Kasas Suresi 42-50. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
42. |
ve etbeǎ'nāhum:
ve onların ardına taktık 
|
fī:

|
hāƶihi:
bu 
|
d-dunyā:
dünyada 
|
leǎ'neten:
bir la'net 
|
ve yevme:
ve günü ise 
|
l-ḳiyāmeti:
kıyamet 
|
hum:
onlar 
|
mine:
-dendir 
|
l-meḳbūHīne:
çirkinleştirilenler- 
|
43. |
veleḳad:
ve andolsun 
|
āteynā:
biz verdik 
|
mūsā:
Musa'ya 
|
l-kitābe:
Kitabı 
|
min:

|
beǎ'di:
sonra 
|
mā:

|
ehleknā:
helak ettikten 
|
l-ḳurūne:
nesilleri 
|
l-ūlā:
ilk 
|
beSāira:
bir aydınlanma olan 
|
linnāsi:
insanlar için 
|
ve huden:
ve hidayet olan 
|
ve raHmeten:
ve rahmet olan 
|
leǎllehum:
belki onlar 
|
yeteƶekkerūne:
düşünür öğüt alırlar 
|
44. |
ve mā:
ve 
|
kunte:
sen değildin 
|
bicānibi:
tarafında 
|
l-ğarbiyyi:
batı 
|
iƶ:
vakit 
|
ḳaDeynā:
yaptığımız 
|
ilā:

|
mūsā:
Musa'ya 
|
l-emra:
o işi 
|
ve mā:
ve 
|
kunte:
değildin 
|
mine:
-den 
|
ş-şāhidīne:
görenler- 
|
45. |
velākinnā:
fakat biz 
|
enşe'nā:
yarattık 
|
ḳurūnen:
birçok nesiller 
|
fe teTāvele:
geçti 
|
ǎleyhimu:
onların üzerinden 
|
l-ǔmuru:
uzun zamanlar 
|
ve mā:
ve 
|
kunte:
sen değildin 
|
ṧāviyen:
oturmuş 
|
fī:
arasında 
|
ehli:
halkı 
|
medyene:
Medyen 
|
tetlū:
okusaydın 
|
ǎleyhim:
bunlara 
|
āyātinā:
ayetlerimizi 
|
velākinnā:
lakin 
|
kunnā:
biziz 
|
mursilīne:
elçi olarak gönderen 
|
46. |
ve mā:
ve 
|
kunte:
sen değildin 
|
bicānibi:
yanında 
|
T-Tūri:
Tur'un 
|
iƶ:
zaman 
|
nādeynā:
seslendiğimiz 
|
velākin:
fakat 
|
raHmeten:
bir rahmet olarak 
|
min:
-nden 
|
rabbike:
Rabbi- 
|
litunƶira:
uyarasın diye 
|
ḳavmen:
toplumu 
|
mā:

|
etāhum:
kendilerine gelmemiş olan 
|
min:
hiç 
|
neƶīrin:
bir uyarıcı 
|
min:

|
ḳablike:
senden önce 
|
leǎllehum:
belki 
|
yeteƶekkerūne:
düşünüp öğüt alırlar 
|
47. |
velevlā:
keşke olmasalardı 
|
en:

|
tuSībehum:
başlarına geldiği zaman 
|
muSībetun:
bir felaket 
|
bimā:
yüzünden 
|
ḳaddemet:
yaptıkları (günahları) 
|
eydīhim:
kendi elleriyle 
|
fe yeḳūlū:
diyecekler 
|
rabbenā:
Rabbimiz 
|
levlā:
keşke 
|
erselte:
gönderseydin 
|
ileynā:
bize 
|
rasūlen:
bir elçi 
|
fenettebiǎ:
uysaydık 
|
āyātike:
ayetlerine 
|
ve nekūne:
ve olsaydık 
|
mine:
-den 
|
l-mu'minīne:
mü'minler- 
|
48. |
felemmā:
ne zaman ki 
|
cā'ehumu:
onlara gelince 
|
l-Haḳḳu:
hak 
|
min:

|
ǐndinā:
katımızdan 
|
ḳālū:
dediler 
|
levlā:
değil miydi? 
|
ūtiye:
verilmeli 
|
miṧle:
benzeri 
|
mā:
ne 
|
ūtiye:
verildiyse 
|
mūsā:
Musa'ya 
|
evelem:

|
yekfurū:
inkar etmemişler miydi? 
|
bimā:
şeyi 
|
ūtiye:
verilen 
|
mūsā:
Musa'ya 
|
min:

|
ḳablu:
daha önce 
|
ḳālū:
dediler 
|
siHrāni:
iki büyü! 
|
teZāherā:
birbirine destek olan 
|
ve ḳālū:
ve dediler 
|
innā:
elbette biz 
|
bikullin:
hepsini 
|
kāfirūne:
inkar ederiz 
|
49. |
ḳul:
de ki 
|
fe'tū:
o halde getirin 
|
bikitābin:
bir Kitap 
|
min:

|
ǐndi:
katından 
|
llahi:
Allah 
|
huve:
o 
|
ehdā:
daha doğru olan 
|
minhumā:
bu ikisinden 
|
ettebiǎ'hu:
ben ona uyayım 
|
in:
eğer 
|
kuntum:
iseniz 
|
Sādiḳīne:
doğru 
|
50. |
fein:
eğer 
|
lem:

|
yestecībū:
cevap veremezlerse 
|
leke:
sana 
|
feǎ'lem:
bil ki 
|
ennemā:
kesinlikle 
|
yettebiǔne:
onlar uyuyorlar 
|
ehvā'ehum:
keyiflerine 
|
ve men:
kim olabilir? 
|
eDellu:
daha sapık 
|
mimmeni:
kimseden 
|
ttebeǎ:
uyan 
|
hevāhu:
kendi keyfine 
|
biğayri:
olmadan 
|
huden:
bir yol gösterici 
|
mine:
-tan 
|
llahi:
Allah- 
|
inne:
muhakkak ki 
|
llahe:
Allah 
|
lā:

|
yehdī:
doğru yola iletmez 
|
l-ḳavme:
kavmi 
|
Z-Zālimīne:
zalim 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Kasas Suresi 42-50. Ayetler) — kuranmeali.eu/28/42
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.