Mü’minûn Suresi 109-117. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
109. |
إِنَّهُ:
gerçek şu ki 
|
كَانَ:
idi 
|
فَرِيقٌ:
bir zümre 
|
مِنْ:
-dan 
|
عِبَادِي:
kullarım- 
|
يَقُولُونَ:
diyorlar 
|
رَبَّنَا:
Rabbimiz 
|
امَنَّا:
inandık 
|
فَاغْفِرْ:
bağışla 
|
لَنَا:
bizi 
|
وَارْحَمْنَا:
ve bize acı 
|
وَأَنْتَ:
ve sen 
|
خَيْرُ:
en hayırlısısın 
|
الرَّاحِمِينَ:
acıyanların 
|
110. |
فَاتَّخَذْتُمُوهُمْ:
siz onları aldınız 
|
سِخْرِيًّا:
alaya 
|
حَتَّىٰ:
nihayet 
|
أَنْسَوْكُمْ:
size unutturdular 
|
ذِكْرِي:
beni anmayı 
|
وَكُنْتُمْ:
ve siz 
|
مِنْهُمْ:
onlara 
|
تَضْحَكُونَ:
daima gülüyordunuz 
|
111. |
إِنِّي:
şüphesiz ben 
|
جَزَيْتُهُمُ:
onlara verdim 
|
الْيَوْمَ:
bugün 
|
بِمَا:
karşılığını 
|
صَبَرُوا:
sabretmelerinin 
|
أَنَّهُمْ:
işte onlardır 
|
هُمُ:
onlar 
|
الْفَائِزُونَ:
kurtulup murada erenler 
|
112. |
قَالَ:
ve buyurdu 
|
كَمْ:
ne kadar? 
|
لَبِثْتُمْ:
kaldınız 
|
فِي:

|
الْأَرْضِ:
yeryüzünde 
|
عَدَدَ:
sayısınca 
|
سِنِينَ:
yıllar 
|
113. |
قَالُوا:
dediler 
|
لَبِثْنَا:
kaldık 
|
يَوْمًا:
bir gün 
|
أَوْ:
yahut 
|
بَعْضَ:
bir kısmı kadar 
|
يَوْمٍ:
günün 
|
فَاسْأَلِ:
sor 
|
الْعَادِّينَ:
sayanlara 
|
114. |
قَالَ:
buyurdu ki 
|
إِنْ:

|
لَبِثْتُمْ:
kalmadınız 
|
إِلَّا:
başka 
|
قَلِيلًا:
az bir (zamandan) 
|
لَوْ:
keşke 
|
أَنَّكُمْ:
siz 
|
كُنْتُمْ:
bilseydiniz 
|
تَعْلَمُونَ:
-mi sandınız? 
|
115. |
أَفَحَسِبْتُمْ:
bizim 
|
أَنَّمَا:

|
خَلَقْنَاكُمْ:
sizi yarattığımızı 
|
عَبَثًا:
boş yere 
|
وَأَنَّكُمْ:
ve sizin 
|
إِلَيْنَا:
bize 
|
لَا:
asla 
|
تُرْجَعُونَ:
döndürülmeyeceğinizi 
|
116. |
فَتَعَالَى:
pek yücedir 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
الْمَلِكُ:
mutlak hakim 
|
الْحَقُّ:
hak 
|
لَا:
yoktur 
|
إِلَٰهَ:
tanrı 
|
إِلَّا:
başka 
|
هُوَ:
O'ndan 
|
رَبُّ:
rabbidir 
|
الْعَرْشِ:
Arş'ın 
|
الْكَرِيمِ:
Kerim 
|
117. |
وَمَنْ:
ve kim 
|
يَدْعُ:
taparsa 
|
مَعَ:
ile beraber 
|
اللَّهِ:
Allah 
|
إِلَٰهًا:
bir tanrıya 
|
اخَرَ:
başka 
|
لَا:
bulunmayan 
|
بُرْهَانَ:
hiçbir delil 
|
لَهُ:
hakkında 
|
بِهِ:
onun 
|
فَإِنَّمَا:
şüphesiz 
|
حِسَابُهُ:
onun hesabı 
|
عِنْدَ:
yanındadır 
|
رَبِّهِ:
Rabbinin 
|
إِنَّهُ:
çünkü (o) 
|
لَا:
asla 
|
يُفْلِحُ:
iflah olmazlar 
|
الْكَافِرُونَ:
kafirler 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Mü’minûn Suresi 109-117. Ayetler) — kuranmeali.eu/23/109
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.