Sebe’ Suresi 21-33. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
21. |
ve mā:
ve 
|
kāne:
yoktu 
|
lehu:
onun 
|
ǎleyhim:
onlar üzerinde 
|
min:

|
sulTānin:
zorlayıcı bir gücü 
|
illā:
ancak 
|
lineǎ'leme:
(ayırd edip) bilelim diye 
|
men:
kimseyi 
|
yu'minu:
inanan 
|
bil-āḣirati:
ahirete 
|
mimmen:
kimseden 
|
huve:
o 
|
minhā:
ondan 
|
fī:
içinde 
|
şekkin:
kuşku 
|
ve rabbuke:
Rabbin 
|
ǎlā:

|
kulli:
her 
|
şey'in:
şeyi 
|
HafīZun:
korumaktadır 
|
22. |
ḳuli:
de ki 
|
d'ǔ:
çağırın 
|
elleƶīne:
şeyleri 
|
zeǎmtum:
(tanrı) sandığınız 
|
min:

|
dūni:
başka 
|
llahi:
Allah'tan 
|
lā:
değillerdir 
|
yemlikūne:
bir şeye sahip 
|
miṧḳāle:
ağırlığınca 
|
ƶerratin:
zerre 
|
fī:

|
s-semāvāti:
göklerde 
|
ve lā:
ve değiller 
|
fī:

|
l-erDi:
yerde 
|
ve mā:
ve yoktur 
|
lehum:
onların 
|
fīhimā:
bu ikisinde 
|
min:
hiçbir 
|
şirkin:
ortaklıkları 
|
ve mā:
ve yoktur 
|
lehu:
O'nun 
|
minhum:
onlardan 
|
min:
hiçbir 
|
Zehīrin:
yardımcısı 
|
23. |
ve lā:
ve 
|
tenfeǔ:
fayda vermez 
|
ş-şefāǎtu:
şefa'ati 
|
ǐndehu:
O'nun huzurunda 
|
illā:
başkasının 
|
limen:
kimselerden 
|
eƶine:
izin verdiği 
|
lehu:
O'nun 
|
Hattā:
nihayet 
|
iƶā:
ne zaman ki 
|
fuzziǎ:
korku giderildi 
|
ǎn:
-nden 
|
ḳulūbihim:
onların yürekleri- 
|
ḳālū:
derler ki 
|
māƶā:
ne? 
|
ḳāle:
buyurdu 
|
rabbukum:
Rabbiniz 
|
ḳālū:
derler 
|
l-Haḳḳa:
hakkı 
|
ve huve:
ve O 
|
l-ǎliyyu:
yücedir 
|
l-kebīru:
büyüktür 
|
24. |
ḳul:
de ki 
|
men:
kim? 
|
yerzuḳukum:
size rızık veriyor 
|
mine:
-den 
|
s-semāvāti:
gökler- 
|
vel'erDi:
ve yerden 
|
ḳuli:
de ki 
|
llahu:
Allah 
|
ve innā:
o halde biz 
|
ev:
veya 
|
iyyākum:
siz 
|
leǎlā:
üzerindeyiz 
|
huden:
doğru yol 
|
ev:
veya 
|
fī:
içindeyiz 
|
Delālin:
bir sapıklık 
|
mubīnin:
açık 
|
25. |
ḳul:
de ki 
|
lā:
değil(siniz) 
|
tuselūne:
sorulacak 
|
ǎmmā:
-tan 
|
ecramnā:
bizim işlediğimiz suç- 
|
ve lā:
ve değil(iz) 
|
nuselu:
biz sorumlu 
|
ǎmmā:
-den 
|
teǎ'melūne:
sizin işlediğiniz- 
|
26. |
ḳul:
de ki 
|
yecmeǔ:
toplayacak 
|
beynenā:
hepimizi bir araya 
|
rabbunā:
Rabbimiz 
|
ṧumme:
sonra 
|
yefteHu:
çözecektir 
|
beynenā:
aramızdakini 
|
bil-Haḳḳi:
hak ile 
|
ve huve:
ve O 
|
l-fettāHu:
sorunları en güzel çözümleyendir 
|
l-ǎlīmu:
bilendir 
|
27. |
ḳul:
de ki 
|
erūniye:
bana gösterin 
|
elleƶīne:

|
elHaḳtum:
kattığınız 
|
bihi:
O'na 
|
şurakā'e:
ortakları 
|
kellā:
hayır 
|
bel:
doğrusu 
|
huve:
O 
|
llahu:
Allah'tır 
|
l-ǎzīzu:
galib 
|
l-Hakīmu:
hüküm ve hikmet sahibi 
|
28. |
ve mā:

|
erselnāke:
biz seni göndermedik 
|
illā:
dışında 
|
kāffeten:
bütün 
|
linnāsi:
insanlara 
|
beşīran:
müjdeleyici olman 
|
ve neƶīran:
ve uyarıcı olman 
|
velākinne:
fakat 
|
ekṧera:
çoğu 
|
n-nāsi:
insanların 
|
lā:

|
yeǎ'lemūne:
bilmezler 
|
29. |
ve yeḳūlūne:
diyorlar ki 
|
metā:
ne zaman 
|
hāƶā:
bu 
|
l-veǎ'du:
tehdid(ettiğiniz azap) 
|
in:
eğer 
|
kuntum:
iseniz 
|
Sādiḳīne:
doğru 
|
30. |
ḳul:
de ki 
|
lekum:
sizin için vardır 
|
mīǎādu:
belirtilmiş 
|
yevmin:
bir gün 
|
lā:

|
teste'ḣirūne:
geri kalmazsınız 
|
ǎnhu:
ondan 
|
sāǎten:
bir sa'at 
|
ve lā:
ve 
|
testeḳdimūne:
ileri geçemezsiniz 
|
31. |
ve ḳāle:
dediler ki 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
keferū:
inkar eden(ler) 
|
len:

|
nu'mine:
biz inanmayız 
|
bihāƶā:
bu 
|
l-ḳurāni:
Kur'an'a 
|
ve lā:
ne de 
|
billeƶī':
şeye 
|
beyne:
ellerinde olan 
|
yedeyhi:
ellerinde olan 
|
velev:
şayet 
|
terā:
sen bir görsen 
|
iƶi:
olduğunda 
|
Z-Zālimūne:
zalimleri 
|
mevḳūfūne:
tutuklanmış 
|
ǐnde:
huzurunda 
|
rabbihim:
Rablerinin 
|
yerciǔ:
atarlarken 
|
beǎ'Duhum:
bir kısmı 
|
ilā:

|
beǎ'Din:
diğerine 
|
l-ḳavle:
söz 
|
yeḳūlu:
diyorlar 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
stuD'ǐfū:
zayıf düşürülen(ler) 
|
lilleƶīne:
kimselere 
|
stekberū:
büyüklük taslayan(lara) 
|
levlā:
olmasaydınız 
|
entum:
siz 
|
lekunnā:
elbette biz olurduk 
|
mu'minīne:
inanan insanlar 
|
32. |
ḳāle:
dedi(ler) ki 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
stekberū:
büyüklük taslayan(lar) 
|
lilleƶīne:
kimselere 
|
stuD'ǐfū:
zayıf düşürülen(lere) 
|
eneHnu:
biz mi? 
|
Sadednākum:
engelledik 
|
ǎni:
-ten 
|
l-hudā:
hidayet- 
|
beǎ'de:
sonra 
|
iƶ:

|
cā'ekum:
size geldikten 
|
bel:
hayır 
|
kuntum:
siz kendiniz 
|
mucrimīne:
suç işliyordunuz 
|
33. |
ve ḳāle:
ve dedi(ler) 
|
elleƶīne:
kimseler 
|
stuD'ǐfū:
zayıf düşürülen(ler) 
|
lilleƶīne:
kimselere 
|
stekberū:
büyüklük taslayan(lara) 
|
bel:
hayır 
|
mekru:
hileler (kuruyordunuz) 
|
l-leyli:
gece 
|
ve nnehāri:
ve gündüz 
|
iƶ:

|
te'murūnenā:
bize emrediyordunuz 
|
en:

|
nekfura:
inkar etmemizi 
|
billahi:
Allah'ı 
|
ve nec'ǎle:
ve koşmamızı 
|
lehu:
O'na 
|
endāden:
eşler 
|
veeserrū:
ve içlerinde gizlediler 
|
n-nedāmete:
pişmanlıklarını 
|
lemmā:

|
raevu:
gördüklerinde 
|
l-ǎƶābe:
azabı 
|
ve ceǎlnā:
biz de geçirdik 
|
l-eğlāle:
demir halkalar 
|
fī:

|
eǎ'nāḳi:
boyunlarına 
|
elleƶīne:
kimselerin 
|
keferū:
inkar eden(ler) 
|
hel:
mı? 
|
yuczevne:
cezalandırılacaklar 
|
illā:
başkasıyla 
|
mā:
şeylerden 
|
kānū:
oldukları 
|
yeǎ'melūne:
yapıyor(lar) 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Sebe’ Suresi 21-33. Ayetler) — kuranmeali.eu/34/21
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.