Câsiye Suresi 3-14. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
3. |
inne:
şüphesiz 
|
fī:

|
s-semāvāti:
göklerde 
|
vel'erDi:
ve yerde 
|
lāyātin:
ibretler vardır 
|
lilmu'minīne:
inananlar için 
|
4. |
ve fī:
ve 
|
ḣalḳikum:
sizin yaratılışınızda 
|
ve mā:
ve 
|
yebuṧṧu:
yaymakta olduğunda 
|
min:
-dan 
|
dābbetin:
canlılar- 
|
āyātun:
ibretler vardır 
|
liḳavmin:
kavimler için 
|
yūḳinūne:
kesin olarak inanan 
|
5. |
veḣtilāfi:
ve değişmesinde 
|
l-leyli:
gecenin 
|
ve nnehāri:
ve gündüzün 
|
ve mā:
ve 
|
enzele:
indirmesinde 
|
llahu:
Allah'ın 
|
mine:
-ten 
|
s-semāi:
gök- 
|
min:
(sebebi) 
|
rizḳin:
rızık 
|
fe eHyā:
ve diriltmesinde 
|
bihi:
onunla 
|
l-erDe:
yeri 
|
beǎ'de:
sonra 
|
mevtihā:
ölümünden 
|
ve teSrīfi:
ve estirmesinde 
|
r-riyāHi:
rüzgarları 
|
āyātun:
ibretler vardır 
|
liḳavmin:
bir toplum için 
|
yeǎ'ḳilūne:
düşünen 
|
6. |
tilke:
işte şunlar 
|
āyātu:
ayetleridir 
|
llahi:
Allah'ın 
|
netlūhā:
onları okuyoruz 
|
ǎleyke:
sana 
|
bil-Haḳḳi:
gerçek ile 
|
febieyyi:
hangi 
|
Hadīṧin:
söze 
|
beǎ'de:
sonra 
|
llahi:
Allah'tan 
|
ve āyātihi:
ve O'nun ayetlerinden 
|
yu'minūne:
inanacaklar 
|
7. |
veylun:
yuh olsun 
|
likulli:
her 
|
effākin:
yalancı 
|
eṧīmin:
günah yüklü kimseye 
|
8. |
yesmeǔ:
o işitir 
|
āyāti:
ayetlerinin 
|
llahi:
Allah'ın 
|
tutlā:
okunduğunu 
|
ǎleyhi:
kendisine 
|
ṧumme:
sonra 
|
yuSirru:
direnir 
|
mustekbiran:
büyüklük taslar 
|
keen:
sanki 
|
lem:

|
yesmeǎ'hā:
hiç onları işitmemiş 
|
febeşşirhu:
onu müjdele 
|
biǎƶābin:
bir azab ile 
|
elīmin:
acı 
|
9. |
ve iƶā:
zaman 
|
ǎlime:
öğrendiği 
|
min:
-den 
|
āyātinā:
bizim ayetlerimiz- 
|
şey'en:
bir şey 
|
tteḣaƶehā:
onu edinir 
|
huzuven:
alay konusu 
|
ulāike:
işte 
|
lehum:
öyleleri için vardır 
|
ǎƶābun:
bir azab 
|
muhīnun:
alçaltıcı 
|
10. |
min:

|
verāihim:
ötelerinden de 
|
cehennemu:
cehennem 
|
ve lā:
ve 
|
yuğnī:
bir yarar sağlamaz 
|
ǎnhum:
kendilerine 
|
mā:

|
kesebū:
kazandıkları 
|
şey'en:
şeyler 
|
ve lā:
ve (sağlamaz) 
|
mā:
şeyler 
|
tteḣaƶū:
edindikleri 
|
min:

|
dūni:
başka 
|
llahi:
Allah'tan 
|
evliyā'e:
veliler 
|
ve lehum:
ve Onların 
|
ǎƶābun:
bir azab 
|
ǎZīmun:
büyük 
|
11. |
hāƶā:
işte budur 
|
huden:
yol gösterici 
|
velleƶīne:
ve kimseler 
|
keferū:
inkar eden(ler) 
|
biāyāti:
ayetlerini 
|
rabbihim:
Rablerinin 
|
lehum:
onlar için vardır 
|
ǎƶābun:
bir azab 
|
min:

|
riczin:
çok çetin 
|
elīmun:
incitici 
|
12. |
Allahu:
Allah'tır 
|
lleƶī:
O ki 
|
seḣḣara:
boyun eğdirdi 
|
lekumu:
size 
|
l-beHra:
denizi 
|
litecriye:
akıp gitsin diye 
|
l-fulku:
gemiler 
|
fīhi:
onun içinde 
|
biemrihi:
buyruğuyla 
|
velitebteğū:
ve payınızı arayasınız diye 
|
min:
-ndan 
|
feDlihi:
O'nun lutfu- 
|
veleǎllekum:
ve umulur ki 
|
teşkurūne:
şükredersiniz 
|
13. |
ve seḣḣara:
ve boyun eğdirdi 
|
lekum:
size 
|
mā:
bulunan şeyleri 
|
fī:

|
s-semāvāti:
göklerde 
|
ve mā:
ve bulunan şeyleri 
|
fī:

|
l-erDi:
yerde 
|
cemīǎn:
hepsini 
|
minhu:
kendisinden 
|
inne:
elbette 
|
fī:
vardır 
|
ƶālike:
bunda 
|
lāyātin:
ibretler 
|
liḳavmin:
bir toplum için 
|
yetefekkerūne:
düşünen 
|
14. |
ḳul:
söyle 
|
lilleƶīne:
kimselere 
|
āmenū:
inanan(lara) 
|
yeğfirū:
affetsinler 
|
lilleƶīne:
kimseleri 
|
lā:

|
yercūne:
ummayan(ları) 
|
eyyāme:
günlerini 
|
llahi:
Allah'ın 
|
liyecziye:
cezalandırması için 
|
ḳavmen:
bir toplumu 
|
bimā:
sebebiyle 
|
kānū:
oldukları 
|
yeksibūne:
yapıyorlar 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Câsiye Suresi 3-14. Ayetler) — kuranmeali.eu/45/3
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.