Ahkâf Suresi 17-20. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
17. |
وَالَّذِي:
ve o kimse 
|
قَالَ:
dedi 
|
لِوَالِدَيْهِ:
anasına babasına 
|
أُفٍّ:
öf 
|
لَكُمَا:
size 
|
أَتَعِدَانِنِي:
siz bana va'd mı ediyorsunuz? 
|
أَنْ:

|
أُخْرَجَ:
benim çıkarılacağımı 
|
وَقَدْ:
gelip geçmiş iken 
|
خَلَتِ:
gelip geçmiş iken 
|
الْقُرُونُ:
nice nesiller 
|
مِنْ:

|
قَبْلِي:
benden önce 
|
وَهُمَا:
onlar ise 
|
يَسْتَغِيثَانِ:
sığınarak 
|
اللَّهَ:
Allah'a 
|
وَيْلَكَ:
yazık sana (dediler) 
|
امِنْ:
iman et! 
|
إِنَّ:
şüphesiz 
|
وَعْدَ:
sözü 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
حَقٌّ:
gerçektir 
|
فَيَقُولُ:
derken o der ki 
|
مَا:
değildir 
|
هَٰذَا:
bu 
|
إِلَّا:
başka bir şey 
|
أَسَاطِيرُ:
masallarından 
|
الْأَوَّلِينَ:
eskilerin 
|
18. |
أُولَٰئِكَ:
işte onlar 
|
الَّذِينَ:
kimselerdir 
|
حَقَّ:
hak olan 
|
عَلَيْهِمُ:
kendilerine 
|
الْقَوْلُ:
(azab) söz(ü) 
|
فِي:
arasında 
|
أُمَمٍ:
toplulukları 
|
قَدْ:
gelip geçen 
|
خَلَتْ:
gelip geçen 
|
مِنْ:

|
قَبْلِهِمْ:
kendilerinden önce 
|
مِنَ:
-den 
|
الْجِنِّ:
cin(ler)- 
|
وَالْإِنْسِ:
ve insan(lardan) 
|
إِنَّهُمْ:
gerçekten onlar 
|
كَانُوا:

|
خَاسِرِينَ:
ziyana uğrayanlardır 
|
19. |
وَلِكُلٍّ:
her birinin vardır 
|
دَرَجَاتٌ:
dereceleri 
|
مِمَّا:
işlerden 
|
عَمِلُوا:
yaptıkları 
|
وَلِيُوَفِّيَهُمْ:
ve onlara tam verir 
|
أَعْمَالَهُمْ:
yaptıklarının karşılığını 
|
وَهُمْ:
ve onlara 
|
لَا:
asla 
|
يُظْلَمُونَ:
haksızlık edilmez 
|
20. |
وَيَوْمَ:
ve gün 
|
يُعْرَضُ:
sunulacakları 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
كَفَرُوا:
inkar eden(ler) 
|
عَلَى:

|
النَّارِ:
ateşe 
|
أَذْهَبْتُمْ:
zayi ettiniz 
|
طَيِّبَاتِكُمْ:
bütün güzelliklerinizi 
|
فِي:

|
حَيَاتِكُمُ:
hayatınızda 
|
الدُّنْيَا:
dünya 
|
وَاسْتَمْتَعْتُمْ:
ve sefa sürdünüz 
|
بِهَا:
bunlarla 
|
فَالْيَوْمَ:
bugün 
|
تُجْزَوْنَ:
cezalandırılacaksınız 
|
عَذَابَ:
bir azab ile 
|
الْهُونِ:
alçaltıcı 
|
بِمَا:
ötürü 
|
كُنْتُمْ:

|
تَسْتَكْبِرُونَ:
büyüklük taslamanızdan 
|
فِي:

|
الْأَرْضِ:
yeryüzünde 
|
بِغَيْرِ:
haksız yere 
|
الْحَقِّ:
haksız yere 
|
وَبِمَا:
ötürü 
|
كُنْتُمْ:

|
تَفْسُقُونَ:
ve yoldan çıkmanızdan 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Ahkâf Suresi 17-20. Ayetler) — kuranmeali.eu/46/17
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.