Isrâ Suresi 55-60. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
55. |
وَرَبُّكَ:
ve Rabbin 
|
أَعْلَمُ:
daha iyi bilir 
|
بِمَنْ:
olanları 
|
فِي:

|
السَّمَاوَاتِ:
göklerde 
|
وَالْأَرْضِ:
ve yerde 
|
وَلَقَدْ:
ve andolsun ki 
|
فَضَّلْنَا:
biz üstün kıldık 
|
بَعْضَ:
kimini 
|
النَّبِيِّينَ:
peygamberlerin 
|
عَلَىٰ:
üzerine 
|
بَعْضٍ:
kimi 
|
وَاتَيْنَا:
ve verdik 
|
دَاوُودَ:
Davud'a da 
|
زَبُورًا:
Zebur'u 
|
56. |
قُلِ:
de ki 
|
ادْعُوا:
yalvarın 
|
الَّذِينَ:

|
زَعَمْتُمْ:
(tanrı olduğunu) sandığınız şeylere 
|
مِنْ:

|
دُونِهِ:
O'ndan başka 
|
فَلَا:
(fakat) 
|
يَمْلِكُونَ:
güçleri yetmez 
|
كَشْفَ:
gidermeye 
|
الضُّرِّ:
sıkıntıyı 
|
عَنْكُمْ:
sizden 
|
وَلَا:
ve 
|
تَحْوِيلًا:
değiştirmeye 
|
57. |
أُولَٰئِكَ:
onların 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
يَدْعُونَ:
yalvardıkları 
|
يَبْتَغُونَ:
ararlar 
|
إِلَىٰ:

|
رَبِّهِمُ:
Rablerine 
|
الْوَسِيلَةَ:
bir vesile 
|
أَيُّهُمْ:
hangisi 
|
أَقْرَبُ:
en yakın (diye) 
|
وَيَرْجُونَ:
ve umarlar 
|
رَحْمَتَهُ:
O'nun merhametini 
|
وَيَخَافُونَ:
ve korkarlar 
|
عَذَابَهُ:
azabından 
|
إِنَّ:
çünkü 
|
عَذَابَ:
azabı 
|
رَبِّكَ:
Rabbinin 
|
كَانَ:

|
مَحْذُورًا:
cidden korkunçtur 
|
58. |
وَإِنْ:
yoktur ki 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
قَرْيَةٍ:
kent 
|
إِلَّا:
ancak 
|
نَحْنُ:
biz 
|
مُهْلِكُوهَا:
onu yok ederiz 
|
قَبْلَ:
önce 
|
يَوْمِ:
gününden 
|
الْقِيَامَةِ:
kıyamet 
|
أَوْ:
yahut 
|
مُعَذِّبُوهَا:
ona azab ederiz 
|
عَذَابًا:
azap ile 
|
شَدِيدًا:
şiddetli bir 
|
كَانَ:

|
ذَٰلِكَ:
Bu 
|
فِي:

|
الْكِتَابِ:
Kitapta 
|
مَسْطُورًا:
yazılmıştır 
|
59. |
وَمَا:
ve yoktur 
|
مَنَعَنَا:
bizi alıkoyan 
|
أَنْ:

|
نُرْسِلَ:
göndermekten 
|
بِالْايَاتِ:
ayetler (mu'cizeler) 
|
إِلَّا:
dışında 
|
أَنْ:

|
كَذَّبَ:
yalanlamaları 
|
بِهَا:
(onları) 
|
الْأَوَّلُونَ:
evvelkilerin 
|
وَاتَيْنَا:
ve verdik 
|
ثَمُودَ:
Semud'a 
|
النَّاقَةَ:
dişi deveyi 
|
مُبْصِرَةً:
açık bir mu'cize olarak 
|
فَظَلَمُوا:
o zulmetmelerine sebeb oldu 
|
بِهَا:
onlara 
|
وَمَا:
ve 
|
نُرْسِلُ:
biz göndermeyiz 
|
بِالْايَاتِ:
mu'cizeleri 
|
إِلَّا:
dışında 
|
تَخْوِيفًا:
korkutmak 
|
60. |
وَإِذْ:
bir zaman 
|
قُلْنَا:
demiştik 
|
لَكَ:
sana 
|
إِنَّ:
şüphesiz 
|
رَبَّكَ:
Rabbin 
|
أَحَاطَ:
kuşatmıştır 
|
بِالنَّاسِ:
insanları 
|
وَمَا:

|
جَعَلْنَا:
biz yapmadık 
|
الرُّؤْيَا:
rü'yayı 
|
الَّتِي:

|
أَرَيْنَاكَ:
sana gösterdiğimiz 
|
إِلَّا:
başka bir şey 
|
فِتْنَةً:
sınama (aracı) 
|
لِلنَّاسِ:
insanlar için 
|
وَالشَّجَرَةَ:
ve ağacı 
|
الْمَلْعُونَةَ:
la'netlenmiş 
|
فِي:

|
الْقُرْانِ:
Kur'an'da 
|
وَنُخَوِّفُهُمْ:
biz onları korkutuyoruz 
|
فَمَا:
fakat 
|
يَزِيدُهُمْ:
artırmıyor 
|
إِلَّا:
başkasını 
|
طُغْيَانًا:
azgınlıklarından 
|
كَبِيرًا:
daha da fazla 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Isrâ Suresi 55-60. Ayetler) — kuranmeali.eu/17/55
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.