En’âm Suresi 17-27. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
17. |ve in: ve eğer | yemseske: sana dokundursa | llahu: Allah | biDurrin: bir zarar | felā: yoktur | kāşife: açacak | lehu: onu | illā: başka | huve: kendisinden | ve in: ve eğer | yemseske: sana dokundursa | biḣayrin: bir hayır | fehuve: kuşkusuz O | ǎlā: | kulli: her | şey'in: şeyi | ḳadīrun: yapabilendir |
18. |ve huve: ve O | l-ḳāhiru: tam hakimdir | fevḳa: üstünde | ǐbādihi: kullarının | ve huve: ve O | l-Hakīmu: herşeyi yerli yerince yapan | l-ḣabīru: haber alandır |
19. |ḳul: de ki | eyyu: hangi | şey'in: şey | ekberu: daha büyüktür | şehādeten: şahidlik bakımından | ḳuli: de ki | llahu: Allah | şehīdun: şahiddir | beynī: benimle | ve beynekum: sizin aranızda | ve ūHiye: ve vahyolundu | ileyye: bana | hāƶā: bu | l-ḳurānu: Kur'an | liunƶirakum: sizi uyarayım | bihi: onunla | ve men: ve herkesi | beleğa: ulaştığı | einnekum: siz | leteşhedūne: şahidlik ediyor musunuz? | enne: gerçekten | meǎ: ile beraber | llahi: Allah | āliheten: tanrılar olduğuna | uḣrā: başka | ḳul: de ki | : | eşhedu: ben şahidlik etmem | ḳul: de ki | innemā: ancak | huve: O | ilāhun: Tanrıdır | vāHidun: tek bir | ve innenī: şüphesiz ben | berī'un: uzağım | mimmā: şeylerden | tuşrikūne: sizin ortak koştuğunuz |
20. |elleƶīne: kendilerine | āteynāhumu: verdiklerimiz | l-kitābe: Kitap | yeǎ'rifūnehu: onu tanırlar | kemā: gibi | yeǎ'rifūne: tanıdıkları | ebnā'ehumu: oğullarını | elleƶīne: kimseler | ḣasirū: ziyana sokan(lar) | enfusehum: kendilerini | fehum: onlar | : | yu'minūne: inanmazlar |
21. |ve men: ve kim olabilir? | eZlemu: daha zalim | mimmeni: edenlerden | fterā: iftira | ǎlā: karşı | llahi: Allah'a | keƶiben: yalanı | ev: ya da | keƶƶebe: yalanlayandan | biāyātihi: O'nun ayetlerini | innehu: şüphesiz | : | yufliHu: kurtuluş yüzü görmezler | Z-Zālimūne: zalimler |
22. |ve yevme: ve gün | neHşuruhum: topladığımız | cemīǎn: hepsini | ṧumme: sonra | neḳūlu: dediğimiz | lilleƶīne: kimselere | eşrakū: ortak koşan(lara) | eyne: hani nerede? | şurakā'ukumu: ortaklarınız | elleƶīne: kimseler | kuntum: olduğunuz | tez'ǔmūne: zannetmekte |
23. |ṧumme: sonra | lem: | tekun: kalmadığı | fitnetuhum: onların çareleri | illā: başka | en: | ḳālū: demelerinden | vellehi: Allah'a andolsun ki | rabbinā: Rabbimiz | : | kunnā: biz değildik | muşrikīne: ortak koşanlar |
24. |unZur: bak | keyfe: nasıl | keƶebū: yalan söylediler | ǎlā: karşı | enfusihim: kendilerine | ve Delle: ve sapıp gitti | ǎnhum: kendilerinden | : şeyler | kānū: oldukları | yefterūne: uydurduruyor(lar) |
25. |ve minhum: içlerinden vardır | men: kimseler | yestemiǔ: dinleyen | ileyke: seni | veceǎlnā: fakat biz koyduk | ǎlā: üstüne | ḳulūbihim: kalblerinin | ekinneten: perdeler | en: | yefḳahūhu: onu anlamalarına engel | ve fī: ve içine | āƶānihim: kulaklarının | veḳran: ağırlık | ve in: ve eğer | yerav: görseler de | kulle: her | āyetin: mu'cizeyi | : asla | yu'minū: inanmazlar | bihā: ona | Hattā: hatta | iƶā: zaman | cā'ūke: sana geldikleri | yucādilūneke: seninle tartışırlar | yeḳūlu: derler | elleƶīne: kimseler | keferū: inkar eden(ler) | in: | hāƶā: bu | illā: başka değildir | esāTīru: masallarından | l-evvelīne: eskilerin |
26. |ve hum: ve onlar | yenhevne: hem menederler | ǎnhu: ondan | ve yenevne: hem de uzak dururlar | ǎnhu: ondan | ve in: ve böylece | yuhlikūne: mahvediyorlar | illā: yalnız | enfusehum: kendilerini | ve mā: değiller | yeş'ǔrūne: farkında |
27. |velev: ve eğer | terā: bir görsen | : iken | vuḳifū: durdurulmuş | ǎlā: başında | n-nāri: ateşin | feḳālū: dediklerini | : EY/HEY/AH | leytenī: keşke ben | nuraddu: geri döndürülseydik | ve lā: ve | nukeƶƶibe: yalanlamasaydık | biāyāti: ayetlerini | rabbinā: Rabbimizin | ve nekūne: ve olsaydık | mine: -dan | l-mu'minīne: inananlar- |
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; En’âm Suresi 17-27. Ayetler) — kuranmeali.eu/6/17
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.