Ahzâb Suresi 18-23. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
18. |
قَدْ:
elbette 
|
يَعْلَمُ:
biliyor 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
الْمُعَوِّقِينَ:
alıkoyanları 
|
مِنْكُمْ:
içinizden 
|
وَالْقَائِلِينَ:
ve diyenleri 
|
لِإِخْوَانِهِمْ:
kardeşlerine 
|
هَلُمَّ:
gelin 
|
إِلَيْنَا:
bize 
|
وَلَا:

|
يَأْتُونَ:
onlar gelmezler 
|
الْبَأْسَ:
savaşa 
|
إِلَّا:
dışında 
|
قَلِيلًا:
pek azı 
|
19. |
أَشِحَّةً:
cimriler olarak 
|
عَلَيْكُمْ:
size karşı 
|
فَإِذَا:
ne zaman ki 
|
جَاءَ:
gelince 
|
الْخَوْفُ:
korku 
|
رَأَيْتَهُمْ:
görürsün 
|
يَنْظُرُونَ:
baktıklarını 
|
إِلَيْكَ:
sana 
|
تَدُورُ:
dönerek 
|
أَعْيُنُهُمْ:
gözleri 
|
كَالَّذِي:
gibi 
|
يُغْشَىٰ:
baygınlığı 
|
عَلَيْهِ:
onların üstüne 
|
مِنَ:

|
الْمَوْتِ:
ölüm 
|
فَإِذَا:
ne zaman ki 
|
ذَهَبَ:
gidince 
|
الْخَوْفُ:
korku 
|
سَلَقُوكُمْ:
sizi incitirler 
|
بِأَلْسِنَةٍ:
dillerle 
|
حِدَادٍ:
sivri 
|
أَشِحَّةً:
düşkünlük göstererek 
|
عَلَى:
karşı 
|
الْخَيْرِ:
hayra 
|
أُولَٰئِكَ:
onlar 
|
لَمْ:

|
يُؤْمِنُوا:
inanmamışlar 
|
فَأَحْبَطَ:
bu yüzden boşa çıkarmıştır 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
أَعْمَالَهُمْ:
onların işlerini 
|
وَكَانَ:
ve 
|
ذَٰلِكَ:
bu 
|
عَلَى:
göre 
|
اللَّهِ:
Allah'a 
|
يَسِيرًا:
kolaydır 
|
20. |
يَحْسَبُونَ:
sanıyorlardı 
|
الْأَحْزَابَ:
orduların 
|
لَمْ:

|
يَذْهَبُوا:
gitmediklerini 
|
وَإِنْ:
eğer 
|
يَأْتِ:
gelseler 
|
الْأَحْزَابُ:
ordular 
|
يَوَدُّوا:
arzu ederlerdi 
|
لَوْ:
keşke 
|
أَنَّهُمْ:
kendileri 
|
بَادُونَ:
çölde bulunmayı 
|
فِي:
arasında 
|
الْأَعْرَابِ:
Araplar 
|
يَسْأَلُونَ:
sorup öğrenmeyi 
|
عَنْ:
--den 
|
أَنْبَائِكُمْ:
sizin haberleriniz- 
|
وَلَوْ:
ve şayet 
|
كَانُوا:
bulunsalardı 
|
فِيكُمْ:
içinizde 
|
مَا:

|
قَاتَلُوا:
dövüşmezlerdi 
|
إِلَّا:
dışında 
|
قَلِيلًا:
pek azı 
|
21. |
لَقَدْ:
andolsun 
|
كَانَ:
vardır 
|
لَكُمْ:
sizin için 
|
فِي:

|
رَسُولِ:
Elçisinde 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
أُسْوَةٌ:
bir örnek 
|
حَسَنَةٌ:
en güzel 
|
لِمَنْ:
kimseler için 
|
كَانَ:

|
يَرْجُو:
kavuşmaya inanan 
|
اللَّهَ:
Allah'a 
|
وَالْيَوْمَ:
ve gününe 
|
الْاخِرَ:
ahiret 
|
وَذَكَرَ:
ve anan 
|
اللَّهَ:
Allah'ı 
|
كَثِيرًا:
çokça 
|
22. |
وَلَمَّا:
zaman 
|
رَأَى:
gördükleri 
|
الْمُؤْمِنُونَ:
mü'minler 
|
الْأَحْزَابَ:
(düşman) orduları 
|
قَالُوا:
dediler 
|
هَٰذَا:
bu 
|
مَا:

|
وَعَدَنَا:
bize va'dettiğidir 
|
اللَّهُ:
Allah'ın 
|
وَرَسُولُهُ:
ve Resulünün 
|
وَصَدَقَ:
ve doğrudur 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
وَرَسُولُهُ:
ve Resulü 
|
وَمَا:
ve 
|
زَادَهُمْ:
artırmadı 
|
إِلَّا:
başka bir şey 
|
إِيمَانًا:
imanlarını 
|
وَتَسْلِيمًا:
ve teslimiyetlerini 
|
23. |
مِنَ:
-den 
|
الْمُؤْمِنِينَ:
mü'minler- 
|
رِجَالٌ:
erkekler 
|
صَدَقُوا:
durdular 
|
مَا:

|
عَاهَدُوا:
verdikleri sözde 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
عَلَيْهِ:
üzerine 
|
فَمِنْهُمْ:
onlardan 
|
مَنْ:
kimi 
|
قَضَىٰ:
yerine getirdi 
|
نَحْبَهُ:
adağını 
|
وَمِنْهُمْ:
ve onlardan 
|
مَنْ:
kimi 
|
يَنْتَظِرُ:
(şehidlik) beklemektedir 
|
وَمَا:
ve asla 
|
بَدَّلُوا:
(sözlerini) değiştirmemişlerdir 
|
تَبْدِيلًا:
değişiklikle 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Ahzâb Suresi 18-23. Ayetler) — kuranmeali.eu/33/18
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.