden 
|
ḳālū:
dediler ki 
|
mā:

|
eğnā:
hiçbir yarar sağlamadı 
|
ǎnkum:
size 
|
cem'ǔkum:
topluluğunuzun 
|
ve mā:
ne de 
|
kuntum:
size 
|
testekbirūne:
büyüklük taslamanız 
|
49. |
ehā'ulā'i:
bunlar mıydı? 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
eḳsemtum:
yemin ettiğiniz 
|
lā:

|
yenāluhumu:
onları erdirmeyecek diye 
|
llahu:
Allah 
|
biraHmetin:
hiçbir rahmete 
|
dḣulū:
girin 
|
l-cennete:
cennete 
|
lā:
yoktur 
|
ḣavfun:
korku 
|
ǎleykum:
artık size 
|
ve lā:
ve değilsiniz 
|
entum:
siz 
|
teHzenūne:
üzülecek de 
|
50. |
ve nādā:
ve seslendiler 
|
eSHābu:
halkı 
|
n-nāri:
ateş 
|
eSHābe:
halkına 
|
l-cenneti:
cennet 
|
en:
diye 
|
efīDū:
biraz da akıtın 
|
ǎleynā:
bizim üzerimize 
|
mine:
-dan 
|
l-māi:
su(yunuz)- 
|
ev:
veya 
|
mimmā:

|
razeḳakumu:
size verdiği rızıktan 
|
llahu:
Allah'ın 
|
ḳālū:
dediler ki 
|
inne:
şüphesiz 
|
llahe:
Allah 
|
Harramehumā:
bu ikisini haram etmiştir 
|
ǎlā:
üzerine 
|
l-kāfirīne:
kafirler 
|
51. |
elleƶīne:
onlar ki 
|
tteḣaƶū:
yerine koydular 
|
dīnehum:
dinlerini 
|
lehven:
bir eğlence 
|
veleǐben:
ve oyun 
|
ve ğarrathumu:
ve kendilerini aldattı 
|
l-Hayātu:
hayatı 
|
d-dunyā:
dünya 
|
felyevme:
bugün 
|
nensāhum:
biz de onları unuturuz 
|
kemā:
gibi 
|
nesū:
unuttukları 
|
liḳā'e:
karşılaşacaklarını 
|
yevmihim:
günleriyle 
|
hāƶā:
bu 
|
ve mā:
ve 
|
kānū:
ettikleri 
|
biāyātinā:
ayetlerimizi 
|
yecHadūne:
bile bile inkar 
|
52. |
veleḳad:
gerçekten 
|
ci'nāhum:
onlara getirdik 
|
bikitābin:
bir Kitap 
|
feSSalnāhu:
açıkladığımız 
|
ǎlā:
göre 
|
ǐlmin:
bilgiye 
|
huden:
yol gösterici 
|
ve raHmeten:
ve rahmet olan 
|
liḳavmin:
bir toplum için 
|
yu'minūne:
inanan 
|
53. |
hel:
mı? 
|
yenZurūne:
gözetiyorlar 
|
illā:
ille 
|
te'vīlehu:
onun te'vilini 
|
yevme:
gün 
|
ye'tī:
geldiği 
|
te'vīluhu:
onun te'vili 
|
yeḳūlu:
derler ki 
|
elleƶīne:
olanlar 
|
nesūhu:
onu unutmuş 
|
min:

|
ḳablu:
önceden 
|
ḳad:
doğrusu 
|
cā'et:
getirmiş 
|
rusulu:
elçileri 
|
rabbinā:
Rabbimizin 
|
bil-Haḳḳi:
gerçeği 
|
fehel:
var mı ki? 
|
lenā:
bizim 
|
min:

|
şufeǎā'e:
şefa'atçilerimiz 
|
feyeşfeǔ:
şefa'at etsinler 
|
lenā:
bize 
|
ev:
yahut 
|
nuraddu:
tekrar geri döndürülür müyüz ki 
|
feneǎ'mele:
yapalım 
|
ğayra:
başkasını 
|
lleƶī:
şeylerden 
|
kunnā:

|
neǎ'melu:
yaptıklarımızdan 
|
ḳad:
muhakkak 
|
ḣasirū:
onlar ziyana soktular 
|
enfusehum:
kendilerini 
|
ve Delle:
ve saptı 
|
ǎnhum:
kendilerinden 
|
mā:
şeyler 
|
kānū:
oldukları 
|
yefterūne:
uyduruyor 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; A’râf Suresi 48-53. Ayetler) — kuranmeali.eu/7/48
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.