Kehf Suresi 79-98. Ayet — Kırık Meal (Transcript) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
79. |ÊME: | ELSFYNT: O gemi | FKENT: idi | LMSEKYN: yoksulların | YAMLVN: çalışan | FY: | ELBḪR: denizde | FÊRD̃T: istedim | ÊN: ki | ÊAYBHE: onu kusurlu yapmak | VKEN: çünkü vardı | VREÙHM: onların ilerisinde | MLK: bir kral | YÊḢZ̃: alan | KL: her | SFYNT: gemiyi | ĞṦBE: zorla |
80. |VÊME: gelince | ELĞLEM: çocuğa | FKEN: idi | ÊBVEH: onun anası babası | MÙMNYN: mü'min insanlar | FḢŞYNE: korktuk | ÊN: | YRHGHME: onlara sarmasından | ŦĞYENE: azgınlık | VKFRE: ve küfür |
81. |FÊRD̃NE: istedik ki | ÊN: | YBD̃LHME: onun yerine versin | RBHME: Rableri | ḢYRE: daha hayırlısını | MNH: ondan | ZKET: daha temiz | VÊGRB: ve daha yakınını | RḪME: merhamete |
82. |VÊME: ise | ELCD̃ER: duvar | FKEN: idi | LĞLEMYN: çocuğun | YTYMYN: iki yetim | FY: | ELMD̃YNT: şehirde | VKEN: ve vardı | TḪTH: altında | KNZ: bir hazine | LHME: onlara ait | VKEN: ve idi | ÊBVHME: babaları da | ṦELḪE: iyi bir kimse | FÊRED̃: istedi ki | RBK: Rabbin | ÊN: | YBLĞE: onlar (büyüyüp) ersinler | ÊŞD̃HME: güçlü çağlarına | VYSTḢRCE: ve çıkarsınlar | KNZHME: hazinelerini | RḪMT: bir rahmet olarak | MN: | RBK: Rabbinden | VME: | FALTH: bunları yapmadım | AN: | ÊMRY: ben kendiliğimden | Z̃LK: işte budur | TÊVYL: içyüzü | ME: şeylerin | LM: | TSŦA: senin güç yetiremediğin | ALYH: hakkında | ṦBRE: sabırla |
83. |VYSÊLVNK: ve sana soruyorlar | AN: | Z̃Y: Zu'l-Karneyn'den | ELGRNYN: Zu'l-Karneyn'den | GL: de ki | SÊTLV: okuyacağım | ALYKM: size | MNH: ondan | Z̃KRE: bir hatıra |
84. |ÎNE: elbette biz | MKNE: güçlü kıldık | LH: onu | FY: | ELÊRŽ: yeryüzünde | V ËTYNEH: ve ona verdik | MN: | KL: her | ŞYÙ: şeyden | SBBE: bir sebep |
85. |FÊTBA: o da tuttu | SBBE: bir yol |
86. |ḪT: nihayet | ÎZ̃E: ne zaman ki | BLĞ: ulaştı | MĞRB: battığı yere | ELŞMS: güneşin | VCD̃HE: ve onu buldu | TĞRB: batarken | FY: | AYN: bir gözede | ḪMÙT: kara balçıklı | VVCD̃: ve buldu | AND̃HE: onun yanında da | GVME: bir kavim | GLNE: dedik ki | YE: EY/HEY/AH | Z̃E: Zu | ELGRNYN: Zu'l-Karneyn | ÎME: ya | ÊN: | TAZ̃B: azâb edersin | VÎME: veya | ÊN: | TTḢZ̃: davranırsın | FYHM: kendilerine | ḪSNE: güzel |
87. |GEL: dedi ki | ÊME: | MN: kim | ƵLM: haksızlık ederse | FSVF: | NAZ̃BH: ona azab edeceğiz | S̃M: sonra | YRD̃: döndürülecektir | ÎL: | RBH: Rabbine | FYAZ̃BH: O da ona azab edecektir | AZ̃EBE: bir azapla | NKRE: görülmemiş |
88. |VÊME: ise | MN: kimseye | ËMN: inanan | VAML: ve yapan | ṦELḪE: iyi işler | FLH: Zira onlar/onlarsa | CZEÙ: mükafat | ELḪSN: en güzel | VSNGVL: ve söyleyeceğiz | LH: ona | MN: -dan | ÊMRNE: buyruğumuz- | YSRE: kolay olanı |
89. |S̃M: sonra yine | ÊTBA: tuttu | SBBE: bir yol |
90. |ḪT: nihayet | ÎZ̃E: ne zaman ki | BLĞ: ulaştı | MŦLA: doğduğu yere | ELŞMS: güneşin | VCD̃HE: ve onu buldu | TŦLA: doğarken | AL: üzerine | GVM: bir kavmin | LM: | NCAL: yapmadığımız | LHM: kendilerine | MN: | D̃VNHE: ona (güneşe) karşı | STRE: bir siper |
91. |KZ̃LK: işte böyle | VGD̃: ve muhakkak | ÊḪŦNE: biliyorduk | BME: | LD̃YH: onun yanındakini | ḢBRE: ilmimizle |
92. |S̃M: sonra yine | ÊTBA: tuttu | SBBE: bir yol |
93. |ḪT: nihayet | ÎZ̃E: ne zaman ki | BLĞ: ulaştı | BYN: arasına | ELSD̃YN: iki sed | VCD̃: buldu | MN: | D̃VNHME: onların dışında | GVME: bir kavim | LE: | YKED̃VN: neredeyse | YFGHVN: hiç anlamayan | GVLE: söz |
94. |GELVE: dediler ki | YE: EY/HEY/AH | Z̃E: Zu | ELGRNYN: Zu'l-Karneyn | ÎN: şüphesiz | YÊCVC: Ye'cuc | VMÊCVC: ve Me'cuc | MFSD̃VN: bozgunculuk yapıyorlar | FY: | ELÊRŽ: yeryüzünde | FHL: mi? | NCAL: verelim | LK: sana | ḢRCE: bir vergi | AL: için | ÊN: | TCAL: yapman | BYNNE: bizimle | VBYNHM: onların arasına | SD̃E: bir sed |
95. |GEL: dedi ki | ME: | MKNY: beni bulundurduğu imkanlar | FYH: içinde | RBY: Rabbimin | ḢYR: daha hayırlıdır | FÊAYNVNY: siz bana yardım edin de | BGVT: güçle | ÊCAL: yapayım | BYNKM: sizinle | VBYNHM: onlar arasına | RD̃ME: sağlam bir engel |
96. | ËTVNY: bana getirin | ZBR: kütleleri | ELḪD̃YD̃: demir | ḪT: o kadar ki | ÎZ̃E: | SEV: aynı seviyeye getirince | BYN: arasını | ELṦD̃FYN: iki dağın | GEL: dedi | ENFḢVE: üfleyin! | ḪT: nihayet | ÎZ̃E: | CALH: onu sokunca | NERE: bir ateş haline | GEL: dedi | ËTVNY: getirin bana | ÊFRĞ: dökeyim | ALYH: üzerine | GŦRE: erimiş katran |
97. |FME: artık | ESŦEAVE: ne güçleri yetti | ÊN: | YƵHRVH: onu aşmaya | VME: ne de | ESTŦEAVE: güçleri yetti | LH: onu | NGBE: delmeye |
98. |GEL: (Zu'l-Karneyn) dedi ki | HZ̃E: bu | RḪMT: bir rahmetdir | MN: | RBY: Rabbimden | FÎZ̃E: zaman | CEÙ: geldiği | VAD̃: va'di | RBY: Rabbimin | CALH: onu eder | D̃KEÙ: yerle bir | VKEN: ve | VAD̃: va'di | RBY: Rabbimin | ḪGE: haktır (gerçektir) |
( Kırık Meal (Transcript) Meali; Kehf Suresi 79-98. Ayetler) — kuranmeali.eu/18/79
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.