Enbiyâ  Suresi 97-109. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
97. |وَاقْتَرَبَ: ve yaklaşır | الْوَعْدُ: va'd | الْحَقُّ: gerçek | فَإِذَا: birden | هِيَ: o | شَاخِصَةٌ: donup kalır | أَبْصَارُ: gözleri | الَّذِينَ: kimselerin | كَفَرُوا: inkar eden(lerin) | يَا: EY/HEY/AH | وَيْلَنَا: eyvah bize | قَدْ: gerçekten | كُنَّا: biz idik | فِي: içinde | غَفْلَةٍ: gaflet | مِنْ: | هَٰذَا: bundan | بَلْ: meğer | كُنَّا: biz | ظَالِمِينَ: zulmediyormuşuz |
98. |إِنَّكُمْ: şüphesiz siz | وَمَا: ve | تَعْبُدُونَ: taptıklarınız | مِنْ: | دُونِ: başka | اللَّهِ: Allah'tan | حَصَبُ: odunusunuz | جَهَنَّمَ: cehennemin | أَنْتُمْ: siz | لَهَا: oraya | وَارِدُونَ: gireceksiniz |
99. |لَوْ: eğer | كَانَ: olsalardı | هَٰؤُلَاءِ: onlar | الِهَةً: tanrılar | مَا: | وَرَدُوهَا: oraya girmezlerdi | وَكُلٌّ: oysa hepsi | فِيهَا: orada | خَالِدُونَ: sürekli kalacaklardır |
100. |لَهُمْ: onlar için vardır | فِيهَا: orada | زَفِيرٌ: bir inleme | وَهُمْ: ve onlar | فِيهَا: orada | لَا: hiçbir şey | يَسْمَعُونَ: işitmezler |
101. |إِنَّ: kuşkusuz | الَّذِينَ: kimseler | سَبَقَتْ: geçmiş olan(lar) | لَهُمْ: kendilerine | مِنَّا: bizden | الْحُسْنَىٰ: güzellik | أُولَٰئِكَ: işte onlar | عَنْهَا: ondan (cehennemden) | مُبْعَدُونَ: uzaklaştırılmışlardır |
102. |لَا: | يَسْمَعُونَ: duymazlar | حَسِيسَهَا: onun uğultusunu | وَهُمْ: ve onlar | فِي: içinde | مَا: | اشْتَهَتْ: çektiği (ni'metler) | أَنْفُسُهُمْ: canlarının | خَالِدُونَ: ebedi kalırlar |
103. |لَا: asla | يَحْزُنُهُمُ: onları tasalandırmaz | الْفَزَعُ: korku | الْأَكْبَرُ: en büyük | وَتَتَلَقَّاهُمُ: onları şöyle karşılar | الْمَلَائِكَةُ: melekler | هَٰذَا: işte bu | يَوْمُكُمُ: gününüzdür | الَّذِي: | كُنْتُمْ: size | تُوعَدُونَ: va'dedilen |
104. |يَوْمَ: o gün | نَطْوِي: düreriz | السَّمَاءَ: göğü | كَطَيِّ: dürer gibi | السِّجِلِّ: tomarlarını | لِلْكُتُبِ: yazı | كَمَا: gibi | بَدَأْنَا: başladığımız | أَوَّلَ: ilk | خَلْقٍ: yaratmaya | نُعِيدُهُ: onu iade ederiz | وَعْدًا: sözdür | عَلَيْنَا: üzerimize | إِنَّا: şüphesiz | كُنَّا: biz bunu | فَاعِلِينَ: yapacağız |
105. |وَلَقَدْ: ve andolsun | كَتَبْنَا: yazmıştık | فِي: | الزَّبُورِ: Zebur'da | مِنْ: | بَعْدِ: sonra | الذِّكْرِ: Zikir'den (Tevrat'tan) | أَنَّ: mutlaka | الْأَرْضَ: arza | يَرِثُهَا: varis olacak | عِبَادِيَ: kullarım | الصَّالِحُونَ: iyi |
106. |إِنَّ: şüphesiz | فِي: vardır | هَٰذَا: bunda | لَبَلَاغًا: elbette bir öğüt | لِقَوْمٍ: kavimler için | عَابِدِينَ: kulluk eden |
107. |وَمَا: ve | أَرْسَلْنَاكَ: biz seni göndermedik | إِلَّا: başka sebeple | رَحْمَةً: rahmetten | لِلْعَالَمِينَ: alemler için |
108. |قُلْ: de ki | إِنَّمَا: şüphesiz | يُوحَىٰ: vahyolunur | إِلَيَّ: bana | أَنَّمَا: ancak | إِلَٰهُكُمْ: Tanrınız | إِلَٰهٌ: Tanrıdır | وَاحِدٌ: bir tek | فَهَلْ: -mısınız? | أَنْتُمْ: siz | مُسْلِمُونَ: O'na teslim olacak- |
109. |فَإِنْ: eğer | تَوَلَّوْا: yüz çevirirlerse | فَقُلْ: de ki | اذَنْتُكُمْ: ben size açıkladım | عَلَىٰ: | سَوَاءٍ: eşit biçimde | وَإِنْ: artık | أَدْرِي: bilmem | أَقَرِيبٌ: yakın mı (olduğunu) | أَمْ: yoksa | بَعِيدٌ: uzak (mı olduğunu) | مَا: şeyin | تُوعَدُونَ: tehdid edildiğiniz |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Enbiyâ  Suresi 97-109. Ayetler) — kuranmeali.eu/21/97
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.