Mâide Suresi 45-48. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
45. |وَكَتَبْنَا: ve yazdık | عَلَيْهِمْ: onlara | فِيهَا: onda | أَنَّ: mukakkak | النَّفْسَ: cana | بِالنَّفْسِ: can | وَالْعَيْنَ: ve göze | بِالْعَيْنِ: göz | وَالْأَنْفَ: ve buruna | بِالْأَنْفِ: burun | وَالْأُذُنَ: ve kulağa | بِالْأُذُنِ: kulak | وَالسِّنَّ: ve dişe | بِالسِّنِّ: diş | وَالْجُرُوحَ: ve yaralara | قِصَاصٌ: kısas | فَمَنْ: kim | تَصَدَّقَ: bağışlarsa | بِهِ: bunu | فَهُوَ: o | كَفَّارَةٌ: keffaret olur | لَهُ: kendisi için | وَمَنْ: ve kim | لَمْ: | يَحْكُمْ: hükmetmezse | بِمَا: ile | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | فَأُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlar | الظَّالِمُونَ: zalimlerdir |
46. |وَقَفَّيْنَا: ve gönderdik | عَلَىٰ: üzerine | اثَارِهِمْ: onların ardından | بِعِيسَى: Îsa'yı | ابْنِ: oğlu | مَرْيَمَ: Meryem | مُصَدِّقًا: doğrulayıcı olarak | لِمَا: olan | بَيْنَ: | يَدَيْهِ: ellerinde | مِنَ: | التَّوْرَاةِ: Tevrat'ı | وَاتَيْنَاهُ: ve ona verdik | الْإِنْجِيلَ: İncil'i | فِيهِ: içinde bulunan | هُدًى: yol gösterme | وَنُورٌ: ve nur | وَمُصَدِّقًا: ve doğrulayan | لِمَا: olan | بَيْنَ: | يَدَيْهِ: ellerinde | مِنَ: | التَّوْرَاةِ: Tevrat'ı | وَهُدًى: ve yol gösterici | وَمَوْعِظَةً: ve öğüt | لِلْمُتَّقِينَ: korunanlar için |
47. |وَلْيَحْكُمْ: hükmetsinler | أَهْلُ: sahipleri | الْإِنْجِيلِ: İncil | بِمَا: ile | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | فِيهِ: onda | وَمَنْ: ve kim | لَمْ: | يَحْكُمْ: hükmetmezse | بِمَا: ilr | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | فَأُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlar | الْفَاسِقُونَ: fasıklardır |
48. |وَأَنْزَلْنَا: ve indirdik | إِلَيْكَ: sana | الْكِتَابَ: Kitabı | بِالْحَقِّ: gerçekle | مُصَدِّقًا: doğrulayıcı | لِمَا: bulunan | بَيْنَ: | يَدَيْهِ: ellerinde | مِنَ: | الْكِتَابِ: Kitabı | وَمُهَيْمِنًا: ve kollayıp koruyucu olarak | عَلَيْهِ: onu | فَاحْكُمْ: artık hükmet | بَيْنَهُمْ: onların aralarında | بِمَا: ile | أَنْزَلَ: indirdiği | اللَّهُ: Allah'ın | وَلَا: | تَتَّبِعْ: ve uyma | أَهْوَاءَهُمْ: onların keyiflerine | عَمَّا: | جَاءَكَ: sana gelen | مِنَ: | الْحَقِّ: gerçek(ten ayrılıp) | لِكُلٍّ: her biriniz için | جَعَلْنَا: belirledik | مِنْكُمْ: sizden | شِرْعَةً: bir şeri'at | وَمِنْهَاجًا: ve bir yol | وَلَوْ: ve eğer | شَاءَ: isteseydi | اللَّهُ: Allah | لَجَعَلَكُمْ: hepinizi yapardı | أُمَّةً: ümmet | وَاحِدَةً: bir tek | وَلَٰكِنْ: fakat | لِيَبْلُوَكُمْ: sizi sınamak istedi | فِي: | مَا: ile | اتَاكُمْ: size verdiği | فَاسْتَبِقُوا: öyleyse koşun | الْخَيْرَاتِ: hayır işlerine | إِلَى: | اللَّهِ: Allah'adır | مَرْجِعُكُمْ: dönüşü | جَمِيعًا: hepinizin | فَيُنَبِّئُكُمْ: O size haber verecektir | بِمَا: şeyleri | كُنْتُمْ: olduğunuz | فِيهِ: onda | تَخْتَلِفُونَ: ayrılığa düşmüş |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Mâide Suresi 45-48. Ayetler) — kuranmeali.eu/5/45
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.