Nisâ Suresi 139-145. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
139. |الَّذِينَ: onlar | يَتَّخِذُونَ: tutuyorlar | الْكَافِرِينَ: kafirleri | أَوْلِيَاءَ: dost | مِنْ: | دُونِ: bırakıp | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minleri | أَيَبْتَغُونَ: mi arıyorlar? | عِنْدَهُمُ: onların yanında | الْعِزَّةَ: şeref | فَإِنَّ: şüphesiz | الْعِزَّةَ: şeref | لِلَّهِ: Allaha aittir | جَمِيعًا: tamamen |
140. |وَقَدْ: muhakkak | نَزَّلَ: indirmiştir | عَلَيْكُمْ: size | فِي: | الْكِتَابِ: Kitapta | أَنْ: diye | إِذَا: zaman | سَمِعْتُمْ: işittiğiniz | ايَاتِ: ayetlerinin | اللَّهِ: Allah'ın | يُكْفَرُ: inkar edildiğini | بِهَا: onların | وَيُسْتَهْزَأُ: ve alay edildiğini | بِهَا: onlarla | فَلَا: | تَقْعُدُوا: oturmayın | مَعَهُمْ: onlarla beraber | حَتَّىٰ: kadar | يَخُوضُوا: onlar dalıncaya | فِي: | حَدِيثٍ: bir söze | غَيْرِهِ: başka | إِنَّكُمْ: siz de | إِذًا: o zaman | مِثْلُهُمْ: onlar gibi olursunuz | إِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | جَامِعُ: bütün | الْمُنَافِقِينَ: iki yüzlüleri | وَالْكَافِرِينَ: ve kafirleri | فِي: | جَهَنَّمَ: cehennemde | جَمِيعًا: toplayacaktır |
141. |الَّذِينَ: onlar ki | يَتَرَبَّصُونَ: gözetleyip dururlar | بِكُمْ: sizi | فَإِنْ: eğer | كَانَ: (nasib)olursa | لَكُمْ: size | فَتْحٌ: bir fetih | مِنَ: | اللَّهِ: Allah'tan | قَالُوا: derler | أَلَمْ: değil miydik? | نَكُنْ: biz de | مَعَكُمْ: sizinle beraber | وَإِنْ: ve eğer | كَانَ: olursa | لِلْكَافِرِينَ: kafirlerin | نَصِيبٌ: (savaşta) bir payı | قَالُوا: derler | أَلَمْ: | نَسْتَحْوِذْ: biz üstünlük sağlamadık mı | عَلَيْكُمْ: size | وَنَمْنَعْكُمْ: ve sizi korumadık mı? | مِنَ: | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minlerden | فَاللَّهُ: artık Allah | يَحْكُمُ: hükmedecek | بَيْنَكُمْ: aranızda | يَوْمَ: gününde | الْقِيَامَةِ: kıyamet | وَلَنْ: ve asla | يَجْعَلَ: vermeyecektir | اللَّهُ: Allah | لِلْكَافِرِينَ: kafirlere | عَلَى: karşı | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minlere | سَبِيلًا: bir yol |
142. |إِنَّ: Kİ | الْمُنَافِقِينَ: Harcayıcılar/münafıklar/ikiyüzlüler | يُخَادِعُونَ: aldatmağa çalışırlar | اللَّهَ: Allah'ı | وَهُوَ: oysa O | خَادِعُهُمْ: onları aldatır | وَإِذَا: -zaman | قَامُوا: doğruldukları- | إِلَى: | الصَّلَاةِ: SaLâTe/Desteğe | قَامُوا: doğruluşları | كُسَالَىٰ: tembelce/uyuşukça/üşengeçce | يُرَاءُونَ: -göstermelik | النَّاسَ: insanlara- | وَلَا: ve yok | يَذْكُرُونَ: hatırladıkları/andıkları | اللَّهَ: Allah'ı | إِلَّا: sadece/ancak | قَلِيلًا: azıcık |
143. |مُذَبْذَبِينَ: yalpalayıp dururlar | بَيْنَ: arada | ذَٰلِكَ: bu | لَا: ne | إِلَىٰ: | هَٰؤُلَاءِ: bunlara | وَلَا: ne de | إِلَىٰ: | هَٰؤُلَاءِ: onlara | وَمَنْ: ve kimseye | يُضْلِلِ: şaşırttığı | اللَّهُ: Allah'ın | فَلَنْ: | تَجِدَ: bulamazsın | لَهُ: ona | سَبِيلًا: bir (çıkar) yol |
144. |يَا: EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | تَتَّخِذُوا: edinmeyin | الْكَافِرِينَ: kafirleri | أَوْلِيَاءَ: dost | مِنْ: | دُونِ: bırakıp | الْمُؤْمِنِينَ: mü'minleri | أَتُرِيدُونَ: mi istiyorsunuz? | أَنْ: | تَجْعَلُوا: vermek | لِلَّهِ: Allah'a | عَلَيْكُمْ: aleyhinizde olacak | سُلْطَانًا: bir delil | مُبِينًا: apaçık |
145. |إِنَّ: doğrusu | الْمُنَافِقِينَ: iki yüzlüler | فِي: | الدَّرْكِ: tabakasındadırlar | الْأَسْفَلِ: en aşağı | مِنَ: | النَّارِ: ateşin | وَلَنْ: ve asla | تَجِدَ: bulamazsın | لَهُمْ: onlar için | نَصِيرًا: hiçbir yardımcı |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Nisâ Suresi 139-145. Ayetler) — kuranmeali.eu/4/139
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.