Ahkâf Suresi 15-18. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
15. |وَوَصَّيْنَا: ve biz tavsiye ettik | الْإِنْسَانَ: insana | بِوَالِدَيْهِ: ana babasına | إِحْسَانًا: iyilik etmesini | حَمَلَتْهُ: onu taşıdı | أُمُّهُ: anası | كُرْهًا: zahmetle | وَوَضَعَتْهُ: ve doğurdu onu | كُرْهًا: zahmetle | وَحَمْلُهُ: taşınması ise | وَفِصَالُهُ: ve sütten kesilmesi | ثَلَاثُونَ: otuz | شَهْرًا: aydır | حَتَّىٰ: nihayet | إِذَا: zaman | بَلَغَ: erdiği | أَشُدَّهُ: güçlü çağına | وَبَلَغَ: ve varınca | أَرْبَعِينَ: kırk | سَنَةً: yaşına | قَالَ: dedi | رَبِّ: Rabbim | أَوْزِعْنِي: beni sevk eyle | أَنْ: | أَشْكُرَ: şükretmeğe | نِعْمَتَكَ: ni'metine | الَّتِي: | أَنْعَمْتَ: verdiğin | عَلَيَّ: bana | وَعَلَىٰ: ve | وَالِدَيَّ: anama babama | وَأَنْ: ve | أَعْمَلَ: yapmağa | صَالِحًا: yararlı işler | تَرْضَاهُ: razı olacağın | وَأَصْلِحْ: ve salahı devam ettir | لِي: benim için | فِي: içinde | ذُرِّيَّتِي: zürriyetim | إِنِّي: şüphesiz ben | تُبْتُ: yüz tuttum | إِلَيْكَ: sana | وَإِنِّي: ve elbette ben | مِنَ: | الْمُسْلِمِينَ: teslim olanlardanım |
16. |أُولَٰئِكَ: onlar | الَّذِينَ: öyle kişilerdir ki | نَتَقَبَّلُ: kabul ederiz | عَنْهُمْ: onlardan | أَحْسَنَ: en iyisini | مَا: | عَمِلُوا: yaptıklarının | وَنَتَجَاوَزُ: ve geçeriz | عَنْ: -nden | سَيِّئَاتِهِمْ: onların kötülükleri- | فِي: arasındadırlar | أَصْحَابِ: halkı | الْجَنَّةِ: cennet | وَعْدَ: sözdür | الصِّدْقِ: doğru | الَّذِي: | كَانُوا: olunan | يُوعَدُونَ: kendilerine va'd |
17. |وَالَّذِي: ve o kimse | قَالَ: dedi | لِوَالِدَيْهِ: anasına babasına | أُفٍّ: öf | لَكُمَا: size | أَتَعِدَانِنِي: siz bana va'd mı ediyorsunuz? | أَنْ: | أُخْرَجَ: benim çıkarılacağımı | وَقَدْ: gelip geçmiş iken | خَلَتِ: gelip geçmiş iken | الْقُرُونُ: nice nesiller | مِنْ: | قَبْلِي: benden önce | وَهُمَا: onlar ise | يَسْتَغِيثَانِ: sığınarak | اللَّهَ: Allah'a | وَيْلَكَ: yazık sana (dediler) | امِنْ: iman et! | إِنَّ: şüphesiz | وَعْدَ: sözü | اللَّهِ: Allah'ın | حَقٌّ: gerçektir | فَيَقُولُ: derken o der ki | مَا: değildir | هَٰذَا: bu | إِلَّا: başka bir şey | أَسَاطِيرُ: masallarından | الْأَوَّلِينَ: eskilerin |
18. |أُولَٰئِكَ: işte onlar | الَّذِينَ: kimselerdir | حَقَّ: hak olan | عَلَيْهِمُ: kendilerine | الْقَوْلُ: (azab) söz(ü) | فِي: arasında | أُمَمٍ: toplulukları | قَدْ: gelip geçen | خَلَتْ: gelip geçen | مِنْ: | قَبْلِهِمْ: kendilerinden önce | مِنَ: -den | الْجِنِّ: cin(ler)- | وَالْإِنْسِ: ve insan(lardan) | إِنَّهُمْ: gerçekten onlar | كَانُوا: | خَاسِرِينَ: ziyana uğrayanlardır |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Ahkâf Suresi 15-18. Ayetler) — kuranmeali.eu/46/15
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.