Ra’d Suresi 14-19. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
14. |
لَهُ:
ancak O'nadır 
|
دَعْوَةُ:
du'a 
|
الْحَقِّ:
gerçek 
|
وَالَّذِينَ:
kimseler ise 
|
يَدْعُونَ:
du'a ettikleri 
|
مِنْ:

|
دُونِهِ:
O'ndan başka 
|
لَا:

|
يَسْتَجِيبُونَ:
isteklerini karşılayamazlar 
|
لَهُمْ:
kendilerinin 
|
بِشَيْءٍ:
hiçbir 
|
إِلَّا:
ancak 
|
كَبَاسِطِ:
uzatan kimse gibidir 
|
كَفَّيْهِ:
avuçlarını 
|
إِلَى:

|
الْمَاءِ:
suya 
|
لِيَبْلُغَ:
gelsin diye 
|
فَاهُ:
ağzına 
|
وَمَا:
oysa 
|
هُوَ:
o 
|
بِبَالِغِهِ:
on(un ağzın)a gelmez 
|
وَمَا:
ve (işte) 
|
دُعَاءُ:
du'ası 
|
الْكَافِرِينَ:
kafirlerin 
|
إِلَّا:
ancak 
|
فِي:

|
ضَلَالٍ:
boşa gider 
|
15. |
وَلِلَّهِ:
ve Allah'a 
|
يَسْجُدُ:
secde ederler 
|
مَنْ:
olanların hepsi 
|
فِي:

|
السَّمَاوَاتِ:
göklerde 
|
وَالْأَرْضِ:
ve yerde 
|
طَوْعًا:
gönüllü 
|
وَكَرْهًا:
(veya) zoraki 
|
وَظِلَالُهُمْ:
ve gölgeleri de 
|
بِالْغُدُوِّ:
sabah 
|
وَالْاصَالِ:
akşam 
|
16. |
قُلْ:
de ki 
|
مَنْ:
kimdir? 
|
رَبُّ:
Rabbi 
|
السَّمَاوَاتِ:
göklerin 
|
وَالْأَرْضِ:
ve yerin 
|
قُلِ:
de ki 
|
اللَّهُ:
Allah! 
|
قُلْ:
O halde, de 
|
أَفَاتَّخَذْتُمْ:
mi edindiniz? 
|
مِنْ:

|
دُونِهِ:
O'ndan başka 
|
أَوْلِيَاءَ:
veliler 
|
لَا:

|
يَمْلِكُونَ:
gücü olmayan 
|
لِأَنْفُسِهِمْ:
kendilerine 
|
نَفْعًا:
bir fayda 
|
وَلَا:
ve veremeyen 
|
ضَرًّا:
bir zarar 
|
قُلْ:
de ki 
|
هَلْ:

|
يَسْتَوِي:
bir olur mu? 
|
الْأَعْمَىٰ:
kör 
|
وَالْبَصِيرُ:
ve gören 
|
أَمْ:
yahut 
|
هَلْ:

|
تَسْتَوِي:
bir olur mu? 
|
الظُّلُمَاتُ:
karanlıklar 
|
وَالنُّورُ:
ve aydınlık 
|
أَمْ:
yoksa 
|
جَعَلُوا:
buldular da 
|
لِلَّهِ:
Allah'a 
|
شُرَكَاءَ:
ortaklar 
|
خَلَقُوا:
yaratan 
|
كَخَلْقِهِ:
O'nun yarattığı gibi 
|
فَتَشَابَهَ:
benzer (mi) göründü 
|
الْخَلْقُ:
bu yaratma 
|
عَلَيْهِمْ:
onlara 
|
قُلِ:
de ki 
|
اللَّهُ:
Allah'tır 
|
خَالِقُ:
yaratıcısı 
|
كُلِّ:
her 
|
شَيْءٍ:
şeyin 
|
وَهُوَ:
ve O 
|
الْوَاحِدُ:
tektir 
|
الْقَهَّارُ:
kahredendir 
|
17. |
أَنْزَلَ:
indirdi 
|
مِنَ:

|
السَّمَاءِ:
gökten 
|
مَاءً:
bir su 
|
فَسَالَتْ:
çağlayıp aktı 
|
أَوْدِيَةٌ:
dereler 
|
بِقَدَرِهَا:
kendi ölçüsünce 
|
فَاحْتَمَلَ:
ve taşıdı 
|
السَّيْلُ:
sel 
|
زَبَدًا:
köpüğü 
|
رَابِيًا:
üste çıkan 
|
وَمِمَّا:
ve vardır 
|
يُوقِدُونَ:
yak(ıp erit)tikleri madenlerden de 
|
عَلَيْهِ:
onların 
|
فِي:

|
النَّارِ:
ateşte 
|
ابْتِغَاءَ:
yapmak için 
|
حِلْيَةٍ:
süs 
|
أَوْ:
yahut 
|
مَتَاعٍ:
eşya 
|
زَبَدٌ:
bir köpük 
|
مِثْلُهُ:
bunun gibi 
|
كَذَٰلِكَ:
böyle 
|
يَضْرِبُ:
benzetme ile anlatır 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
الْحَقَّ:
hakkı 
|
وَالْبَاطِلَ:
ve batılı 
|
فَأَمَّا:
ne zaman ki 
|
الزَّبَدُ:
köpük 
|
فَيَذْهَبُ:
gider 
|
جُفَاءً:
yok olup 
|
وَأَمَّا:
ve 
|
مَا:
şey ise 
|
يَنْفَعُ:
yararlı olan 
|
النَّاسَ:
insanlara 
|
فَيَمْكُثُ:
kalır 
|
فِي:

|
الْأَرْضِ:
yeryüzünde 
|
كَذَٰلِكَ:
işte böyle 
|
يَضْرِبُ:
örnek verir 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
الْأَمْثَالَ:
misaller 
|
18. |
لِلَّذِينَ:
için vardır 
|
اسْتَجَابُوا:
buyruğuna uyanlar 
|
لِرَبِّهِمُ:
Rablerinin 
|
الْحُسْنَىٰ:
en güzel (karşılık) 
|
وَالَّذِينَ:
ve kimseler ise 
|
لَمْ:

|
يَسْتَجِيبُوا:
uymayan(lar) 
|
لَهُ:
ona 
|
لَوْ:
şayet 
|
أَنَّ:

|
لَهُمْ:
kendilerinin olsa 
|
مَا:
bulunaların 
|
فِي:

|
الْأَرْضِ:
yeryüzünde 
|
جَمِيعًا:
hepsi 
|
وَمِثْلَهُ:
ve bir misli daha 
|
مَعَهُ:
yanında 
|
لَافْتَدَوْا:
fidye verirlerdi 
|
بِهِ:
onu 
|
أُولَٰئِكَ:
işte 
|
لَهُمْ:
onların 
|
سُوءُ:
çok kötüdür 
|
الْحِسَابِ:
hesabı 
|
وَمَأْوَاهُمْ:
ve varacakları yer 
|
جَهَنَّمُ:
cehennemdir 
|
وَبِئْسَ:
ve ne kötü 
|
الْمِهَادُ:
bir yataktır 
|
19. |
أَفَمَنْ:
olur mu? 
|
يَعْلَمُ:
bilen 
|
أَنَّمَا:

|
أُنْزِلَ:
indirilenin 
|
إِلَيْكَ:
sana 
|
مِنْ:
-den 
|
رَبِّكَ:
Rabbin- 
|
الْحَقُّ:
hak olduğunu 
|
كَمَنْ:
kimse gibi 
|
هُوَ:
o (kendisi) 
|
أَعْمَىٰ:
kör (olan) 
|
إِنَّمَا:
ancak 
|
يَتَذَكَّرُ:
öğüt alır 
|
أُولُو:
sahipleri 
|
الْأَلْبَابِ:
sağduyu 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Ra’d Suresi 14-19. Ayetler) — kuranmeali.eu/13/14
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.