Enbiyâ Suresi 63-80. Ayet — Kırık Meal (Harekesiz) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
63. |
قال GEL dedi 
|
بل BL hayır 
|
فعله FALH yapmış 
|
كبيرهم KBYRHM büyükleri 
|
هذا HZ̃E işte şu 
|
فاسألوهم FESÊLWHM onlara sorun 
|
إن ÎN eğer 
|
كانوا KENWE onlar 
|
ينطقون YNŦGWN konuşurlarsa 
|
64. |
فرجعوا FRCAWE döndüler 
|
إلى ÎL 
|
أنفسهم ÊNFSHM kendi vicdanlarına 
|
فقالوا FGELWE ve dediler 
|
إنكم ÎNKM hakikaten siz 
|
أنتم ÊNTM sizler 
|
الظالمون ELƵELMWN haksızsınız 
|
65. |
ثم S̃M sonra yine 
|
نكسوا NKSWE döndürüldüler 
|
على AL üzerine 
|
رءوسهم RÙWSHM eski kafaları 
|
لقد LGD̃ muhakkak 
|
علمت ALMT bilirsin ki 
|
ما ME 
|
هؤلاء HÙLEÙ bunlar 
|
ينطقون YNŦGWN konuşmazlar 
|
66. |
قال GEL dedi ki 
|
أفتعبدون ÊFTABD̃WN tapıyor musunuz? 
|
من MN 
|
دون D̃WN bırakıp da 
|
الله ELLH Allah'ı 
|
ما ME şeylere 
|
لا LE asla 
|
ينفعكم YNFAKM size fayda vermeyen 
|
شيئا ŞYÙE hiçbir 
|
ولا WLE ve 
|
يضركم YŽRKM zarar vermeyen 
|
67. |
أف ÊF yuh olsun 
|
لكم LKM size 
|
ولما WLME ve 
|
تعبدون TABD̃WN taptıklarınıza 
|
من MN 
|
دون D̃WN dışında 
|
الله ELLH Allah'tan 
|
أفلا ÊFLE 
|
تعقلون TAGLWN aklınızı kullanmıyor musunuz siz? 
|
68. |
قالوا GELWE dediler ki 
|
حرقوه ḪRGWH onu (İbrahim'i) yakın 
|
وانصروا WENṦRWE ve yardım edin 
|
آلهتكم ËLHTKM tanrılarınıza 
|
إن ÎN eğer 
|
كنتم KNTM siz 
|
فاعلين FEALYN (bir iş) yapacaksanız 
|
69. |
قلنا GLNE biz de dedik ki 
|
يا YE EY/HEY/AH 
|
نار NER ateş 
|
كوني KWNY ol 
|
بردا BRD̃E serin 
|
وسلاما WSLEME ve esenlik 
|
على AL 
|
إبراهيم ÎBREHYM İbrahim'e 
|
70. |
وأرادوا WÊRED̃WE ve istediler 
|
به BH ona 
|
كيدا KYD̃E bir tuzak kurmak 
|
فجعلناهم FCALNEHM biz de kendilerini uğrattık 
|
الأخسرين ELÊḢSRYN hüsrana 
|
71. |
ونجيناه WNCYNEH ve onu kurtardık 
|
ولوطا WLWŦE ve Lut'u 
|
إلى ÎL (getirerek) 
|
الأرض ELÊRŽ bir yere 
|
التي ELTY 
|
باركنا BERKNE bereketli kıldığımız 
|
فيها FYHE 
|
للعالمين LLAELMYN alemlere 
|
72. |
ووهبنا WWHBNE ve hediye ettik 
|
له LH ona 
|
إسحاق ÎSḪEG İshak'ı 
|
ويعقوب WYAGWB ve Ya'kub'u 
|
نافلة NEFLT bağış olarak 
|
وكلا WKLE ve hepsini 
|
جعلنا CALNE yaptık 
|
صالحين ṦELḪYN salihlerden 
|
73. |
وجعلناهم WCALNEHM ve onları yaptık 
|
أئمة ÊÙMT önderler 
|
يهدون YHD̃WN doğru yolu gösteren 
|
بأمرنا BÊMRNE emrimizle 
|
وأوحينا WÊWḪYNE ve vahyettik 
|
إليهم ÎLYHM onlara 
|
فعل FAL işler yap 
|
الخيرات ELḢYRET hayırlı 
|
وإقام WÎGEM ve doğrul 
|
الصلاة ELṦLET SaLâTe/Desteğe 
|
وإيتاء WÎYTEÙ ve ver 
|
الزكاة ELZKET zekat 
|
وكانوا WKENWE ve-idiler 
|
لنا LNE bize 
|
عابدين AEBD̃YN kulluk eder- 
|
74. |
ولوطا WLWŦE ve Lut'a 
|
آتيناه ËTYNEH verdik 
|
حكما ḪKME hüküm 
|
وعلما WALME ve ilim 
|
ونجيناه WNCYNEH ve onu kurtardık 
|
من MN -ten 
|
القرية ELGRYT bir kent- 
|
التي ELTY ki (onlar) 
|
كانت KENT idiler 
|
تعمل TAML işler yapıyor 
|
الخبائث ELḢBEÙS̃ çirkin 
|
إنهم ÎNHM gerçekten onlar 
|
كانوا KENWE idiler 
|
قوم GWM bir kavim 
|
سوء SWÙ kötü 
|
فاسقين FESGYN yoldan çıkan 
|
75. |
وأدخلناه WÊD̃ḢLNEH ve onu soktuk 
|
في FY içine 
|
رحمتنا RḪMTNE rahmetimizin 
|
إنه ÎNH çünkü o 
|
من MN -den idi 
|
الصالحين ELṦELḪYN -Salihler 
|
76. |
ونوحا WNWḪE ve Nuh'u da 
|
إذ ÎZ̃ hani 
|
نادى NED̃ bize yalvarmıştı 
|
من MN 
|
قبل GBL bunlardan önce 
|
فاستجبنا FESTCBNE biz de kabul etmiştik 
|
له LH onun (du'asını) 
|
فنجيناه FNCYNEH kendisini kurtarmıştık 
|
وأهله WÊHLH ve ailesini 
|
من MN -dan 
|
الكرب ELKRB sıkıntı- 
|
العظيم ELAƵYM büyük 
|
77. |
ونصرناه WNṦRNEH ve onu koruduk 
|
من MN -nden 
|
القوم ELGWM kavmi- 
|
الذين ELZ̃YN kimselerin 
|
كذبوا KZ̃BWE yalanlayan 
|
بآياتنا B ËYETNE ayetlerimizi 
|
إنهم ÎNHM çünkü onlar 
|
كانوا KENWE olmuşlardı 
|
قوم GWM bir kavim 
|
سوء SWÙ kötü 
|
فأغرقناهم FÊĞRGNEHM biz de onları boğmuştuk 
|
أجمعين ÊCMAYN hepsini 
|
78. |
وداوود WD̃EWWD̃ ve Davud'u 
|
وسليمان WSLYMEN ve Süleyman'ı 
|
إذ ÎZ̃ hani 
|
يحكمان YḪKMEN onlar hükmediyorlardı 
|
في FY hakkında 
|
الحرث ELḪRS̃ bir ekin 
|
إذ ÎZ̃ zaman 
|
نفشت NFŞT yayıldığı 
|
فيه FYH orada 
|
غنم ĞNM davarının 
|
القوم ELGWM toplumun 
|
وكنا WKNE biz de idik 
|
لحكمهم LḪKMHM onların hükümlerine 
|
شاهدين ŞEHD̃YN şahid 
|
79. |
ففهمناها FFHMNEHE onu bellettik 
|
سليمان SLYMEN Süleyman'a 
|
وكلا WKLE ve hepsine 
|
آتينا ËTYNE verdik 
|
حكما ḪKME hükümdarlık 
|
وعلما WALME ve bilgi 
|
وسخرنا WSḢRNE ve boyun eğdirdik 
|
مع MA onunla beraber 
|
داوود D̃EWWD̃ Davud'a 
|
الجبال ELCBEL dağları 
|
يسبحن YSBḪN tesbih eden 
|
والطير WELŦYR ve kuşları 
|
وكنا WKNE ve biz 
|
فاعلين FEALYN (bunları) yaparız 
|
80. |
وعلمناه WALMNEH ve ona öğretmiştik 
|
صنعة ṦNAT yapmayı 
|
لبوس LBWS zırh 
|
لكم LKM sizin için 
|
لتحصنكم LTḪṦNKM sizi korumak için 
|
من MN -nden 
|
بأسكم BÊSKM savaşın şiddeti- 
|
فهل FHL (o halde) misiniz? 
|
أنتم ÊNTM siz 
|
شاكرون ŞEKRWN şükredenlerden 
|
( Kırık Meal (Harekesiz) Meali; Enbiyâ Suresi 63-80. Ayetler) — kuranmeali.eu/21/63
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.