Enbiyâ Suresi 100-110. Ayet — Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
100. Orada onların bir inlemeleri vardır. Bunlar orada (sağır olup) bir şey de işitemezler.
101. Şüphesiz katımızdan kendileri için güzel şeyler takdir edilmiş olanlar, işte oradan (cehennemden) uzak tutulanlardır.
102. Bunlar onun (cehennemin) uğultusunu bile duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
103. O en büyük korku bunları üzmez; kendilerini melekler: «Size söz verilen gün işte bugündür» diye karşılarlar.
104. Göğü, kitab dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız.
105. And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebûr'da da yeryüzüne ancak iyi kullarımın mirasçı olduğunu yazmıştık.
106. Şüphesiz bu Kur'ân'da kulluk eden kimseler için kâfi bir öğüt vardır.
107. (Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
108. De ki, bana ancak şöyle vahyolunuyor: «İlâhınız ancak tek bir ilâhtır. Şimdi siz artık müslüman oluyor musunuz?»
109. Eğer (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: «Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem.»
110. Şüphesiz Allah açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
(Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) Meali; Enbiyâ Suresi 100-110. Ayetler) — kuranmeali.eu/21/100
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.