Nûr Suresi 33-35. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
33. |وَلْيَسْتَعْفِفِ: ve iffetlerini korusunlar | الَّذِينَ: kimseler | لَا: | يَجِدُونَ: bulamayan(lar) | نِكَاحًا: evlenme (imkanı) | حَتَّىٰ: kadar | يُغْنِيَهُمُ: kendilerini zengin edinceye | اللَّهُ: Allah | مِنْ: -ndan | فَضْلِهِ: lutfu- | وَالَّذِينَ: ve kimselerle | يَبْتَغُونَ: isteyen(lerle) | الْكِتَابَ: mükatebe (sözleşme) yapmak | مِمَّا: -ndan | مَلَكَتْ: sahip oldukları- | أَيْمَانُكُمْ: ellerinizin | فَكَاتِبُوهُمْ: mükatebe yapın | إِنْ: eğer | عَلِمْتُمْ: bilirseniz | فِيهِمْ: onlar hakında | خَيْرًا: hayırlı olduğunu | وَاتُوهُمْ: ve onlara verin | مِنْ: -ndan | مَالِ: malı- | اللَّهِ: Allah'ın | الَّذِي: | اتَاكُمْ: size verdiği | وَلَا: ve | تُكْرِهُوا: zorlamayın | فَتَيَاتِكُمْ: cariyelerinizi | عَلَى: | الْبِغَاءِ: fuhşa | إِنْ: eğer | أَرَدْنَ: istiyorlarsa | تَحَصُّنًا: namuslu kalmayı | لِتَبْتَغُوا: elde etmek için | عَرَضَ: geçici menfaatini | الْحَيَاةِ: hayatının | الدُّنْيَا: dünya | وَمَنْ: ve kim | يُكْرِهْهُنَّ: onları zorlarsa | فَإِنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | إِكْرَاهِهِنَّ: zorlanmalarından | غَفُورٌ: bağışlayıcı | رَحِيمٌ: esirgeyicidir |
34. |وَلَقَدْ: ve andolsun ki | أَنْزَلْنَا: indirdik | إِلَيْكُمْ: size | ايَاتٍ: ayetler | مُبَيِّنَاتٍ: açıklayıcı | وَمَثَلًا: ve bir temsil | مِنَ: -den | الَّذِينَ: kimseler- | خَلَوْا: gelip geçen | مِنْ: | قَبْلِكُمْ: sizden önce | وَمَوْعِظَةً: ve bir öğüt | لِلْمُتَّقِينَ: muttakiler için |
35. |اللَّهُ: Allah | نُورُ: nurudur | السَّمَاوَاتِ: göklerin | وَالْأَرْضِ: ve yerin | مَثَلُ: benzer | نُورِهِ: O'nun nuru | كَمِشْكَاةٍ: bir kandile | فِيهَا: içinde bulunan | مِصْبَاحٌ: lamba | الْمِصْبَاحُ: lamba | فِي: içerisindedir | زُجَاجَةٍ: cam | الزُّجَاجَةُ: cam | كَأَنَّهَا: sanki (gibidir) | كَوْكَبٌ: bir yıldız | دُرِّيٌّ: inciden | يُوقَدُ: yakılır | مِنْ: -ndan | شَجَرَةٍ: bir ağacı(nın yağı)- | مُبَارَكَةٍ: mübarek | زَيْتُونَةٍ: zeytin | لَا: ne | شَرْقِيَّةٍ: doğudan | وَلَا: ve ne de | غَرْبِيَّةٍ: batıdan | يَكَادُ: öyle ki neredeyse | زَيْتُهَا: onun yağı | يُضِيءُ: ışık verir | وَلَوْ: ve eğer | لَمْ: | تَمْسَسْهُ: değmese (bile) | نَارٌ: ateş | نُورٌ: nur | عَلَىٰ: üstüne | نُورٍ: nur | يَهْدِي: hidayet eder | اللَّهُ: Allah | لِنُورِهِ: nuruna | مَنْ: kimseyi | يَشَاءُ: dilediği | وَيَضْرِبُ: misaller verir | اللَّهُ: Allah | الْأَمْثَالَ: benzetmelerle | لِلنَّاسِ: insanlara | وَاللَّهُ: ve Allah | بِكُلِّ: her | شَيْءٍ: şeyi | عَلِيمٌ: bilir |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Nûr Suresi 33-35. Ayetler) — kuranmeali.eu/24/33
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.