Mâide Suresi 41-49. Ayet — Celal Yıldırım Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
41. Ey Peygamber! Ağızlarıyla İnandık deyip kalbleri inanmayanlarla Yahudilerden küfre koşuşanlar seni üzmesin. Onlar yalana iyice kulak verir, sana gelmeyen bir topluluktan yana kulak kabartıp casusluk yaparlar ; kelimeleri yerine konulmuşken kaydırıp değiştirirler de, «size bu anlamda (bir hüküm) verirlerse alın, böyle vermezlerse kaçının !» derler. Allah kimin fitne içinde kalmasını dilerse artık onun için Allah'tan (doğru yolu bulmasına) hiçbir şey ile sahip olamazsın. İşte onlar öyle kimselerdir ki Allah onların kalblerini temizlemeyi dilememiştir. Dünya'da onlar için aşağılık ve rüsvaylık, Âhirette de onlara büyük bir azâb vardır.
42. Yalana iyice kulak verirler, durmadan haram yerler. Şayet sana gelirlerse, aralarında hükmet veya (istersen) kendilerinden yüzçevir. Yüzçevirecek olursan sana elbette hiçbir zarar veremezler. Hükmedecek olursan aralarında adalet ve insafla hükmet. Çünkü Allah şüphe yok ki âdil ve insaflı olanları sever.
43. Hem içinde Allah'ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarında bulunduğu halde nasıl oluyor da (bu ciddi ve samimi olmayan kişiler) seni hakem ediniyorlar?! Sonra da (samimiyetsizliklerini ortaya koyup) verdiğin hükümden yüzçeviriyor, arka dönüyorlar.
44. Şüphesiz ki, biz, içinde hidâyet (doğru yolu gösterici ve ona iletici) ve (kafa ile gönülleri) aydınlatıcı (belgeler) bulunan Tevrat'ı indirdik. Kendilerini (hakka) teslim eden peygamberler, Yahudiler arasında onunla hükmederlerdi; yine onlardan Rabb için yol gösterenleri de, bilginleri de Allah'ın kitabından muhafazasıyla emrolundukları hususlarla hükmederlerdi. Ve onlar buna şahitlerdi de.. (Ey hükmetme durumunda olanlar !) artık insanlardan korkmayın benden korkun ; âyetlerimizi az bir değere satmayın. Kim Allah'ın Indlrdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerdir.
45. Tevrat'ta onlara (şunu da) yazıp farz kıldık : Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralar misliyle karşılık görür. Ama kim bu hakkını sadaka olarak bağışlarsa, (günahlarına) keffarettir. Kim de Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar zâlimlerdir.
46. Ardından da peygamberlerin izleri üzerine Meryem oğlu İsa'yı. önündeki Tevrat'ı tasdîk edici olarak gönderdik ve ona, içinde hidâyet (doğru yolu gösterici, kalb ve kafaları) aydınlatıcı belgeler bulunan, sakınanlar için hidâyet ve öğüt olan İncil'i verdik.
47. (Onlara dedik ki:) Artık İncil'e bağlı olanlar, Allah'ın onda indirdiğiyle hükmetsin. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar Hak yolunu ve ilâhî sınırları aşan günahkârlardır.
48. Sana da (Ey Muhammed !) önündeki kitabı (Tevrat, Zebur ve İncil'i) doğrulayan, onları gözetip denetliyerek tashîh eden HAK KİTAB'I indirdik. Artık onlar arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet; sana gelen haktan sonra onların heveslerine uyma. Her biriniz için bir şeriat ve açık bir yol meydana getirdik. Eğer Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı ; ama size verdiğiyle sizi denemek için (tek bir ümmet yapmadı). O halde hayırlara koşuşun ; hepinizin dönüşü ancak Allah'adır. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden size O haber verecektir.
49. Ve artık aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet; onların arzu ve heveslerine uyma ; Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmında seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bilmiş ol ki, Allah bazı günahlarından dolayı onları musîbete uğratmak istiyor ve hem insanların çoğu gerçekten ilâhî sınırları aşanlardır.
(Celal Yıldırım Meali; Mâide Suresi 41-49. Ayetler) — kuranmeali.eu/5/41
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.