Sebe’ Suresi 19-40. Ayet — Ahmet Varol Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
19. Ama onlar: 'Rabbimiz! Yolculuklarımızın mesafelerini uzaklaştır' dediler ve kendi kendilerine haksızlık ettiler. Biz de onları efsanelere çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ibretler vardır.
20. Andolsun ki İblis onlar hakkındaki kanaatini doğru çıkardı. Böylece mü'minlerden bir grup dışında (hepsi) ona uydular.
21. Onun, onların üzerinde bir nüfuzu yoktu. Ancak biz ahirete inananı ondan şüphe edenden (ayırıp) bilelim diye (ona fırsat verdik). Rabbin her şeyi koruyandır.
22. De ki: 'Allah'tan ayrı (ilahlar) olduklarını sandıklarınızı çağırın. Onlar ne göklerde ne de yerde bir zerre ağırlığınca bir şeye sahiptirler. Onların buralarda bir ortaklıkları olmadığı gibi O'nun (Allah'ın) onlardan bir yardımcısı da yoktur.'
23. O'nun katında kendisine izin verdiğinin dışında kimsenin şefaati yarar vermez. Sonunda kalplerinden korku giderilince: 'Rabbiniz ne söyledi?' derler. 'Hakkı' derler. O yücedir, büyüktür.
24. De ki: 'Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kimdir?' De ki: 'Allah'tır. Artık ya biz veya siz ya doğru yol üzereyiz veya apaçık bir sapıklıkta.'
25. De ki: 'Siz bizim işlediğimiz suçtan sorulacak değilsiniz; biz de sizin yaptıklarınızdan sorulmayız.'
26. De ki: 'Rabbimiz (kıyamet günü) bizi biraraya toplayacak sonra aramızda hak üzere hükmedecektir. O hüküm verendir, bilendir.
27. De ki: 'Ortaklar diye O'na kattıklarınızı bana gösterin. Asla (O'nun ortağı olamazlar). Gerçekten O Allah, güçlüdür, hikmet sahibidir.'
28. Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmezler.
29. 'Eğer doğru söyleyenlerseniz bu vaad ne zamandır?' diyorlar.
30. De ki: 'Sizin için belirlenmiş bir gün vardır ki ondan ne bir saat geri bırakılırsınız ne de öne alınırsınız.'
31. İnkâr edenler dediler ki: 'Biz ne bu Kur'an'a ne de ondan öncekilere inanırız.' Sen onları, Rablerinin huzurunda durdurulmuş halde birbirlerine söz atarlarken görsen. Zayıf düşürülenler büyüklenenlere: 'Eğer siz olmasaydınız biz muhakkak mü'minler olurduk' derler.
32. Büyüklenenler de zayıf düşürülenlere derler ki: 'Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi alıkoyduk? Hayır siz kendiniz suçlular idiniz.'
33. Zayıf düşürülenler de büyüklenenlere: 'Hayır gece gündüz hileler kuruyor; bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz' derler. Azabı gördüklerinde pişmanlıklarını açığa vururlar. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına halkalar dolarız. İşlediklerinden başka bir şeyle mi cezalandırılıyorlar?
34. Biz hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek muhakkak oranın varlıklıları: 'Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz' dediler.
35. Yine: 'Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çok. Biz azaplandırılacak da değiliz' dediler.
36. De ki: 'Şüphesiz Rabbim dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Ancak insanların çoğu bilmezler.'
37. Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de çocuklarınızdır. Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna. İşte onlara yaptıklarından dolayı kat kat mükâfat vardır ve onlar (cennet) odalar(ın)da güven içindedirler.
38. Ayetlerimiz konusunda (mü'minleri) acze düşürmek için koşuşturanlara gelince işte onlar da azabın içine getirilirler.
39. De ki: 'Rabbim kullarından dilediğine rızkı genişletir ve onu (dilediğinde) kısar. Hayır yolunda her ne harcarsanız O (Allah) onun yerine başkasını verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.
40. O gün onların hepsini biraraya toplar sonra meleklere: 'Bunlar size mi tapıyorlardı?' der.
(Ahmet Varol Meali; Sebe’ Suresi 19-40. Ayetler) — kuranmeali.eu/34/19
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.