Kehf Suresi 5-17. Ayet — Kırık Meal (Transcript) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
5. |
ME:
yoktur 
|
LHM:
onların 
|
BH:
bu hususta 
|
MN:
hiçbir 
|
ALM:
bilgisi 
|
VLE:
ve yoktur 
|
L ËBEÙHM:
atalarının 
|
KBRT:
ne büyük (küstahça) 
|
KLMT:
söz 
|
TḢRC:
çıkıyor 
|
MN:
-ndan 
|
ÊFVEHHM:
ağızları- 
|
ÎN:

|
YGVLVN:
onlar söylemiyorlar 
|
ÎLE:
başka bir şey 
|
KZ̃BE:
yalandan 
|
6. |
FLALK:
herhalde sen 
|
BEḢA:
helak edeceksin 
|
NFSK:
kendini 
|
AL:

|
ËS̃ERHM:
peşlerinde 
|
ÎN:
diye 
|
LM:

|
YÙMNVE:
inanmıyorlar 
|
BHZ̃E:
bu 
|
ELḪD̃YS̃:
söze 
|
ÊSFE:
üzüntüden 
|
7. |
ÎNE:
şüphesiz biz 
|
CALNE:
yarattık 
|
ME:
şeyleri 
|
AL:
üzerindeki 
|
ELÊRŽ:
yer 
|
ZYNT:
süs olsun diye 
|
LHE:
kendisine 
|
LNBLVHM:
onları denemek için 
|
ÊYHM:
hangisinin 
|
ÊḪSN:
daha güzel 
|
AMLE:
iş yaptığını 
|
8. |
VÎNE:
biz elbette 
|
LCEALVN:
yaparız 
|
ME:
şeyleri 
|
ALYHE:
(yerin) üzerindeki 
|
ṦAYD̃E:
bir toprak 
|
CRZE:
kupkuru 
|
9. |
ÊM:
yoksa 
|
ḪSBT:
(mi) sandın? 
|
ÊN:
sadece 
|
ÊṦḪEB:
sahiplerinin 
|
ELKHF:
Kehf 
|
VELRGYM:
ve Rakim 
|
KENVE:
olduklarını 
|
MN:

|
ËYETNE:
bizim ayetlerimizden 
|
ACBE:
şaşılacak 
|
10. |
ÎZ̃:
zaman 
|
ÊV:
sığındıkları 
|
ELFTYT:
o gençler 
|
ÎL:

|
ELKHF:
mağaraya 
|
FGELVE:
dediler 
|
RBNE:
Rabbimiz 
|
ËTNE:
bize ver 
|
MN:

|
LD̃NK:
katından 
|
RḪMT:
bir rahmet 
|
VHYÙ:
ve hazırla 
|
LNE:
bize 
|
MN:

|
ÊMRNE:
şu işimizden 
|
RŞD̃E:
bir çıkış yolu 
|
11. |
FŽRBNE:
biz de vurduk 
|
AL:
(ağırlık) 
|
ËZ̃ENHM:
kulaklarına 
|
FY:

|
ELKHF:
mağarada 
|
SNYN:
yıllar 
|
AD̃D̃E:
nice 
|
12. |
S̃M:
sonra 
|
BAS̃NEHM:
onları uyandırdık 
|
LNALM:
bilmek için 
|
ÊY:
hangisinin 
|
ELḪZBYN:
iki zümreden 
|
ÊḪṦ:
daha iyi hesabedeceğini 
|
LME:

|
LBS̃VE:
(onların) kaldıkları 
|
ÊMD̃E:
süreyi 
|
13. |
NḪN:
biz 
|
NGṦ:
anlatıyoruz 
|
ALYK:
sana 
|
NBÊHM:
onların haberlerini 
|
BELḪG:
gerçek olarak 
|
ÎNHM:
muhakkak onlar 
|
FTYT:
gençlerdi 
|
ËMNVE:
inanmış 
|
BRBHM:
Rablerine 
|
VZD̃NEHM:
biz de onların artırmıştık 
|
HD̃:
hidayetlerini 
|
14. |
VRBŦNE:
ve metanet bağlamıştık 
|
AL:
üstüne 
|
GLVBHM:
kalblerinin 
|
ÎZ̃:

|
GEMVE:
kalktılar 
|
FGELVE:
ve dediler ki 
|
RBNE:
Rabbimiz 
|
RB:
Rabbidir 
|
ELSMEVET:
göklerin 
|
VELÊRŽ:
ve yerin 
|
LN:

|
ND̃AV:
biz asla demeyiz 
|
MN:

|
D̃VNH:
O'ndan başkasına 
|
ÎLHE:
Tanrı 
|
LGD̃:
yoksa 
|
GLNE:
konuşmuş oluruz 
|
ÎZ̃E:
o zaman 
|
ŞŦŦE:
saçma sapan 
|
15. |
HÙLEÙ:
şunlar 
|
GVMNE:
şu kavmimiz 
|
ETḢZ̃VE:
edindiler 
|
MN:

|
D̃VNH:
O'ndan başka 
|
ËLHT:
tanrılar 
|
LVLE:
gerekmez mi? 
|
YÊTVN:
getirmeleri 
|
ALYHM:
onların 
|
BSLŦEN:
bir delil 
|
BYN:
açık 
|
FMN:
kim olabilir? 
|
ÊƵLM:
daha zalim 
|
MMN:

|
EFTR:
uydurandan 
|
AL:
karşı 
|
ELLH:
Allah'a 
|
KZ̃BE:
yalan 
|
16. |
VÎZ̃:
madem ki 
|
EATZLTMVHM:
siz onlardan ayrıldınız 
|
VME:
ve şeylerden 
|
YABD̃VN:
taptıkları 
|
ÎLE:
başka 
|
ELLH:
Allah'tan 
|
FÊVVE:
o halde sığının 
|
ÎL:

|
ELKHF:
mağaraya 
|
YNŞR:
yaysın (bollaştırsın) 
|
LKM:
size 
|
RBKM:
Rabbiniz 
|
MN:

|
RḪMTH:
rahmetini 
|
VYHYÙ:
ve hazırlasın 
|
LKM:
size 
|
MN:

|
ÊMRKM:
(şu) işinizden 
|
MRFGE:
yararlı bir şey 
|
17. |
VTR:
ve görürsün 
|
ELŞMS:
güneşi 
|
ÎZ̃E:
zaman 
|
ŦLAT:
doğduğu 
|
TZEVR:
eğiliyor 
|
AN:

|
KHFHM:
mağaralarından 
|
Z̃ET:

|
ELYMYN:
sağa doğru 
|
VÎZ̃E:
ve zaman 
|
ĞRBT:
battığı 
|
TGRŽHM:
onları makaslayıp geçiyor 
|
Z̃ET:

|
ELŞMEL:
sola doğru 
|
VHM:
ve onlar 
|
FY:
içindedirler 
|
FCVT:
bir dehlizin 
|
MNH:
onun (mağaranın) 
|
Z̃LK:
bu (durum) 
|
MN:

|
ËYET:
ayetlerindendir 
|
ELLH:
Allah'ın 
|
MN:
kime 
|
YHD̃:
hidayet verirse 
|
ELLH:
Allah 
|
FHV:
o 
|
ELMHTD̃:
yolu bulmuştur 
|
VMN:
ve kimi de 
|
YŽLL:
sapıklıkta bırakırsa 
|
FLN:
artık 
|
TCD̃:
bulamazsın 
|
LH:
onun için 
|
VLYE:
bir dost 
|
MRŞD̃E:
yol gösteren 
|
( Kırık Meal (Transcript) Meali; Kehf Suresi 5-17. Ayetler) — kuranmeali.eu/18/5
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.