Kehf Suresi 34-49. Ayet — Ahmet Varol Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
34. Onun başka ürünleri de vardı. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: 'Ben malca senden daha zengin, adam bakımından da daha güçlüyüm.'
35. Kendine zulmeden biri olarak bağına girdi ve dedi ki: 'Bunun asla yok olacağını sanmıyorum.
36. Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile muhakkak bundan daha hayırlı bir sonuç bulacağım.'
37. Arkadaşı onunla konuşarak dedi ki: 'Seni topraktan sonra nutfeden yaratan, sonra da düzgün bir adam kılığına koyan Rabbini inkar mı ettin?
38. Ama, O Allah benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam.
39. Bağına girdiğin zaman: 'Maşallah (Allah'ın dilediği olmuş), kuvvet ancak Allah'tandır' demeli değil miydin? Eğer beni mal ve evlat bakımından senden daha az görüyorsan;
40. Umulur ki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir, onun (seninkinin) üzerine de gökten yıldırımlar gönderir ve böylece kaygan bir toprak halini alır.
41. Yahut suyu yerin altına çekilir de onu bir daha ara(yıp bul)maya güç yetiremezsin.'
42. Derken ürünleri kuşatıldı ve onun için harcadıklarına (içi giderek) avuçlarını oğuşturmaya başladı. (Bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı. Kendisi de: 'Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım' diyordu.
43. Ona, Allah'tan başka yardım edecek birileri yoktu; kendi kendine de yardım edemedi.
44. İşte burada velayet (dostluk, yardım) Hakk olan Allah'ındır. O'nun vereceği sevap da daha hayırlı, sonuç da daha hayırlıdır.
45. Onlara dünya hayatının örneğini bildir: Tıpkı gökten indirdiğimiz bir su gibi ki yerin bitkileri onunla birbirine karışır ve rüzgarların savurduğu çöp kırıntıları haline gelir. Allah her şeye güç yetirendir.
46. Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Kalıcı olan iyi davranışlar ise Rabbinin katında sevapça da daha hayırlıdır, umutça da daha hayırlıdır.
47. O gün dağları yürütürüz, yeri dümdüz görürsün, onların hepsini bir yere toplarız ve hiçbirini bırakmayız.
48. Saflar halinde Rabbine sunulurlar. 'Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi bize geldiniz. Hayır, sizin için buluşma vakti belirlemeyeceğimizi sanmıştınız (değil mi)?'
49. Kitap (önlerine) konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden dolayı korkuya kapıldıklarını görürsün. 'Yazık bize! Bu kitaba da ne oluyor ki, küçük büyük hiçbir şey bırakmayıp saymış' derler. Yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez.
(Ahmet Varol Meali; Kehf Suresi 34-49. Ayetler) — kuranmeali.eu/18/34
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.