Nahl Suresi 106-112. Ayet — Kırık Meal (Okunuş) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
106. |
men:

|
kefera:
inkar eden 
|
billahi:
Allah'ı 
|
min:

|
beǎ'di:
sonra 
|
īmānihi:
inandıktan 
|
illā:
hariç 
|
men:
kimseler 
|
ukrihe:
(inkara) zorlanan 
|
veḳalbuhu:
ve kalbi 
|
muTmeinnun:
mutmain olduğu halde 
|
bil-īmāni:
imanla 
|
velākin:
fakat 
|
men:
kimselere 
|
şeraHa:
açan 
|
bil-kufri:
küfre 
|
Sadran:
göğsünü 
|
feǎleyhim:
üzerlerine iner 
|
ğaDebun:
bir gazab 
|
mine:
-tan 
|
llahi:
Allah- 
|
ve lehum:
ve Onların 
|
ǎƶābun:
bir azab 
|
ǎZīmun:
büyük 
|
107. |
ƶālike:
bu böyledir 
|
biennehumu:
şüphesiz onların 
|
steHabbū:
tercih etmelerindendir 
|
l-Hayāte:
hayatını 
|
d-dunyā:
dünya 
|
ǎlā:

|
l-āḣirati:
ahirete 
|
ve enne:
ve şüphesiz 
|
llahe:
Allah'ın 
|
lā:

|
yehdī:
doğru yola iletmeyeceğindendir 
|
l-ḳavme:
kavmi 
|
l-kāfirīne:
inkar eden 
|
108. |
ulāike:
onlar 
|
elleƶīne:
kimselerdir 
|
Tabeǎ:
mühürlediği 
|
llahu:
Allah'ın 
|
ǎlā:
üzerini 
|
ḳulūbihim:
kalbleri 
|
ve sem'ǐhim:
ve kulaklarını 
|
ve ebSārihim:
ve gözlerini 
|
ve ulāike:
ve işte 
|
humu:
onlardır 
|
l-ğāfilūne:
gafiller 
|
109. |
lā:
hiç yok 
|
cerame:
şüphe 
|
ennehum:
elbette onlar 
|
fī:

|
l-āḣirati:
ahirette 
|
humu:
onlar 
|
l-ḣāsirūne:
ziyana uğrayacaklardır 
|
110. |
ṧumme:
sonra 
|
inne:
şüphesiz 
|
rabbeke:
Rabbin 
|
lilleƶīne:
(yanındadır) 
|
hācerū:
hicret edenlerin 
|
min:

|
beǎ'di:
sonra 
|
mā:

|
futinū:
işkenceye uğratıldıktan 
|
ṧumme:
sonra 
|
cāhedū:
cihad edenlerin 
|
ve Saberū:
ve sabredenlerin 
|
inne:
elbette 
|
rabbeke:
Rabbin 
|
min:

|
beǎ'dihā:
bun(lar)dan sonra 
|
leğafūrun:
elbette bağışlayandır 
|
raHīmun:
esirgeyendir 
|
111. |
yevme:
o gün 
|
te'tī:
gelir 
|
kullu:
her 
|
nefsin:
nefis 
|
tucādilu:
uğraşır 
|
ǎn:

|
nefsihā:
kendi canı için 
|
ve tuveffā:
ve tam karşılığı verilir 
|
kullu:
herkese 
|
nefsin:
nefse 
|
mā:

|
ǎmilet:
yaptığının 
|
ve hum:
onlara 
|
lā:
asla 
|
yuZlemūne:
haksızlık edilmez 
|
112. |
ve Derabe:
ve misal verir 
|
llahu:
Allah 
|
meṧelen:
misaliyle 
|
ḳaryeten:
bir kenti 
|
kānet:
idi 
|
āmineten:
güven 
|
muTmeinneten:
huzur içinde 
|
ye'tīhā:
kendisine geliyordu 
|
rizḳuhā:
rızkı 
|
rağaden:
bol bol 
|
min:

|
kulli:
her 
|
mekānin:
yerden 
|
fekeferat:
fakat nankörlük etti 
|
bien'ǔmi:
ni'metlerine 
|
llahi:
Allah'ın 
|
feeƶāḳahā:
(bunun üzerine) ona taddırdı 
|
llahu:
Allah 
|
libāse:
elbisesi 
|
l-cūǐ:
açlık 
|
velḣavfi:
ve korku 
|
bimā:
ötürü 
|
kānū:
oldukları 
|
yeSneǔne:
yapıyor(lar) 
|
( Kırık Meal (Okunuş) Meali; Nahl Suresi 106-112. Ayetler) — kuranmeali.eu/16/106
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.