Mâide Suresi 107-110. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
107. |
fein:
eğer 
|
ǔṧira:
anlaşılırsa 
|
ǎlā:

|
ennehumā:
onların 
|
steHaḳḳā:
işledikleri 
|
iṧmen:
bir günah 
|
fe āḣarāni:
başka iki kişi 
|
yeḳūmāni:
geçer 
|
meḳāmehumā:
onların yerine 
|
mine:

|
elleƶīne:
kendisine 
|
steHaḳḳa:
haksızlık edilenlerden 
|
ǎleyhimu:
onların üzerine 
|
l-evleyāni:
daha layık 
|
fe yuḳsimāni:
yemin ederler 
|
billahi:
Allah'a 
|
leşehādetunā:
mutlaka bizim şahidliğimiz 
|
eHaḳḳu:
daha doğrudur 
|
min:

|
şehādetihimā:
onların şahidliğinden 
|
ve mā:

|
ǎ'tedeynā:
biz (hakka) tecavüz etmedik 
|
innā:
yoksa biz elbette 
|
iƶen:
o zaman 
|
lemine:
oluruz 
|
Z-Zālimīne:
zalimlerden 
|
108. |
ƶālike:
budur 
|
ednā:
en uygun olan 
|
en:

|
ye'tū:
yapmalarına 
|
biş-şehādeti:
şahidliği 
|
ǎlā:
üzerine 
|
vechihā:
gereği 
|
ev:
yahut 
|
yeḣāfū:
korkmalarına 
|
en:

|
turadde:
reddedilmesinden 
|
eymānun:
yeminlerin 
|
beǎ'de:
sonra 
|
eymānihim:
yeminlerinden 
|
vetteḳū:
korkun 
|
llahe:
Allah'tan 
|
vesmeǔ:
ve iyi dinleyin 
|
vallahu:
Allah 
|
lā:

|
yehdī:
doğru yola iletmez 
|
l-ḳavme:
topluluğu 
|
l-fāsiḳīne:
yoldan çıkan 
|
109. |
yevme:
gün 
|
yecmeǔ:
toplayacağı 
|
llahu:
Allah 
|
r-rusule:
Elçileri 
|
fe yeḳūlu:
derler 
|
māƶā:
ne? 
|
ucibtum:
size cevap verildi 
|
ḳālū:
derler 
|
lā:

|
ǐlme:
bilgimiz yok 
|
lenā:
bizim 
|
inneke:
yalnız sensin 
|
ente:
sen 
|
ǎllāmu:
bilen 
|
l-ğuyūbi:
gizlileri 
|
110. |
iƶ:
hani 
|
ḳāle:
demişti ki 
|
llahu:
Allah 
|
yā:
EY/HEY/AH 
|
ǐysā:
Îsa 
|
bne:
oğlu 
|
meryeme:
Meryem 
|
ƶkur:
hatırla 
|
niǎ'metī:
ni'metimi 
|
ǎleyke:
sana olan 
|
ve ǎlā:
ve olan 
|
velidetike:
annene 
|
iƶ:
hani 
|
eyyedtuke:
seni desteklemiştim 
|
birūHi:
Ruh ile 
|
l-ḳudusi:
l-Kudüs 
|
tukellimu:
konuşuyordun 
|
n-nāse:
insanlarla 
|
fī:

|
l-mehdi:
beşikte iken 
|
ve kehlen:
ve yetişkin iken 
|
ve iƶ:
hani 
|
ǎllemtuke:
sana öğrettim 
|
l-kitābe:
Kitabı 
|
velHikmete:
ve hikmeti 
|
ve ttevrāte:
ve Tevrat'ı 
|
vel'incīle:
ve İncil'i 
|
ve iƶ:
hani 
|
teḣluḳu:
yaratıyor 
|
mine:
-dan 
|
T-Tīni:
çamur- 
|
kehey'eti:
şeklinde bir şey 
|
T-Tayri:
kuş 
|
biiƶnī:
benim iznimle 
|
fetenfuḣu:
üflüyordun 
|
fīhā:
içine 
|
fe tekūnu:
oluyordu 
|
Tayran:
kuş 
|
biiƶnī:
benim iznimle 
|
ve tubriu:
ve iyileştiriyordun 
|
l-ekmehe:
anadan doğma körü 
|
vel'ebraSa:
ve alacalıyı 
|
biiƶnī:
benim iznimle 
|
ve iƶ:
ve hani 
|
tuḣricu:
çıkarıyordun 
|
l-mevtā:
ölüleri 
|
biiƶnī:
benim iznimle 
|
ve iƶ:
ve hani 
|
kefeftu:
savmıştım 
|
benī:
oğullarını 
|
isrāīle:
İsrail 
|
ǎnke:
senden 
|
iƶ:
zaman 
|
ci'tehum:
sen onlara getirdiğin 
|
bil-beyyināti:
açık deliller 
|
feḳāle:
demişti 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
keferū:
inkar eden(ler) 
|
minhum:
içlerinden 
|
in:

|
hāƶā:
bu 
|
illā:
başka bir şey değil 
|
siHrun:
bir büyüden 
|
mubīnun:
apaçık 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Mâide Suresi 107-110. Ayetler) — kuranmeali.eu/5/107
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.