Yûsuf Suresi 56-64. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
56. |وَكَذَٰلِكَ: böylece | مَكَّنَّا: biz iktidar verdik | لِيُوسُفَ: Yusuf'a | فِي: | الْأَرْضِ: o ülke'de | يَتَبَوَّأُ: konaklardı | مِنْهَا: orada | حَيْثُ: yerde | يَشَاءُ: dilediği | نُصِيبُ: biz ulaştırırız | بِرَحْمَتِنَا: rahmetimizi | مَنْ: kimseye | نَشَاءُ: dilediğimiz | وَلَا: | نُضِيعُ: zayi etmeyiz | أَجْرَ: ecrini | الْمُحْسِنِينَ: güzel davrananların |
57. |وَلَأَجْرُ: elbette ödülü | الْاخِرَةِ: ahiret | خَيْرٌ: daha hayırlıdır | لِلَّذِينَ: kimseler için | امَنُوا: inanan(lar) | وَكَانُوا: ve (için) | يَتَّقُونَ: korunanlar |
58. |وَجَاءَ: ve geldiler | إِخْوَةُ: kardeşleri | يُوسُفَ: Yusuf'un | فَدَخَلُوا: girdiler | عَلَيْهِ: onun yanına | فَعَرَفَهُمْ: o onları tanıdı | وَهُمْ: fakat onlar | لَهُ: onu | مُنْكِرُونَ: tanımıyorlardı |
59. |وَلَمَّا: ve ne zaman ki | جَهَّزَهُمْ: yükletti | بِجَهَازِهِمْ: onların yüklerini | قَالَ: dedi ki | ائْتُونِي: bana getirin | بِأَخٍ: kardeşinizi | لَكُمْ: sizin | مِنْ: -dan (olan) | أَبِيكُمْ: babanız- | أَلَا: | تَرَوْنَ: görmüyor musunuz? | أَنِّي: ben | أُوفِي: tam yapıyorum | الْكَيْلَ: ölçüyü | وَأَنَا: ve ben | خَيْرُ: en iyisiyim | الْمُنْزِلِينَ: konukseverlerin |
60. |فَإِنْ: eğer | لَمْ: | تَأْتُونِي: bana getirmezseniz | بِهِ: onu | فَلَا: artık yoktur | كَيْلَ: ölçecek bir şey | لَكُمْ: size | عِنْدِي: benim yanımda | وَلَا: | تَقْرَبُونِ: (bir daha) bana yaklaşmayın |
61. |قَالُوا: dediler ki | سَنُرَاوِدُ: istemeğe çalışacağız | عَنْهُ: onu | أَبَاهُ: babasından | وَإِنَّا: ve biz muhakkak | لَفَاعِلُونَ: mutlaka yapacağız |
62. |وَقَالَ: ve dedi ki | لِفِتْيَانِهِ: uşaklarına | اجْعَلُوا: koyun! | بِضَاعَتَهُمْ: onların sermayelerini | فِي: içine | رِحَالِهِمْ: yüklerinin | لَعَلَّهُمْ: belki onlar | يَعْرِفُونَهَا: bunun farkına varırlar | إِذَا: zaman | انْقَلَبُوا: döndükleri | إِلَىٰ: | أَهْلِهِمْ: ailelerine | لَعَلَّهُمْ: belki de | يَرْجِعُونَ: geri dönerler |
63. |فَلَمَّا: zaman | رَجَعُوا: döndükleri | إِلَىٰ: | أَبِيهِمْ: babalarına | قَالُوا: dediler ki | يَا: EY/HEY/AH | أَبَانَا: babamız | مُنِعَ: men'edildi | مِنَّا: bizden | الْكَيْلُ: ölçü | فَأَرْسِلْ: (oyüzden) gönder | مَعَنَا: bizimle beraber | أَخَانَا: kardeşimizi | نَكْتَلْ: ölç(üp al)alım | وَإِنَّا: şüphesiz biz | لَهُ: onu | لَحَافِظُونَ: mutlaka koruruz |
64. |قَالَ: dedi ki | هَلْ: mi? | امَنُكُمْ: size güveneyim | عَلَيْهِ: onun hakkında | إِلَّا: ancak | كَمَا: gibi | أَمِنْتُكُمْ: size güvendiğim | عَلَىٰ: (için) | أَخِيهِ: kardeşi | مِنْ: | قَبْلُ: daha önce | فَاللَّهُ: Allah'tır | خَيْرٌ: en iyi | حَافِظًا: koruyan | وَهُوَ: ve O | أَرْحَمُ: en merhametlisidir | الرَّاحِمِينَ: merhametlilerin |
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Yûsuf Suresi 56-64. Ayetler) — kuranmeali.eu/12/56
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.