Kasas Suresi 18-26. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
18. |
feeSbeHa:
sabahladı 
|
fī:

|
l-medīneti:
şehirde 
|
ḣāifen:
korku içinde 
|
yeteraḳḳabu:
gözetleyerek 
|
feiƶā:
bir de baktı ki 
|
lleƶī:

|
stenSarahu:
kendisinden yardım isteyen 
|
bil-emsi:
dün 
|
yesteSriḣuhu:
yine feryadediyor 
|
ḳāle:
dedi 
|
lehu:
ona 
|
mūsā:
Musa 
|
inneke:
gerçekten sen 
|
leğaviyyun:
bir azgınsın 
|
mubīnun:
belli ki 
|
19. |
felemmā:
nihayet 
|
en:

|
erāde:
isteyince 
|
en:

|
yebTişe:
yakalamak 
|
billeƶī':
olanı 
|
huve:
o 
|
ǎduvvun:
düşman 
|
lehumā:
ikisine de 
|
ḳāle:
dedi ki 
|
yā :
EY/HEY/AH 
|
mūsā:
Musa 
|
eturīdu:
-mi istiyorsun? 
|
en:

|
teḳtulenī:
beni öldürmek 
|
kemā:
gibi 
|
ḳatelte:
öldürdüğün 
|
nefsen:
bir canı 
|
bil-emsi:
dün 
|
in:
(oysa) 
|
turīdu:
istemiyorsun 
|
illā:
dışında bir şey 
|
en:

|
tekūne:
olmak 
|
cebbāran:
bir zorba 
|
fī:

|
l-erDi:
yeryüzünde 
|
ve mā:
ve 
|
turīdu:
istemiyorsun 
|
en:

|
tekūne:
olmak 
|
mine:
-dan 
|
l-muSliHīne:
arabulucular- 
|
20. |
ve cā'e:
ve geldi 
|
raculun:
bir adam 
|
min:

|
eḳSā:
öbür ucundan 
|
l-medīneti:
şehrin 
|
yes'ǎā:
koşarak 
|
ḳāle:
dedi 
|
yā :
EY/HEY/AH 
|
mūsā:
Musa 
|
inne:
şüphesiz ki 
|
l-melee:
ileri gelenler 
|
ye'temirūne:
aralarında konuşuyorlar 
|
bike:
seni 
|
liyeḳtulūke:
seni öldürmek için 
|
feḣruc:
sen çık (git) 
|
innī:
elbette ben 
|
leke:
sana 
|
mine:
-den(im) 
|
n-nāSiHīne:
öğüt verenler- 
|
21. |
feḣarace:
(Musa) çıktı 
|
minhā:
oradan 
|
ḣāifen:
korka korka 
|
yeteraḳḳabu:
kollayarak 
|
ḳāle:
dedi 
|
rabbi:
Rabbim 
|
neccinī:
beni kurtar 
|
mine:
-den 
|
l-ḳavmi:
kavim- 
|
Z-Zālimīne:
zalim 
|
22. |
velemmā:
ne zaman ki 
|
teveccehe:
yönelince 
|
tilḳā'e:
tarafına 
|
medyene:
Medyen 
|
ḳāle:
dedi 
|
ǎsā:
umarım ki 
|
rabbī:
Rabbim 
|
en:

|
yehdīenī:
beni iletir 
|
sevā'e:
doğru 
|
s-sebīli:
yola 
|
23. |
velemmā:
ne zaman ki 
|
verade:
varınca 
|
māe:
suyuna 
|
medyene:
Medyen 
|
vecede:
buldu 
|
ǎleyhi:
onun başında 
|
ummeten:
bir grubu 
|
mine:
-dan 
|
n-nāsi:
insanlar- 
|
yesḳūne:
(hayvanlarını) sularken 
|
ve vecede:
ve buldu 
|
min:

|
dūnihimu:
onların gerisinde 
|
mraeteyni:
iki kız 
|
teƶūdāni:
sudan meneden 
|
ḳāle:
(Musa) dedi 
|
mā:
nedir? 
|
ḣaTbukumā:
sizin işiniz 
|
ḳāletā:
dediler ki 
|
lā:

|
nesḳī:
biz sulayamayız 
|
Hattā:
kadar 
|
yuSdira:
sulayıp çekilinceye 
|
r-riǎā'u:
çobanlar 
|
ve ebūnā:
ve babamız da 
|
şeyḣun:
bir ihtiyardır 
|
kebīrun:
büyük 
|
24. |
feseḳā:
(Musa) hemen suladı 
|
lehumā:
onlarınkini 
|
ṧumme:
sonra 
|
tevellā:
çekildi 
|
ilā:

|
Z-Zilli:
gölgeye 
|
fe ḳāle:
dedi 
|
rabbi:
Rabbim 
|
innī:
doğrusu ben 
|
limā:
ne varsa 
|
enzelte:
indireceğin 
|
ileyye:
bana 
|
min:
-dan 
|
ḣayrin:
hayır- 
|
feḳīrun:
muhtacım 
|
25. |
fecā'ethu:
derken ona geldi 
|
iHdāhumā:
o iki kızdan biri 
|
temşī:
yürüyerek 
|
ǎlā:

|
stiHyā'in:
utana utana 
|
ḳālet:
dedi 
|
inne:
muhakkah 
|
ebī:
babam 
|
yed'ǔke:
seni çağırıyor 
|
liyecziyeke:
ödemek için 
|
ecra:
ücretini 
|
mā:

|
seḳayte:
sulamanın 
|
lenā:
bizim için 
|
felemmā:
ne zaman ki 
|
cā'ehu:
(Musa) ona gelince 
|
ve ḳaSSa:
ve anlatınca 
|
ǎleyhi:
ona 
|
l-ḳaSaSa:
hikayeyi 
|
ḳāle:
dedi 
|
lā:

|
teḣaf:
korkma 
|
necevte:
kurtuldun 
|
mine:
-den 
|
l-ḳavmi:
o kavim- 
|
Z-Zālimīne:
zalim 
|
26. |
ḳālet:
dedi 
|
iHdāhumā:
o (kız)lardan biri 
|
yā:
EY/HEY/AH 
|
ebeti:
babacığım 
|
ste'cirhu:
bunu (çoban) tut 
|
inne:
muhakkak 
|
ḣayra:
en hayırlısıdır 
|
meni:

|
ste'certe':
ücretle tuttuklarının 
|
l-ḳaviyyu:
en güçlüsüdür 
|
l-emīnu:
en güveniliridir 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Kasas Suresi 18-26. Ayetler) — kuranmeali.eu/28/18
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.