En’âm Suresi 20-27. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
20. |
elleƶīne:
kendilerine 
|
āteynāhumu:
verdiklerimiz 
|
l-kitābe:
Kitap 
|
yeǎ'rifūnehu:
onu tanırlar 
|
kemā:
gibi 
|
yeǎ'rifūne:
tanıdıkları 
|
ebnā'ehumu:
oğullarını 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
ḣasirū:
ziyana sokan(lar) 
|
enfusehum:
kendilerini 
|
fehum:
onlar 
|
lā:

|
yu'minūne:
inanmazlar 
|
21. |
ve men:
ve kim olabilir? 
|
eZlemu:
daha zalim 
|
mimmeni:
edenlerden 
|
fterā:
iftira 
|
ǎlā:
karşı 
|
llahi:
Allah'a 
|
keƶiben:
yalanı 
|
ev:
ya da 
|
keƶƶebe:
yalanlayandan 
|
biāyātihi:
O'nun ayetlerini 
|
innehu:
şüphesiz 
|
lā:

|
yufliHu:
kurtuluş yüzü görmezler 
|
Z-Zālimūne:
zalimler 
|
22. |
ve yevme:
ve gün 
|
neHşuruhum:
topladığımız 
|
cemīǎn:
hepsini 
|
ṧumme:
sonra 
|
neḳūlu:
dediğimiz 
|
lilleƶīne:
kimselere 
|
eşrakū:
ortak koşan(lara) 
|
eyne:
hani nerede? 
|
şurakā'ukumu:
ortaklarınız 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
kuntum:
olduğunuz 
|
tez'ǔmūne:
zannetmekte 
|
23. |
ṧumme:
sonra 
|
lem:

|
tekun:
kalmadığı 
|
fitnetuhum:
onların çareleri 
|
illā:
başka 
|
en:

|
ḳālū:
demelerinden 
|
vellehi:
Allah'a andolsun ki 
|
rabbinā:
Rabbimiz 
|
mā:

|
kunnā:
biz değildik 
|
muşrikīne:
ortak koşanlar 
|
24. |
unZur:
bak 
|
keyfe:
nasıl 
|
keƶebū:
yalan söylediler 
|
ǎlā:
karşı 
|
enfusihim:
kendilerine 
|
ve Delle:
ve sapıp gitti 
|
ǎnhum:
kendilerinden 
|
mā:
şeyler 
|
kānū:
oldukları 
|
yefterūne:
uydurduruyor(lar) 
|
25. |
ve minhum:
içlerinden vardır 
|
men:
kimseler 
|
yestemiǔ:
dinleyen 
|
ileyke:
seni 
|
veceǎlnā:
fakat biz koyduk 
|
ǎlā:
üstüne 
|
ḳulūbihim:
kalblerinin 
|
ekinneten:
perdeler 
|
en:

|
yefḳahūhu:
onu anlamalarına engel 
|
ve fī:
ve içine 
|
āƶānihim:
kulaklarının 
|
veḳran:
ağırlık 
|
ve in:
ve eğer 
|
yerav:
görseler de 
|
kulle:
her 
|
āyetin:
mu'cizeyi 
|
lā:
asla 
|
yu'minū:
inanmazlar 
|
bihā:
ona 
|
Hattā:
hatta 
|
iƶā:
zaman 
|
cā'ūke:
sana geldikleri 
|
yucādilūneke:
seninle tartışırlar 
|
yeḳūlu:
derler 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
keferū:
inkar eden(ler) 
|
in:

|
hāƶā:
bu 
|
illā:
başka değildir 
|
esāTīru:
masallarından 
|
l-evvelīne:
eskilerin 
|
26. |
ve hum:
ve onlar 
|
yenhevne:
hem menederler 
|
ǎnhu:
ondan 
|
ve yenevne:
hem de uzak dururlar 
|
ǎnhu:
ondan 
|
ve in:
ve böylece 
|
yuhlikūne:
mahvediyorlar 
|
illā:
yalnız 
|
enfusehum:
kendilerini 
|
ve mā:
değiller 
|
yeş'ǔrūne:
farkında 
|
27. |
velev:
ve eğer 
|
terā:
bir görsen 
|
iƶ:
iken 
|
vuḳifū:
durdurulmuş 
|
ǎlā:
başında 
|
n-nāri:
ateşin 
|
feḳālū:
dediklerini 
|
yā:
EY/HEY/AH 
|
leytenī:
keşke ben 
|
nuraddu:
geri döndürülseydik 
|
ve lā:
ve 
|
nukeƶƶibe:
yalanlamasaydık 
|
biāyāti:
ayetlerini 
|
rabbinā:
Rabbimizin 
|
ve nekūne:
ve olsaydık 
|
mine:
-dan 
|
l-mu'minīne:
inananlar- 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; En’âm Suresi 20-27. Ayetler) — kuranmeali.eu/6/20
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.