A’râf Suresi 158-162. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
158. |
ḳul:
de ki 
|
yā :
EY/HEY/AH 
|
eyyuhā:
SİZ! 
|
n-nāsu:
insanlar 
|
innī:
muhakkak ben 
|
rasūlu:
Elçisiyim 
|
llahi:
Allah'ın 
|
ileykum:
sizin 
|
cemīǎn:
hepinize 
|
lleƶī:

|
lehu:
onundur 
|
mulku:
mülkü 
|
s-semāvāti:
göklerin 
|
vel'erDi:
ve yerin 
|
lā:
yoktur 
|
ilāhe:
tanrı 
|
illā:
başka 
|
huve:
kendisinden 
|
yuHyī:
yaşatır 
|
ve yumītu:
ve öldürür 
|
fe āminū:
gelin inanın 
|
billahi:
Allah'a 
|
ve rasūlihi:
ve O'nun Elçisine 
|
n-nebiyyi:
peygamberi 
|
l-ummiyyi:
ümmi 
|
lleƶī:
ki o 
|
yu'minu:
inanmaktadır 
|
billahi:
Allah'a 
|
ve kelimātihi:
ve O'nun sözlerine 
|
vettebiǔhu:
O'na uyun ki 
|
leǎllekum:
belki 
|
tehtedūne:
doğru yolu bulursunuz 
|
159. |
ve min:
ve 
|
ḳavmi:
kavminden 
|
mūsā:
Musa'nın 
|
ummetun:
bir topluluk vardır 
|
yehdūne:
hakka götüren 
|
bil-Haḳḳi:
doğrulukla 
|
ve bihi:
ve onunla 
|
yeǎ'dilūne:
adalet yapan 
|
160. |
ve ḳaTTaǎ'nāhumu:
ve biz onları ayırdık 
|
ṧnetey:
iki (oniki) 
|
ǎşrate:
on (oniki) 
|
esbāTen:
kabileye 
|
umemen:
ümmetler halinde 
|
ve evHaynā:
vahyettik 
|
ilā:

|
mūsā:
Musa'ya 
|
iƶi:
zaman 
|
stesḳāhu:
su istediği 
|
ḳavmuhu:
kavmin 
|
eni:
diye 
|
Drib:
vur 
|
biǎSāke:
asanla 
|
l-Hacera:
taşa 
|
fenbeceset:
ve fışkırdı 
|
minhu:
ondan (taştan) 
|
ṧnetā:
iki (oniki) 
|
ǎşrate:
on (oniki) 
|
ǎynen:
göze 
|
ḳad:
şüphesiz 
|
ǎlime:
bildi 
|
kullu:
her 
|
unāsin:
kabile 
|
meşrabehum:
içeceği yeri 
|
ve Zellelnā:
ve gölge yaptık 
|
ǎleyhimu:
üzerlerine 
|
l-ğamāme:
bulutla 
|
ve enzelnā:
ve indirdik 
|
ǎleyhimu:
onlara 
|
l-menne:
kudret helvası 
|
ve sselvā:
ve bıldırcın eti 
|
kulū:
yeyin 
|
min:
-dan 
|
Tayyibāti:
güzel olanlar- 
|
mā:
şeylerden 
|
razeḳnākum:
sizi rızıklandırdığımız 
|
ve mā:
ama 
|
Zelemūnā:
onlar bize zulmetmediler 
|
velākin:
fakat 
|
kānū:
onlar 
|
enfusehum:
kendi kendilerine 
|
yeZlimūne:
zulmediyorlardı 
|
161. |
ve iƶ:
zaman 
|
ḳīle:
denildiği 
|
lehumu:
onlara 
|
skunū:
oturun 
|
hāƶihi:
şu 
|
l-ḳaryete:
kentte 
|
ve kulū:
ve yeyin 
|
minhā:
orada 
|
Hayṧu:
yerden 
|
şi'tum:
dilediğiniz 
|
ve ḳūlū:
ve deyin 
|
HiTTatun:
affet 
|
vedḣulū:
ve girin 
|
l-bābe:
kapıdan 
|
succeden:
secde ederek 
|
neğfir:
bağışlayalım 
|
lekum:
sizin 
|
ḣaTiyātikum:
hatalarınızı 
|
senezīdu:
biz daha fazlasını da vereceğiz 
|
l-muHsinīne:
iyilik edenlere 
|
162. |
febeddele:
değiştirdiler 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
Zelemū:
zulmeden(ler) 
|
minhum:
içlerinden 
|
ḳavlen:
sözü 
|
ğayra:
başkasıyla 
|
lleƶī:

|
ḳīle:
söylenenden 
|
lehum:
kendilerine 
|
feerselnā:
biz de gönderdik 
|
ǎleyhim:
üzerlerine 
|
riczen:
bir azab 
|
mine:
-ten 
|
s-semāi:
gök- 
|
bimā:
dolayı 
|
kānū:
ettiklerinden 
|
yeZlimūne:
haksızlık 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; A’râf Suresi 158-162. Ayetler) — kuranmeali.eu/7/158
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.