Ahkâf Suresi 12-24. Ayet — Kırık Meal (Transcript) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
12. |
VMN:
ve 
|
GBLH:
ondan önce 
|
KTEB:
Kitabı 
|
MVS:
Musa'nın 
|
ÎMEME:
önder 
|
VRḪMT:
ve rahmet 
|
VHZ̃E:
ve bu 
|
KTEB:
Kitaptır 
|
MṦD̃G:
doğrulayan 
|
LSENE:
diliyle 
|
ARBYE:
Arap 
|
LYNZ̃R:
uyarmak için 
|
ELZ̃YN:
kimseleri 
|
ƵLMVE:
kendilerine yazık eden(leri) 
|
VBŞR:
ve müjde (olan) 
|
LLMḪSNYN:
güzel davrananlar (için) 
|
13. |
ÎN:
şüphesiz 
|
ELZ̃YN:
kimseler 
|
GELVE:
diyen(ler) 
|
RBNE:
Rabbimiz 
|
ELLH:
Allah'tır 
|
S̃M:
sonra 
|
ESTGEMVE:
doğru olanlar 
|
FLE:
yoktur 
|
ḢVF:
korku 
|
ALYHM:
onlara 
|
VLE:
ve değildir 
|
HM:
onlar 
|
YḪZNVN:
üzülecek 
|
14. |
ÊVLÙK:
onlar 
|
ÊṦḪEB:
halkıdır 
|
ELCNT:
cennet 
|
ḢELD̃YN:
ebedi kalacaklardır 
|
FYHE:
orada 
|
CZEÙ:
ceza olarak 
|
BME:
karşılık 
|
KENVE:
olduklarına 
|
YAMLVN:
yapıyorlar 
|
15. |
VVṦYNE:
ve biz tavsiye ettik 
|
ELÎNSEN:
insana 
|
BVELD̃YH:
ana babasına 
|
ÎḪSENE:
iyilik etmesini 
|
ḪMLTH:
onu taşıdı 
|
ÊMH:
anası 
|
KRHE:
zahmetle 
|
VVŽATH:
ve doğurdu onu 
|
KRHE:
zahmetle 
|
VḪMLH:
taşınması ise 
|
VFṦELH:
ve sütten kesilmesi 
|
S̃LES̃VN:
otuz 
|
ŞHRE:
aydır 
|
ḪT:
nihayet 
|
ÎZ̃E:
zaman 
|
BLĞ:
erdiği 
|
ÊŞD̃H:
güçlü çağına 
|
VBLĞ:
ve varınca 
|
ÊRBAYN:
kırk 
|
SNT:
yaşına 
|
GEL:
dedi 
|
RB:
Rabbim 
|
ÊVZANY:
beni sevk eyle 
|
ÊN:

|
ÊŞKR:
şükretmeğe 
|
NAMTK:
ni'metine 
|
ELTY:

|
ÊNAMT:
verdiğin 
|
ALY:
bana 
|
VAL:
ve 
|
VELD̃Y:
anama babama 
|
VÊN:
ve 
|
ÊAML:
yapmağa 
|
ṦELḪE:
yararlı işler 
|
TRŽEH:
razı olacağın 
|
VÊṦLḪ:
ve salahı devam ettir 
|
LY:
benim için 
|
FY:
içinde 
|
Z̃RYTY:
zürriyetim 
|
ÎNY:
şüphesiz ben 
|
TBT:
yüz tuttum 
|
ÎLYK:
sana 
|
VÎNY:
ve elbette ben 
|
MN:

|
ELMSLMYN:
teslim olanlardanım 
|
16. |
ÊVLÙK:
onlar 
|
ELZ̃YN:
öyle kişilerdir ki 
|
NTGBL:
kabul ederiz 
|
ANHM:
onlardan 
|
ÊḪSN:
en iyisini 
|
ME:

|
AMLVE:
yaptıklarının 
|
VNTCEVZ:
ve geçeriz 
|
AN:
-nden 
|
SYÙETHM:
onların kötülükleri- 
|
FY:
arasındadırlar 
|
ÊṦḪEB:
halkı 
|
ELCNT:
cennet 
|
VAD̃:
sözdür 
|
ELṦD̃G:
doğru 
|
ELZ̃Y:

|
KENVE:
olunan 
|
YVAD̃VN:
kendilerine va'd 
|
17. |
VELZ̃Y:
ve o kimse 
|
GEL:
dedi 
|
LVELD̃YH:
anasına babasına 
|
ÊF:
öf 
|
LKME:
size 
|
ÊTAD̃ENNY:
siz bana va'd mı ediyorsunuz? 
|
ÊN:

|
ÊḢRC:
benim çıkarılacağımı 
|
VGD̃:
gelip geçmiş iken 
|
ḢLT:
gelip geçmiş iken 
|
ELGRVN:
nice nesiller 
|
MN:

|
GBLY:
benden önce 
|
VHME:
onlar ise 
|
YSTĞYS̃EN:
sığınarak 
|
ELLH:
Allah'a 
|
VYLK:
yazık sana (dediler) 
|
ËMN:
iman et! 
|
ÎN:
şüphesiz 
|
VAD̃:
sözü 
|
ELLH:
Allah'ın 
|
ḪG:
gerçektir 
|
FYGVL:
derken o der ki 
|
ME:
değildir 
|
HZ̃E:
bu 
|
ÎLE:
başka bir şey 
|
ÊSEŦYR:
masallarından 
|
ELÊVLYN:
eskilerin 
|
18. |
ÊVLÙK:
işte onlar 
|
ELZ̃YN:
kimselerdir 
|
ḪG:
hak olan 
|
ALYHM:
kendilerine 
|
ELGVL:
(azab) söz(ü) 
|
FY:
arasında 
|
ÊMM:
toplulukları 
|
GD̃:
gelip geçen 
|
ḢLT:
gelip geçen 
|
MN:

|
GBLHM:
kendilerinden önce 
|
MN:
-den 
|
ELCN:
cin(ler)- 
|
VELÎNS:
ve insan(lardan) 
|
ÎNHM:
gerçekten onlar 
|
KENVE:

|
ḢESRYN:
ziyana uğrayanlardır 
|
19. |
VLKL:
her birinin vardır 
|
D̃RCET:
dereceleri 
|
MME:
işlerden 
|
AMLVE:
yaptıkları 
|
VLYVFYHM:
ve onlara tam verir 
|
ÊAMELHM:
yaptıklarının karşılığını 
|
VHM:
ve onlara 
|
LE:
asla 
|
YƵLMVN:
haksızlık edilmez 
|
20. |
VYVM:
ve gün 
|
YARŽ:
sunulacakları 
|
ELZ̃YN:
kimseler 
|
KFRVE:
inkar eden(ler) 
|
AL:

|
ELNER:
ateşe 
|
ÊZ̃HBTM:
zayi ettiniz 
|
ŦYBETKM:
bütün güzelliklerinizi 
|
FY:

|
ḪYETKM:
hayatınızda 
|
ELD̃NYE:
dünya 
|
VESTMTATM:
ve sefa sürdünüz 
|
BHE:
bunlarla 
|
FELYVM:
bugün 
|
TCZVN:
cezalandırılacaksınız 
|
AZ̃EB:
bir azab ile 
|
ELHVN:
alçaltıcı 
|
BME:
ötürü 
|
KNTM:

|
TSTKBRVN:
büyüklük taslamanızdan 
|
FY:

|
ELÊRŽ:
yeryüzünde 
|
BĞYR:
haksız yere 
|
ELḪG:
haksız yere 
|
VBME:
ötürü 
|
KNTM:

|
TFSGVN:
ve yoldan çıkmanızdan 
|
21. |
VEZ̃KR:
ve an 
|
ÊḢE:
kardeşini (Hud'u) 
|
AED̃:
Ad'ın 
|
ÎZ̃:
hani 
|
ÊNZ̃R:
uyarmıştı 
|
GVMH:
kavmini 
|
BELÊḪGEF:
Ahkaf'taki 
|
VGD̃:
gelip geçti 
|
ḢLT:
gelip geçti 
|
ELNZ̃R:
nice uyarıcılar 
|
MN:

|
BYN:
onun önünden 
|
YD̃YH:

|
VMN:
ve 
|
ḢLFH:
ardından 
|
ÊLE:

|
TABD̃VE:
kulluk etmeyin 
|
ÎLE:
başkasına 
|
ELLH:
Allah'tan 
|
ÎNY:
elbette ben 
|
ÊḢEF:
korkuyorum 
|
ALYKM:
sizin 
|
AZ̃EB:
azabına uğramanızdan 
|
YVM:
bir günün 
|
AƵYM:
büyük 
|
22. |
GELVE:
dediler ki 
|
ÊCÙTNE:
sen geldin mi? 
|
LTÊFKNE:
bizi çevirmek için 
|
AN:
-dan 
|
ËLHTNE:
tanrılarımız- 
|
FÊTNE:
o halde bize getir 
|
BME:
şeyi 
|
TAD̃NE:
bizi tehdidettiğin 
|
ÎN:
eğer 
|
KNT:
isen 
|
MN:
-dan 
|
ELṦED̃GYN:
doğrular- 
|
23. |
GEL:
dedi 
|
ÎNME:
sadece 
|
ELALM:
bilgi 
|
AND̃:
katındadır 
|
ELLH:
Allah 
|
VÊBLĞKM:
ve ben size tebliğ ediyorum 
|
ME:
şeyi (mesajı) 
|
ÊRSLT:
gönderildiğim 
|
BH:
onunla 
|
VLKNY:
fakat ben 
|
ÊREKM:
sizi görüyorum 
|
GVME:
bir kavim 
|
TCHLVN:
cahillik eden 
|
24. |
FLME:
nihayet 
|
RÊVH:
onu görünce 
|
AERŽE:
geniş bir bulut halinde 
|
MSTGBL:
yönelerek geldiğini 
|
ÊVD̃YTHM:
vadilerine 
|
GELVE:
dediler 
|
HZ̃E:
bu 
|
AERŽ:
bir buluttur 
|
MMŦRNE:
bize yağmur yağdıracak 
|
BL:
hayır 
|
HV:
o 
|
ME:
şey 
|
ESTACLTM:
sizin acele gelmesini istediğinizdir 
|
BH:
onun 
|
RYḪ:
bir rüzgardır 
|
FYHE:
içinde bulunan 
|
AZ̃EB:
azab 
|
ÊLYM:
acıklı 
|
( Kırık Meal (Transcript) Meali; Ahkâf Suresi 12-24. Ayetler) — kuranmeali.eu/46/12
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.