Zümer Suresi 23-31. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
23. |
اللَّهُ:
Allah 
|
نَزَّلَ:
indirdi 
|
أَحْسَنَ:
en güzelini 
|
الْحَدِيثِ:
sözün 
|
كِتَابًا:
bir Kitap halinde 
|
مُتَشَابِهًا:
birbirine benzer 
|
مَثَانِيَ:
ikişerli 
|
تَقْشَعِرُّ:
ürperir 
|
مِنْهُ:
ondan 
|
جُلُودُ:
derileri 
|
الَّذِينَ:
kimselerin 
|
يَخْشَوْنَ:
korkanların 
|
رَبَّهُمْ:
Rablerinden 
|
ثُمَّ:
sonra 
|
تَلِينُ:
yumuşar 
|
جُلُودُهُمْ:
derileri 
|
وَقُلُوبُهُمْ:
ve kalbleri 
|
إِلَىٰ:

|
ذِكْرِ:
zikrine 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
ذَٰلِكَ:
işte bu 
|
هُدَى:
rehberidir 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
يَهْدِي:
doğru yola iletir 
|
بِهِ:
bununla 
|
مَنْ:
kimseyi 
|
يَشَاءُ:
dilediği 
|
وَمَنْ:
ama kimi 
|
يُضْلِلِ:
sapıklığında bırakırsa 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
فَمَا:
artık olmaz 
|
لَهُ:
ona 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
هَادٍ:
yol gösteren 
|
24. |
أَفَمَنْ:
kimse mi? 
|
يَتَّقِي:
korunmağa çalışan 
|
بِوَجْهِهِ:
yüzüyle 
|
سُوءَ:
en kötü 
|
الْعَذَابِ:
azabdan 
|
يَوْمَ:
günü 
|
الْقِيَامَةِ:
kıyamet 
|
وَقِيلَ:
ve denilir 
|
لِلظَّالِمِينَ:
zalimlere 
|
ذُوقُوا:
tadın 
|
مَا:
şeyleri 
|
كُنْتُمْ:
olduğunuz 
|
تَكْسِبُونَ:
kazanıyor 
|
25. |
كَذَّبَ:
yalanladılar 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
مِنْ:

|
قَبْلِهِمْ:
onlardan öncekiler 
|
فَأَتَاهُمُ:
böylece onlara geldi 
|
الْعَذَابُ:
azab 
|
مِنْ:

|
حَيْثُ:
bir yönden 
|
لَا:

|
يَشْعُرُونَ:
hiç farkına varmadıkları 
|
26. |
فَأَذَاقَهُمُ:
onlara taddırdı 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
الْخِزْيَ:
rezillik 
|
فِي:

|
الْحَيَاةِ:
hayatında 
|
الدُّنْيَا:
dünya 
|
وَلَعَذَابُ:
azabı ise 
|
الْاخِرَةِ:
ahiret 
|
أَكْبَرُ:
daha büyüktür 
|
لَوْ:
keşke 
|
كَانُوا:

|
يَعْلَمُونَ:
bilselerdi 
|
27. |
وَلَقَدْ:
ve andolsun 
|
ضَرَبْنَا:
biz anlattık 
|
لِلنَّاسِ:
insanlara 
|
فِي:

|
هَٰذَا:
bu 
|
الْقُرْانِ:
Kur'an'da 
|
مِنْ:

|
كُلِّ:
her 
|
مَثَلٍ:
temsili 
|
لَعَلَّهُمْ:
umulur ki 
|
يَتَذَكَّرُونَ:
öğüt alırlar 
|
28. |
قُرْانًا:
Kur'an'dır (bu) 
|
عَرَبِيًّا:
Arapça 
|
غَيْرَ:
olmayan 
|
ذِي:

|
عِوَجٍ:
pürüzü 
|
لَعَلَّهُمْ:
umulur ki 
|
يَتَّقُونَ:
sakınırlar 
|
29. |
ضَرَبَ:
örnek verdi 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
مَثَلًا:
(şöyle bir) misalle 
|
رَجُلًا:
bir adam (köle) 
|
فِيهِ:

|
شُرَكَاءُ:
ortakları 
|
مُتَشَاكِسُونَ:
birbiriyle çekişen 
|
وَرَجُلًا:
ve bir adam 
|
سَلَمًا:
bağlı olan 
|
لِرَجُلٍ:
yalnız bir kişiye 
|
هَلْ:
midir? 
|
يَسْتَوِيَانِ:
eşit 
|
مَثَلًا:
ikisinin durumu 
|
الْحَمْدُ:
hamd 
|
لِلَّهِ:
yalnız Allah'a mahsustur 
|
بَلْ:
fakat 
|
أَكْثَرُهُمْ:
çokları 
|
لَا:

|
يَعْلَمُونَ:
bilmiyorlar 
|
30. |
إِنَّكَ:
şüphesiz sen 
|
مَيِّتٌ:
öleceksin 
|
وَإِنَّهُمْ:
ve onlar da 
|
مَيِّتُونَ:
ölecekler 
|
31. |
ثُمَّ:
sonra 
|
إِنَّكُمْ:
şüphesiz siz 
|
يَوْمَ:
günü 
|
الْقِيَامَةِ:
kıyamet 
|
عِنْدَ:
divanında 
|
رَبِّكُمْ:
Rabbinizin 
|
تَخْتَصِمُونَ:
davalaşacaksınız 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Zümer Suresi 23-31. Ayetler) — kuranmeali.eu/39/23
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.