Ahzâb Suresi 19-27. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
19. |
eşiHHaten:
cimriler olarak 
|
ǎleykum:
size karşı 
|
feiƶā:
ne zaman ki 
|
cā'e:
gelince 
|
l-ḣavfu:
korku 
|
raeytehum:
görürsün 
|
yenZurūne:
baktıklarını 
|
ileyke:
sana 
|
tedūru:
dönerek 
|
eǎ'yunuhum:
gözleri 
|
kālleƶī:
gibi 
|
yuğşā:
baygınlığı 
|
ǎleyhi:
onların üstüne 
|
mine:

|
l-mevti:
ölüm 
|
feiƶā:
ne zaman ki 
|
ƶehebe:
gidince 
|
l-ḣavfu:
korku 
|
seleḳūkum:
sizi incitirler 
|
bielsinetin:
dillerle 
|
Hidādin:
sivri 
|
eşiHHaten:
düşkünlük göstererek 
|
ǎlā:
karşı 
|
l-ḣayri:
hayra 
|
ulāike:
onlar 
|
lem:

|
yu'minū:
inanmamışlar 
|
feeHbeTa:
bu yüzden boşa çıkarmıştır 
|
llahu:
Allah 
|
eǎ'mālehum:
onların işlerini 
|
ve kāne:
ve 
|
ƶālike:
bu 
|
ǎlā:
göre 
|
llahi:
Allah'a 
|
yesīran:
kolaydır 
|
20. |
yeHsebūne:
sanıyorlardı 
|
l-eHzābe:
orduların 
|
lem:

|
yeƶhebū:
gitmediklerini 
|
ve in:
eğer 
|
ye'ti:
gelseler 
|
l-eHzābu:
ordular 
|
yeveddū:
arzu ederlerdi 
|
lev:
keşke 
|
ennehum:
kendileri 
|
bādūne:
çölde bulunmayı 
|
fī:
arasında 
|
l-eǎ'rābi:
Araplar 
|
yeselūne:
sorup öğrenmeyi 
|
ǎn:
--den 
|
enbāikum:
sizin haberleriniz- 
|
velev:
ve şayet 
|
kānū:
bulunsalardı 
|
fīkum:
içinizde 
|
mā:

|
ḳātelū:
dövüşmezlerdi 
|
illā:
dışında 
|
ḳalīlen:
pek azı 
|
21. |
leḳad:
andolsun 
|
kāne:
vardır 
|
lekum:
sizin için 
|
fī:

|
rasūli:
Elçisinde 
|
llahi:
Allah'ın 
|
usvetun:
bir örnek 
|
Hasenetun:
en güzel 
|
limen:
kimseler için 
|
kāne:

|
yercū:
kavuşmaya inanan 
|
llahe:
Allah'a 
|
velyevme:
ve gününe 
|
l-āḣira:
ahiret 
|
ve ƶekera:
ve anan 
|
llahe:
Allah'ı 
|
keṧīran:
çokça 
|
22. |
velemmā:
zaman 
|
raā:
gördükleri 
|
l-mu'minūne:
mü'minler 
|
l-eHzābe:
(düşman) orduları 
|
ḳālū:
dediler 
|
hāƶā:
bu 
|
mā:

|
veǎdenā:
bize va'dettiğidir 
|
llahu:
Allah'ın 
|
ve rasūluhu:
ve Resulünün 
|
ve Sadeḳa:
ve doğrudur 
|
llahu:
Allah 
|
ve rasūluhu:
ve Resulü 
|
ve mā:
ve 
|
zādehum:
artırmadı 
|
illā:
başka bir şey 
|
īmānen:
imanlarını 
|
ve teslīmen:
ve teslimiyetlerini 
|
23. |
mine:
-den 
|
l-mu'minīne:
mü'minler- 
|
ricālun:
erkekler 
|
Sadeḳū:
durdular 
|
mā:

|
ǎāhedū:
verdikleri sözde 
|
llahe:
Allah 
|
ǎleyhi:
üzerine 
|
fe minhum:
onlardan 
|
men:
kimi 
|
ḳaDā:
yerine getirdi 
|
neHbehu:
adağını 
|
ve minhum:
ve onlardan 
|
men:
kimi 
|
yenteZiru:
(şehidlik) beklemektedir 
|
ve mā:
ve asla 
|
beddelū:
(sözlerini) değiştirmemişlerdir 
|
tebdīlen:
değişiklikle 
|
24. |
liyecziye:
mükafatladırsın 
|
llahu:
Allah 
|
S-Sādiḳīne:
doğruları 
|
biSidḳihim:
doğruluklarıyle 
|
ve yuǎƶƶibe:
ve azabetsin 
|
l-munāfiḳīne:
iki yüzlülere 
|
in:
şayet 
|
şā'e:
dilerse 
|
ev:
yahut 
|
yetūbe:
tevbelerini kabul buyursun 
|
ǎleyhim:
onlardan 
|
inne:
şüphesiz 
|
llahe:
Allah 
|
kāne:

|
ğafūran:
çok bağışlayandır 
|
raHīmen:
çok esirgeyendir 
|
25. |
ve radde:
geri çevirdi 
|
llahu:
Allah 
|
elleƶīne:
kimseleri 
|
keferū:
inkar edenleri 
|
biğayZihim:
öfkeleriyle 
|
lem:

|
yenālū:
eremediler 
|
ḣayran:
hayra 
|
ve kefā:
ve yeter 
|
llahu:
Allah 
|
l-mu'minīne:
mü'minlere 
|
l-ḳitāle:
savaşta 
|
ve kāne:
ve 
|
llahu:
Allah 
|
ḳaviyyen:
güçlüdür 
|
ǎzīzen:
üstündür 
|
26. |
ve enzele:
ve indirdi 
|
elleƶīne:
kimseleri 
|
Zāherūhum:
onlara yardım eden 
|
min:
-nden 
|
ehli:
ehli- 
|
l-kitābi:
Kitap 
|
min:
-nden 
|
SayāSiyhim:
kaleleri- 
|
ve ḳaƶefe:
ve düşürdü 
|
fī:
içine 
|
ḳulūbihimu:
kalbleri 
|
r-ruǎ'be:
korku 
|
ferīḳan:
bir kısmını 
|
teḳtulūne:
öldürüyordunuz 
|
ve te'sirūne:
ve esir alıyordunuz 
|
ferīḳan:
bir kısmını da 
|
27. |
ve evraṧekum:
ve size miras verdi 
|
erDehum:
topraklarını 
|
ve diyārahum:
ve yurtlarını 
|
ve emvālehum:
ve mallarını 
|
ve erDan:
ve bir toprağı 
|
lem:

|
teTaūhā:
henüz ayak basmadığınız 
|
ve kāne:
ve 
|
llahu:
Allah 
|
ǎlā:
üzerine 
|
kulli:
her 
|
şey'in:
şey 
|
ḳadīran:
kadirdir 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Ahzâb Suresi 19-27. Ayetler) — kuranmeali.eu/33/19
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.