Zümer Suresi 32-38. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
32. |
فَمَنْ:
kim olabilir? 
|
أَظْلَمُ:
daha zalim 
|
مِمَّنْ:
kimseden 
|
كَذَبَ:
yalan uydurandan 
|
عَلَى:
hakkında 
|
اللَّهِ:
Allah 
|
وَكَذَّبَ:
ve yalanlayandan 
|
بِالصِّدْقِ:
doğruyu 
|
إِذْ:
zaman 
|
جَاءَهُ:
kendisine geldiği 
|
أَلَيْسَ:
yok mudur? 
|
فِي:

|
جَهَنَّمَ:
cehennemde 
|
مَثْوًى:
bir yer 
|
لِلْكَافِرِينَ:
kafirler için 
|
33. |
وَالَّذِي:
ve kimseler 
|
جَاءَ:
getiren(ler) 
|
بِالصِّدْقِ:
doğruyu 
|
وَصَدَّقَ:
ve doğrulayanlar 
|
بِهِ:
onu 
|
أُولَٰئِكَ:
işte 
|
هُمُ:
onlardır 
|
الْمُتَّقُونَ:
korunanlar 
|
34. |
لَهُمْ:
onlara vardır 
|
مَا:
her şey 
|
يَشَاءُونَ:
diledikleri 
|
عِنْدَ:
yanında 
|
رَبِّهِمْ:
Rablerinin 
|
ذَٰلِكَ:
işte budur 
|
جَزَاءُ:
mükafatı 
|
الْمُحْسِنِينَ:
güzel davrananların 
|
35. |
لِيُكَفِّرَ:
örtmesi içindir 
|
اللَّهُ:
Allah'ın 
|
عَنْهُمْ:
onlardan 
|
أَسْوَأَ:
en kötülerini 
|
الَّذِي:

|
عَمِلُوا:
yaptıklarının 
|
وَيَجْزِيَهُمْ:
ve mükafatlandırması içindir 
|
أَجْرَهُمْ:
ecirlerini 
|
بِأَحْسَنِ:
en güzeliyle 
|
الَّذِي:

|
كَانُوا:
olduklarının 
|
يَعْمَلُونَ:
yapıyorlar 
|
36. |
أَلَيْسَ:
değil mi? 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
بِكَافٍ:
kâfi 
|
عَبْدَهُ:
kuluna 
|
وَيُخَوِّفُونَكَ:
ve seni korkutuyorlar 
|
بِالَّذِينَ:
kinselerle 
|
مِنْ:

|
دُونِهِ:
O'ndan başka 
|
وَمَنْ:
ve kimi 
|
يُضْلِلِ:
şaşırtırsa 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
فَمَا:
artık olmaz 
|
لَهُ:
onu 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
هَادٍ:
yola getiren 
|
37. |
وَمَنْ:
ve kime 
|
يَهْدِ:
yol gösterirse 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
فَمَا:
artık olmaz 
|
لَهُ:
onu 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
مُضِلٍّ:
şaşırtan 
|
أَلَيْسَ:
değil midir? 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
بِعَزِيزٍ:
aziz 
|
ذِي:
sahibi 
|
انْتِقَامٍ:
intikam 
|
38. |
وَلَئِنْ:
ve andolsun şayet 
|
سَأَلْتَهُمْ:
onlara sorsan 
|
مَنْ:
kim? 
|
خَلَقَ:
yarattı 
|
السَّمَاوَاتِ:
gökleri 
|
وَالْأَرْضَ:
ve yeri 
|
لَيَقُولُنَّ:
elbette derler 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
قُلْ:
de ki 
|
أَفَرَأَيْتُمْ:
o halde gördünüz mü? 
|
مَا:
şeyleri 
|
تَدْعُونَ:
yalvardığınız 
|
مِنْ:

|
دُونِ:
başka 
|
اللَّهِ:
Allah'tan 
|
إِنْ:
eğer 
|
أَرَادَنِيَ:
bana istese 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
بِضُرٍّ:
bir zarar vermek 
|
هَلْ:
mı? 
|
هُنَّ:
onlar 
|
كَاشِفَاتُ:
kaldıracaklar 
|
ضُرِّهِ:
O'nun zararını 
|
أَوْ:
yahut 
|
أَرَادَنِي:
bana dilese 
|
بِرَحْمَةٍ:
bir rahmet 
|
هَلْ:
mı? 
|
هُنَّ:
onlar 
|
مُمْسِكَاتُ:
durduracaklar 
|
رَحْمَتِهِ:
O'nun rahmetini 
|
قُلْ:
de ki 
|
حَسْبِيَ:
bana yeter 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
عَلَيْهِ:
O'na 
|
يَتَوَكَّلُ:
dayanırlar 
|
الْمُتَوَكِّلُونَ:
tevekkül edenler 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Zümer Suresi 32-38. Ayetler) — kuranmeali.eu/39/32
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.