Kasas Suresi 22-34. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
22. |
velemmā:
ne zaman ki 
|
teveccehe:
yönelince 
|
tilḳā'e:
tarafına 
|
medyene:
Medyen 
|
ḳāle:
dedi 
|
ǎsā:
umarım ki 
|
rabbī:
Rabbim 
|
en:

|
yehdīenī:
beni iletir 
|
sevā'e:
doğru 
|
s-sebīli:
yola 
|
23. |
velemmā:
ne zaman ki 
|
verade:
varınca 
|
māe:
suyuna 
|
medyene:
Medyen 
|
vecede:
buldu 
|
ǎleyhi:
onun başında 
|
ummeten:
bir grubu 
|
mine:
-dan 
|
n-nāsi:
insanlar- 
|
yesḳūne:
(hayvanlarını) sularken 
|
ve vecede:
ve buldu 
|
min:

|
dūnihimu:
onların gerisinde 
|
mraeteyni:
iki kız 
|
teƶūdāni:
sudan meneden 
|
ḳāle:
(Musa) dedi 
|
mā:
nedir? 
|
ḣaTbukumā:
sizin işiniz 
|
ḳāletā:
dediler ki 
|
lā:

|
nesḳī:
biz sulayamayız 
|
Hattā:
kadar 
|
yuSdira:
sulayıp çekilinceye 
|
r-riǎā'u:
çobanlar 
|
ve ebūnā:
ve babamız da 
|
şeyḣun:
bir ihtiyardır 
|
kebīrun:
büyük 
|
24. |
feseḳā:
(Musa) hemen suladı 
|
lehumā:
onlarınkini 
|
ṧumme:
sonra 
|
tevellā:
çekildi 
|
ilā:

|
Z-Zilli:
gölgeye 
|
fe ḳāle:
dedi 
|
rabbi:
Rabbim 
|
innī:
doğrusu ben 
|
limā:
ne varsa 
|
enzelte:
indireceğin 
|
ileyye:
bana 
|
min:
-dan 
|
ḣayrin:
hayır- 
|
feḳīrun:
muhtacım 
|
25. |
fecā'ethu:
derken ona geldi 
|
iHdāhumā:
o iki kızdan biri 
|
temşī:
yürüyerek 
|
ǎlā:

|
stiHyā'in:
utana utana 
|
ḳālet:
dedi 
|
inne:
muhakkah 
|
ebī:
babam 
|
yed'ǔke:
seni çağırıyor 
|
liyecziyeke:
ödemek için 
|
ecra:
ücretini 
|
mā:

|
seḳayte:
sulamanın 
|
lenā:
bizim için 
|
felemmā:
ne zaman ki 
|
cā'ehu:
(Musa) ona gelince 
|
ve ḳaSSa:
ve anlatınca 
|
ǎleyhi:
ona 
|
l-ḳaSaSa:
hikayeyi 
|
ḳāle:
dedi 
|
lā:

|
teḣaf:
korkma 
|
necevte:
kurtuldun 
|
mine:
-den 
|
l-ḳavmi:
o kavim- 
|
Z-Zālimīne:
zalim 
|
26. |
ḳālet:
dedi 
|
iHdāhumā:
o (kız)lardan biri 
|
yā:
EY/HEY/AH 
|
ebeti:
babacığım 
|
ste'cirhu:
bunu (çoban) tut 
|
inne:
muhakkak 
|
ḣayra:
en hayırlısıdır 
|
meni:

|
ste'certe':
ücretle tuttuklarının 
|
l-ḳaviyyu:
en güçlüsüdür 
|
l-emīnu:
en güveniliridir 
|
27. |
ḳāle:
dedi ki 
|
innī:
elbette 
|
urīdu:
istiyorum 
|
en:

|
unkiHake:
sana nikahlamak 
|
iHdā:
birini 
|
bneteyye:
kızımdan 
|
hāteyni:
şu iki 
|
ǎlā:
karşılığında 
|
en:

|
te'curanī:
bana hizmet etmen 
|
ṧemāniye:
sekiz 
|
Hicecin:
yıl 
|
fein:
eğer 
|
etmemte:
tamamlarsan 
|
ǎşran:
on(yıl)a 
|
femin:
artık 
|
ǐndike:
o sendendir 
|
ve mā:

|
urīdu:
ben istemem 
|
en:

|
eşuḳḳa:
zahmet vermek 
|
ǎleyke:
sana 
|
setecidunī:
beni bulacaksın 
|
in:
eğer (İnşallah) 
|
şā'e:
dilerse (İnşallah) 
|
llahu:
Allah (İnşallah) 
|
mine:
-den 
|
S-SāliHīne:
iyiler- 
|
28. |
ḳāle:
(Musa) dedi 
|
ƶālike:
bu 
|
beynī:
benimle aramızdadır 
|
ve beyneke:
senin arasında 
|
eyyemā:
hangi 
|
l-eceleyni:
süreyi 
|
ḳaDeytu:
yerine getirsem 
|
felā:
yoktur 
|
ǔdvāne:
düşmanlık 
|
ǎleyye:
bana 
|
vallahu:
Allah 
|
ǎlā:
karşı 
|
mā:
şeye 
|
neḳūlu:
dediğimiz 
|
vekīlun:
vekildir 
|
29. |
felemmā:
ne zaman ki 
|
ḳaDā:
bitirince 
|
mūsā:
Musa 
|
l-ecele:
süreyi 
|
ve sāra:
ve yola çıkınca 
|
biehlihi:
ailesiyle 
|
ānese:
gördü 
|
min:

|
cānibi:
(sağ) yanında 
|
T-Tūri:
Tur'un 
|
nāran:
bir ateş 
|
ḳāle:
dedi ki 
|
liehlihi:
ailesine 
|
mkuṧū:
siz durun 
|
innī:
ben 
|
ānestu:
gördüm 
|
nāran:
bir ateş 
|
leǎllī:
belki 
|
ātīkum:
size getiririm 
|
minhā:
ondan 
|
biḣaberin:
bir haber 
|
ev:
yahut 
|
ceƶvetin:
bir kor (getiririm) 
|
mine:
-ten 
|
n-nāri:
ateş- 
|
leǎllekum:
böylece 
|
teSTalūne:
ısınırsınız 
|
30. |
felemmā:
ne zaman ki 
|
etāhā:
oraya gelince 
|
nūdiye:
şöyle seslenildi 
|
min:
-ndan 
|
şāTii:
kıyısı- 
|
l-vādi:
vadinin 
|
l-eymeni:
sağdaki 
|
fī:

|
l-buḳ'ǎti:
yerdeki 
|
l-mubāraketi:
mübarek 
|
mine:
-tan 
|
ş-şecerati:
ağaç- 
|
en:
diye 
|
yā :
EY/HEY/AH 
|
mūsā:
Musa 
|
innī:
muhakkak ben 
|
enā:
benim 
|
llahu:
Allah 
|
rabbu:
Rabbi 
|
l-ǎālemīne:
alemlerin 
|
31. |
ve en:
ve diye 
|
elḳi:
at 
|
ǎSāke:
asanı 
|
felemmā:
zaman 
|
rāhā:
gördüğün 
|
tehtezzu:
(asa'nın) titreştiğini 
|
keennehā:
gibi 
|
cānnun:
küçük bir yılan 
|
vellā:
kaçtı 
|
mudbiran:
dönüp 
|
velem:
ve 
|
yuǎḳḳib:
arkasına bile bakmadı 
|
yā :
EY/HEY/AH 
|
mūsā:
Musa 
|
eḳbil:
dön 
|
ve lā:
ve 
|
teḣaf:
korkma 
|
inneke:
elbette sen 
|
mine:
-dansın 
|
l-āminīne:
güvende olanlar- 
|
32. |
Asluk:
sok 
|
yedeke:
elini 
|
fī:

|
ceybike:
koynuna 
|
teḣruc:
çıksın 
|
beyDā'e:
bembeyaz 
|
min:

|
ğayri:
olmaksızın 
|
sū'in:
bir kusur 
|
veDmum:
ve çek 
|
ileyke:
kendine 
|
cenāHake:
kanadını (kollarını) 
|
mine:

|
r-rahbi:
korkudan (açılan) 
|
feƶānike:
işte bunlar 
|
burhānāni:
iki delildir 
|
min:
-nden 
|
rabbike:
Rabbi- 
|
ilā:

|
fir'ǎvne:
Fir'avn'a 
|
ve meleihi:
ve onun adamlarına 
|
innehum:
çünkü onlar 
|
kānū:
olmuşlardır 
|
ḳavmen:
bir kavim 
|
fāsiḳīne:
yoldan çıkan 
|
33. |
ḳāle:
dedi 
|
rabbi:
Rabbim 
|
innī:
bşüphesiz en 
|
ḳateltu:
öldürmüştüm 
|
minhum:
onlardan 
|
nefsen:
bir kişi 
|
fe eḣāfu:
korkuyorum 
|
en:
diye 
|
yeḳtulūni:
beni öldürecekler 
|
34. |
ve eḣī:
ve kardeşimi 
|
hārūnu:
Harun 
|
huve:
o 
|
efSaHu:
daha fasihtir (güzel konuşur) 
|
minnī:
benden 
|
lisānen:
dil bakımından 
|
feersilhu:
onu gönder 
|
meǐye:
benimle beraber 
|
rid'en:
bir yardımcı olarak 
|
yuSaddiḳunī:
beni doğrulayan 
|
innī:
zira ben 
|
eḣāfu:
korkuyorum 
|
en:
diye 
|
yukeƶƶibūni:
beni yalanlayacakla 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Kasas Suresi 22-34. Ayetler) — kuranmeali.eu/28/22
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.