| ËTYNE: biz verdik
| LGMEN: Lokman'a
| ELḪKMT: hikmet
| ÊN: için
| EŞKR: şükretmesi
| LLH: Allah'a
| VMN: ve kim
| YŞKR: şükrederse
| FÎNME: şüphesiz
| YŞKR: şükreder
| LNFSH: kendisi için
| VMN: ve kim
| KFR: inkar ederse
| FÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| ĞNY: zengindir
| ḪMYD̃: övülmüştür
|
| GEL: demişti ki
| LGMEN: Lokman
| LEBNH: oğluna
| VHV: O
| YAƵH: öğüt vererek
| YE: EY/HEY/AH
| BNY: Çocukları
| LE: asla
| TŞRK: ortak koşma
| BELLH: Allah'a
| ÎN: çünkü
| ELŞRK: ortak koşmak
| LƵLM: bir zulümdür
| AƵYM: büyük
|
| ELÎNSEN: insana
| BVELD̃YH: ana babasını
| ḪMLTH: onu taşımıştır
| ÊMH: anası
| VHNE: zayıflık
| AL: üstüne
| VHN: zayıflıkla
| VFṦELH: ve onun sütten kesilmesi
| FY: içindedir
| AEMYN: iki yıl
| ÊN: ki
| EŞKR: şükret
| LY: bana
| VLVELD̃YK: ve anana-babana
| ÎLY: banadır
| ELMṦYR: dönüş
|
| CEHD̃EK: seni zorlarlarsa
| AL: için
| ÊN:
| TŞRK: ortak koşman
| BY: bana
| ME: bir şeyi
| LYS: olmayan
| LK: senin
| BH: hakkında
| ALM: bilgin
| FLE: asla
| TŦAHME: onlara ita'at etme
| VṦEḪBHME: ve onlarla geçin
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| MARVFE: iyilikle
| VETBA: ve uy
| SBYL: yoluna
| MN: kimsenin
| ÊNEB: yönelen
| ÎLY: bana
| S̃M: sonra
| ÎLY: banadır
| MRCAKM: dönüşünüz
| FÊNBÙKM: size haber vereceğim
| BME: şeyleri
| KNTM: olduklarnız
| TAMLVN: yapıyor(lar)
|
| BNY: Çocukları
| ÎNHE: onlar
| ÎN: eğer
| TK: bir şey olsa
| MS̃GEL: ağırlığınca
| ḪBT: danesi
| MN:
| ḢRD̃L: hardal
| FTKN: ve bulunsa
| FY: -nın içinde
| ṦḢRT: bir kaya-
| ÊV: veya
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| ÊV: veya
| FY:
| ELÊRŽ: yerde
| YÊT: mutlaka getirir
| BHE: onu
| ELLH: Allah
| ÎN: çünkü
| ELLH: Allah
| LŦYF: latiftir
| ḢBYR: haber alır
|
| BNY: Çocuğum
| ÊGM: -doğrul
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe-
| VÊMR: ve emret
| BELMARVF: iyilikle
| VENH: ve vazgeçir
| AN: -ten
| ELMNKR: kötülük-
| VEṦBR: ve sabret
| AL: başına
| ME: ne
| ÊṦEBK: geldiyse
| ÎN: çünkü
| Z̃LK: bunlar
| MN:
| AZM: yapılması gereken
| ELÊMVR: işlerdendir
|
| TṦAR: çevirne
| ḢD̃K: yüzünü
| LLNES: insanlardan
| VLE: ve
| TMŞ: yürüme
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| MRḪE: böbürlenerek
| ÎN: zira
| ELLH: Allah
| LE:
| YḪB: sevmez
| KL: hepsini
| MḢTEL: kendini beğenenleri
| FḢVR: övünenleri
|
| FY:
| MŞYK: yürüyüşünde
| VEĞŽŽ: ve kıs
| MN:
| ṦVTK: sesini
| ÎN: çünkü
| ÊNKR: en çirkini
| ELÊṦVET: seslerin
| LṦVT: sesidir
| ELḪMYR: eşeklerin
|
| TRVE: görmediniz mi?
| ÊN: elbette
| ELLH: Allah
| SḢR: boyun eğdirdi
| LKM: size
| ME: bulunanları
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VME: ve bulunanları
| FY:
| ELÊRŽ: ve yerde
| VÊSBĞ: ve bol bol verdi
| ALYKM: size
| NAMH: ni'metlerini
| ƵEHRT: görünür
| VBEŦNT: ve gizli
| VMN: ve
| ELNES: insanlardan
| MN: kimi var ki
| YCED̃L: tartışır (durur)
| FY: hakkında
| ELLH: Allah
| BĞYR: olmadan
| ALM: bilgisi
| VLE: ve olmadan
| HD̃: yol göstereni
| VLE: ve olmadan
| KTEB: bir Kitabı
| MNYR: aydınlatıcı
|
| GYL: dense
| LHM: onlara
| ETBAVE: uyun
| ME:
| ÊNZL: indirdiğine
| ELLH: Allah'ın
| GELVE: derler
| BL: hayır
| NTBA: biz uyarız
| ME: şeye
| VCD̃NE: bulduğumuz
| ALYH: üzerinde
| ËBEÙNE: babalarımızı
| ÊVLV: şayet
| KEN: olsa da mı?
| ELŞYŦEN: şeytan
| YD̃AVHM: onları çağırmış
| ÎL:
| AZ̃EB: azabına
| ELSAYR: alevli ateşin
|
| YSLM: teslim ederse
| VCHH: yüzünü
| ÎL:
| ELLH: Allah'a
| VHV: ve o
| MḪSN: güzel davranarak
| FGD̃: elbette
| ESTMSK: o yapışmıştır
| BELARVT: kulpa
| ELVS̃G: en sağlam
| VÎL: ve döner
| ELLH: Allah'a
| AEGBT: sonu
| ELÊMVR: işlerin
|
| KFR: inkar ederse
| FLE:
| YḪZNK: seni üzmesin
| KFRH: onun inkarı
| ÎLYNE: sonunda bizedir
| MRCAHM: onların dönüşleri
| FNNBÙHM: ve kendilerine haber veririz
| BME: şeyleri
| AMLVE: yaptıkları
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| ALYM: bilir
| BZ̃ET: özünü
| ELṦD̃VR: göğüslerin
|
| GLYLE: biraz
| S̃M: sonra
| NŽŦRHM: süreriz
| ÎL:
| AZ̃EB: bir azaba
| ĞLYƵ: kaba
|
| SÊLTHM: onlara sorsan
| MN: kim?
| ḢLG: yarattı
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| LYGVLN: mutlaka derler
| ELLH: Allah
| GL: de ki
| ELḪMD̃: hamd
| LLH: Allah'a layıktır
| BL: hayır
| ÊKS̃RHM: çokları
| LE:
| YALMVN: bilmezler
|
| ME: ne varsa
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| VELÊRŽ: ve yerde
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| HV: işte O'dur
| ELĞNY: zengin
| ELḪMYD̃: övülen
|
| ÊNME: her ne
| FY: bulunan
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| MN:
| ŞCRT: ağaçlar
| ÊGLEM: kalem
| VELBḪR: ve deniz (mürekkep)
| YMD̃H: ona katılsa
| MN:
| BAD̃H: arkasından
| SBAT: yedi
| ÊBḪR: deniz (daha)
| ME:
| NFD̃T: yine tükenmez
| KLMET: kelimeleri
| ELLH: Allah'ın
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| AZYZ: üstündür
| ḪKYM: hikmet sahibidir
|
| ḢLGKM: sizin yaratılmanız
| VLE: ve değildir
| BAS̃KM: diriltilmeniz
| ÎLE: başka bir şey
| KNFS: kişi(nin yaratılmasından)
| VEḪD̃T: bir tek
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| SMYA: işitendir
| BṦYR: görendir
|
| TR: görmedin mi
| ÊN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YVLC: sokuyor
| ELLYL: geceyi
| FY: içine
| ELNHER: gündüzün
| VYVLC: ve sokuyor
| ELNHER: gündüzü
| FY: içine
| ELLYL: gecenin
| VSḢR: ve emrine boyun eğdirmiştir
| ELŞMS: güneşi
| VELGMR: ve ayı
| KL: her biri
| YCRY: akıp gider
| ÎL: kadar
| ÊCL: bir süreye
| MSM: belli
| VÊN: ve elbette
| ELLH: Allah
| BME:
| TAMLVN: yaptıklarınızı
| ḢBYR: haber almaktadır
|
| BÊN: çünkü
| ELLH: Allah
| HV: O
| ELḪG: haktır
| VÊN: ve elbette
| ME:
| YD̃AVN: yalvardıkları
| MN:
| D̃VNH: O'ndan başka
| ELBEŦL: batıldır
| VÊN: ve gerçekten
| ELLH: Allah'tır
| HV: O
| ELALY: ulu
| ELKBYR: ve büyük
|
| TR: görmedin mi?
| ÊN: ki
| ELFLK: gemiler
| TCRY: gidiyor
| FY:
| ELBḪR: denizde
| BNAMT: ni'metiyle
| ELLH: Allah'ın
| LYRYKM: size göstersin diye
| MN: bir kısım
| ËYETH: ayetlerini
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LKL: herkes için
| ṦBER: sabreden
| ŞKVR: şükreden
|
| ĞŞYHM: onları sardığı
| MVC: dalga(lar)
| KELƵLL: gölgeler gibi
| D̃AVE: yalvarırlar
| ELLH: Allah'a
| MḢLṦYN: yalnız has kılarak
| LH: O'na
| ELD̃YN: dini
| FLME: fakat o zaman
| NCEHM: onları kurtarınca
| ÎL:
| ELBR: karaya çıkarıp
| FMNHM: içlerinden bir kısmı
| MGTṦD̃: orta yolu tutar
| VME: zaten
| YCḪD̃: inkar etmez
| B ËYETNE: bizim ayetlerimizi
| ÎLE: başkası
| KL: her
| ḢTER: gaddarlardan
| KFVR: inkarcıdan
|