Yûsuf Suresi 61-69. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
61. |
قَالُوا:
dediler ki 
|
سَنُرَاوِدُ:
istemeğe çalışacağız 
|
عَنْهُ:
onu 
|
أَبَاهُ:
babasından 
|
وَإِنَّا:
ve biz muhakkak 
|
لَفَاعِلُونَ:
mutlaka yapacağız 
|
62. |
وَقَالَ:
ve dedi ki 
|
لِفِتْيَانِهِ:
uşaklarına 
|
اجْعَلُوا:
koyun! 
|
بِضَاعَتَهُمْ:
onların sermayelerini 
|
فِي:
içine 
|
رِحَالِهِمْ:
yüklerinin 
|
لَعَلَّهُمْ:
belki onlar 
|
يَعْرِفُونَهَا:
bunun farkına varırlar 
|
إِذَا:
zaman 
|
انْقَلَبُوا:
döndükleri 
|
إِلَىٰ:

|
أَهْلِهِمْ:
ailelerine 
|
لَعَلَّهُمْ:
belki de 
|
يَرْجِعُونَ:
geri dönerler 
|
63. |
فَلَمَّا:
zaman 
|
رَجَعُوا:
döndükleri 
|
إِلَىٰ:

|
أَبِيهِمْ:
babalarına 
|
قَالُوا:
dediler ki 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
أَبَانَا:
babamız 
|
مُنِعَ:
men'edildi 
|
مِنَّا:
bizden 
|
الْكَيْلُ:
ölçü 
|
فَأَرْسِلْ:
(oyüzden) gönder 
|
مَعَنَا:
bizimle beraber 
|
أَخَانَا:
kardeşimizi 
|
نَكْتَلْ:
ölç(üp al)alım 
|
وَإِنَّا:
şüphesiz biz 
|
لَهُ:
onu 
|
لَحَافِظُونَ:
mutlaka koruruz 
|
64. |
قَالَ:
dedi ki 
|
هَلْ:
mi? 
|
امَنُكُمْ:
size güveneyim 
|
عَلَيْهِ:
onun hakkında 
|
إِلَّا:
ancak 
|
كَمَا:
gibi 
|
أَمِنْتُكُمْ:
size güvendiğim 
|
عَلَىٰ:
(için) 
|
أَخِيهِ:
kardeşi 
|
مِنْ:

|
قَبْلُ:
daha önce 
|
فَاللَّهُ:
Allah'tır 
|
خَيْرٌ:
en iyi 
|
حَافِظًا:
koruyan 
|
وَهُوَ:
ve O 
|
أَرْحَمُ:
en merhametlisidir 
|
الرَّاحِمِينَ:
merhametlilerin 
|
65. |
وَلَمَّا:
ne zaman ki 
|
فَتَحُوا:
açtılar 
|
مَتَاعَهُمْ:
(zahire) yüklerini 
|
وَجَدُوا:
buldular 
|
بِضَاعَتَهُمْ:
sermayelerini 
|
رُدَّتْ:
geri verilmiş 
|
إِلَيْهِمْ:
kendilerine 
|
قَالُوا:
dediler ki 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
أَبَانَا:
babamız 
|
مَا:
daha ne? 
|
نَبْغِي:
istiyoruz 
|
هَٰذِهِ:
işte 
|
بِضَاعَتُنَا:
sermayemiz 
|
رُدَّتْ:
geri verilmiş 
|
إِلَيْنَا:
bize 
|
وَنَمِيرُ:
yine yiyecek getiririz 
|
أَهْلَنَا:
ailemize 
|
وَنَحْفَظُ:
ve koruruz 
|
أَخَانَا:
kardeşimizi 
|
وَنَزْدَادُ:
ve fazla alırız 
|
كَيْلَ:
yükü 
|
بَعِيرٍ:
bir deve 
|
ذَٰلِكَ:
bu 
|
كَيْلٌ:
bir ölçüdür 
|
يَسِيرٌ:
az 
|
66. |
قَالَ:
dedi ki 
|
لَنْ:

|
أُرْسِلَهُ:
onu asla göndermem 
|
مَعَكُمْ:
sizinle 
|
حَتَّىٰ:
kadar 
|
تُؤْتُونِ:
siz bana verinceye 
|
مَوْثِقًا:
sağlam bir söz 
|
مِنَ:

|
اللَّهِ:
Allah adına 
|
لَتَأْتُنَّنِي:
bana getireceğinize 
|
بِهِ:
onu 
|
إِلَّا:
dışında 
|
أَنْ:

|
يُحَاطَ:
kuşatılıp engellenmeniz 
|
بِكُمْ:
sizin 
|
فَلَمَّا:
ne zaman ki 
|
اتَوْهُ:
verdiler 
|
مَوْثِقَهُمْ:
sözlerini 
|
قَالَ:
dedi 
|
اللَّهُ:
Allah 
|
عَلَىٰ:
üzerine 
|
مَا:
şey 
|
نَقُولُ:
söylediğimiz 
|
وَكِيلٌ:
vekildir 
|
67. |
وَقَالَ:
ve dedi ki 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
بَنِي:
Çocukları 
|
لَا:

|
تَدْخُلُوا:
girmeyin 
|
مِنْ:

|
بَابٍ:
kapıdan 
|
وَاحِدٍ:
bir 
|
وَادْخُلُوا:
(fakat) girin 
|
مِنْ:

|
أَبْوَابٍ:
kapılardan 
|
مُتَفَرِّقَةٍ:
ayrı ayrı 
|
وَمَا:
ve 
|
أُغْنِي:
savamam 
|
عَنْكُمْ:
sizden 
|
مِنَ:

|
اللَّهِ:
Allah'tan gelecek 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
شَيْءٍ:
şeyi 
|
إِنِ:
yoktur 
|
الْحُكْمُ:
(hiçbir) Hüküm 
|
إِلَّا:
dışında 
|
لِلَّهِ:
Allah'ın 
|
عَلَيْهِ:
O'na 
|
تَوَكَّلْتُ:
tevekkül ettim 
|
وَعَلَيْهِ:
ve O'na 
|
فَلْيَتَوَكَّلِ:
tevekkül etsinler 
|
الْمُتَوَكِّلُونَ:
tevekkül edenler 
|
68. |
وَلَمَّا:
ne zaman ki 
|
دَخَلُوا:
girdiler 
|
مِنْ:

|
حَيْثُ:
yerden 
|
أَمَرَهُمْ:
emrettiği 
|
أَبُوهُمْ:
babalarının 
|
مَا:

|
كَانَ:
idi 
|
يُغْنِي:
savamaz 
|
عَنْهُمْ:
onlardan 
|
مِنَ:
-tan (gelecek) 
|
اللَّهِ:
Allah 
|
مِنْ:
hiçbir 
|
شَيْءٍ:
şeyi 
|
إِلَّا:
ama sadece 
|
حَاجَةً:
bir dileği 
|
فِي:
içindeki 
|
نَفْسِ:
nefsi 
|
يَعْقُوبَ:
Ya'kub'un 
|
قَضَاهَا:
açığa çıkardı 
|
وَإِنَّهُ:
şüphesiz O 
|
لَذُو:
sahibi idi 
|
عِلْمٍ:
bilgi 
|
لِمَا:
ötürü 
|
عَلَّمْنَاهُ:
ona öğrettiğimizden 
|
وَلَٰكِنَّ:
fakat 
|
أَكْثَرَ:
çoğu 
|
النَّاسِ:
insanların 
|
لَا:

|
يَعْلَمُونَ:
bilmezler 
|
69. |
وَلَمَّا:
ne zaman ki 
|
دَخَلُوا:
girince 
|
عَلَىٰ:
huzuruna 
|
يُوسُفَ:
Yusuf'un 
|
اوَىٰ:
aldı 
|
إِلَيْهِ:
yanına 
|
أَخَاهُ:
kardeşini 
|
قَالَ:
dedi 
|
إِنِّي:
gerçekten ben 
|
أَنَا:
ben 
|
أَخُوكَ:
senin kardeşinim 
|
فَلَا:

|
تَبْتَئِسْ:
üzülme 
|
بِمَا:
sebebiyle 
|
كَانُوا:

|
يَعْمَلُونَ:
onların yaptıkları 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Yûsuf Suresi 61-69. Ayetler) — kuranmeali.eu/12/61
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.