Sebe’ Suresi 42-47. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
42. |
فَالْيَوْمَ:
o gün 
|
لَا:

|
يَمْلِكُ:
gücü yetmez 
|
بَعْضُكُمْ:
birinizin 
|
لِبَعْضٍ:
diğerine 
|
نَفْعًا:
bir fayda vermeye 
|
وَلَا:
ve (yetmez) 
|
ضَرًّا:
zarar vermeğe 
|
وَنَقُولُ:
biz deriz 
|
لِلَّذِينَ:
kimselere 
|
ظَلَمُوا:
zulmeden(lere) 
|
ذُوقُوا:
tadın 
|
عَذَابَ:
azabını 
|
النَّارِ:
ateş 
|
الَّتِي:

|
كُنْتُمْ:
olduğunuz 
|
بِهَا:
onu 
|
تُكَذِّبُونَ:
yalanlamakta 
|
43. |
وَإِذَا:
ve zaman 
|
تُتْلَىٰ:
okunduğu 
|
عَلَيْهِمْ:
onlara 
|
ايَاتُنَا:
ayetlerimiz 
|
بَيِّنَاتٍ:
açık açık 
|
قَالُوا:
dediler ki 
|
مَا:
değildir 
|
هَٰذَا:
bu 
|
إِلَّا:
başka bir şey 
|
رَجُلٌ:
bir adamdan 
|
يُرِيدُ:
isteyen 
|
أَنْ:

|
يَصُدَّكُمْ:
sizi çevirmek 
|
عَمَّا:
-dan 
|
كَانَ:
olduğu(tanrılar)- 
|
يَعْبُدُ:
tapıyor 
|
ابَاؤُكُمْ:
babalarınızın 
|
وَقَالُوا:
ve dediler ki 
|
مَا:
değildir 
|
هَٰذَا:
bu 
|
إِلَّا:
başka bir şey 
|
إِفْكٌ:
bir yalandan 
|
مُفْتَرًى:
uydurulmuş 
|
وَقَالَ:
ve dediler 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
كَفَرُوا:
inkar eden(ler) 
|
لِلْحَقِّ:
hakkı 
|
لَمَّا:

|
جَاءَهُمْ:
kendilerine gelen 
|
إِنْ:
değildir 
|
هَٰذَا:
bu 
|
إِلَّا:
başkası 
|
سِحْرٌ:
bir büyüden 
|
مُبِينٌ:
apaçık 
|
44. |
وَمَا:

|
اتَيْنَاهُمْ:
biz onlara vermemiştik 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
كُتُبٍ:
Kitap 
|
يَدْرُسُونَهَا:
okuyacakları 
|
وَمَا:
ve 
|
أَرْسَلْنَا:
göndermemiştik 
|
إِلَيْهِمْ:
onlara 
|
قَبْلَكَ:
senden önce 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
نَذِيرٍ:
uyarıcı 
|
45. |
وَكَذَّبَ:
yalanlanmışlardı 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
مِنْ:

|
قَبْلِهِمْ:
onlardan önceki(ler) 
|
وَمَا:
ve 
|
بَلَغُوا:
erişmemişlerdir 
|
مِعْشَارَ:
onda birine bile 
|
مَا:

|
اتَيْنَاهُمْ:
onlara verdiklerimizin 
|
فَكَذَّبُوا:
fakat yalanladılar 
|
رُسُلِي:
elçilerimi 
|
فَكَيْفَ:
ama nasıl 
|
كَانَ:
oldu 
|
نَكِيرِ:
benim inkarım 
|
46. |
قُلْ:
de ki 
|
إِنَّمَا:
sadece 
|
أَعِظُكُمْ:
size öğütleyeyim 
|
بِوَاحِدَةٍ:
bir tek (şeyi) 
|
أَنْ:
"(şu ki;)" 
|
تَقُومُوا:
kalkın 
|
لِلَّهِ:
Allah için 
|
مَثْنَىٰ:
ikişer ikişer 
|
وَفُرَادَىٰ:
ve teker teker 
|
ثُمَّ:
sonra 
|
تَتَفَكَّرُوا:
düşünün ki 
|
مَا:
yoktur 
|
بِصَاحِبِكُمْ:
arkadaşınızda 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
جِنَّةٍ:
delilik 
|
إِنْ:

|
هُوَ:
O 
|
إِلَّا:
ancak 
|
نَذِيرٌ:
bir uyarıcıdır 
|
لَكُمْ:
sizin için 
|
بَيْنَ:
öncesinde 
|
يَدَيْ:
öncesinde 
|
عَذَابٍ:
bir azabın 
|
شَدِيدٍ:
çetin 
|
47. |
قُلْ:
de ki 
|
مَا:

|
سَأَلْتُكُمْ:
ben sizden istemedim 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
أَجْرٍ:
ücret 
|
فَهُوَ:
o 
|
لَكُمْ:
sizindir 
|
إِنْ:

|
أَجْرِيَ:
benim ücretim 
|
إِلَّا:
yalnız 
|
عَلَى:
aittir 
|
اللَّهِ:
Allah'a 
|
وَهُوَ:
ve O 
|
عَلَىٰ:
üzerine 
|
كُلِّ:
her 
|
شَيْءٍ:
şey 
|
شَهِيدٌ:
şahiddir 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Sebe’ Suresi 42-47. Ayetler) — kuranmeali.eu/34/42
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.