Enbiyâ Suresi 39-48. Ayet — Ümit Şimşek Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
39. Bir bilseydi kâfirler o ânı ki, ateşi ne yüzlerinden uzaklaştırabilirler, ne arkalarından; hiç kimseden bir yardım da görmezler.
40. O an birden bire geliverir; onlar da öylece donakalır. Artık ne azabı geri çevirmeye güçleri yeter, ne kendilerine süre tanınır.
41. Senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti. Sonra o alay edenleri, alaya alıp durdukları şey kuşatıverdi.
42. De ki: Geceler ve gündüzler boyunca sizi o Rahmân'dan kim koruyacak? Onlar yine de Rablerini anmaktan yüz çeviriyorlar.
43. Yoksa onları Bizden koruyacak başka tanrıları mı var? Oysa onların kendilerine bile bir yardımı olmaz; Bizden de hiçbir dostluk görmezler.
44. Biz bunları da, atalarını da nimetlerimizden nasiplendirdik. Öyle ki, ömürleri onlara pek uzun göründü. Fakat Bizim gelip de yeryüzünü kenarlarından eksiltmekte olduğumuzu onlar görmüyorlar mı? Böyleyken yine onlar mı üstün gelmiş oluyorlar?
45. De ki: Ben sizi vahye dayanarak uyarıyorum. Fakat sağırlar, bir uyarıya muhatap olduklarında çağrıyı işitmiyorlar.
46. Onlara Rabbinin azabından bir esinticik dokunacak olsa, 'Eyvah bize,' diyeceklerdi. 'Biz gerçekten kendimize yazık etmişiz!'
47. Kıyamet gününde Biz adalet terazilerini kurarız. Hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar birşey bile olsa, onu ortaya koyarız. Hesap görücü olarak Biz kâfiyiz.
48. Biz Musa ile Harun'a, takvâ sahipleri için bir ışık ve öğüt olarak, hakkı bâtıldan ayırt eden Tevrat'ı vermiştik.
(Ümit Şimşek Meali; Enbiyâ Suresi 39-48. Ayetler) — kuranmeali.eu/21/39
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.