Fussilet Suresi 44-47. Ayet — Hayrat Neşriyat Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
44. Ve şâyet (biz) onu yabancı (dilde) bir Kur’ân yapsaydık, elbette: 'Âyetleri(anlayacağımız bir dil ile) açıklanmalı değil miydi? Arab olana yabancı (dilde kitab) olur mu?' diyeceklerdi. De ki: 'O, îmân edenler için bir hidâyet ve bir şifâdır!' Îmân etmeyenlere gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve o (Kur’ân), onlara karşı bir körlüktür. İşte onlar (sanki) uzak bir yerden çağrılıyorlar (da duymuyorlar).
45. And olsun ki, Mûsâ’ya da Kitâb’ı verdik de onda ihtilâfa düşüldü. Hâlbuki Rabbin tarafından önceden (söylenmiş) bir söz olmasaydı, elbette aralarında hüküm verilmiş (işleri bitirilmiş) olurdu. Şübhesiz ki onlar, ondan (o Kur’ân’dan), (kendilerine) kuşku veren ciddî bir şübhe içindedirler.
46. Kim sâlih bir amel işlerse, artık kendi lehinedir; kim de kötülük ederse, o takdirde (o da) kendi aleyhinedir. Rabbin ise kullar(ın)a aslâ zulmedici değildir!
47. Kıyâmetin (ne zaman kopacağı) bilgisi, O’na havâle edilir. O’nun ilmi olmaksızın, ne mahsûller tomurcuklarından çıkar, ne bir dişi hâmile kalır, ne de doğurur! Ve (Allah) onlara: 'Nerede (bana koştuğunuz) ortaklarım?' diye sesleneceği gün (onlar): 'Sana arz ederiz ki,(şimdi buna dâir) bizden hiçbir şâhid yoktur!' derler.
(Hayrat Neşriyat Meali; Fussilet Suresi 44-47. Ayetler) — kuranmeali.eu/41/44
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.